Somali Silahlı Kuvvetleri: Modernleşme ile yapısal kırılganlık arasında
Somali ordusu son yıllarda büyüme kaydetse de lojistik, hava gücü, komuta yapısı ve dış desteğe bağımlılık gibi sorunlar sürüyor.

- Personel sayısı ile sahadaki kapasite arasındaki fark
- Ülkedeki kabile yapısı, firar ve güvenlik zafiyetleri
- Danab ve Gorgor birliklerinin yükselen rolü
- Hava ve deniz kuvvetlerindeki kapasite eksikliği ve yenilenme çabaları
- BM denetimi ve silah kontrol mekanizmaları
- Somali ordusunun geleceği ve kurumsallaşma süreci
- Kaynakça
Somali silahlı kuvvetleri son yıllarda dikkat çekici bir büyüme ve yeniden yapılanma sürecinden geçiyor olsa da, halen tam anlamıyla istikrarlı ve kurumsallaşmış bir askeri yapı görünümü vermiyor.
Somali Ulusal Ordusu (SNA), yaklaşık on yıl öncesine kıyasla daha geniş insan gücüne, daha yoğun operasyon temposuna ve daha kapsamlı dış desteğe sahip bulunuyor. Ancak mevcut yapı hâlâ savaş koşullarında şekillenmiş bir ordunun temel kırılganlıklarını taşıyor.
Kırılgan askeri yapı, birliklerin eğitim seviyeleri arasındaki farklılıklar, standart olmayan ekipman yapısı ve yabancı desteğe bağımlılık bu sorunların başında geliyor.
Somali ordusu, Ocak 2014 tarihi itibarı ile ülkenin güvenlik sektörü Savunma, Milli Güvenlik ile İçişleri ve Federalizm bakanlıkları tarafından denetlenmektedir. Puntland ve Somaliland'ın ise kendi güvenlik güçleri bulunmaktadır.
Personel sayısı ile sahadaki kapasite arasındaki fark
Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın (EUAA) değerlendirmelerine göre Somali Ulusal Ordusu’nun resmi kayıtlarda yaklaşık 32 bin personelden oluştuğu belirtiliyor. Buna karşın aktif ve operasyonel olarak sahaya sürülebilecek asker sayısının yaklaşık 19 bin seviyesinde kaldığı değerlendiriliyor.
Söz konusu fark, Somali ordusunun temel sorunlarından birini ortaya koyuyor: sayısal büyüklük ile gerçek savaş kapasitesi arasındaki ciddi uyumsuzluk. (1a) (1b)

Rapora göre ordu tamamen çökmüş bir yapı olarak değerlendirilmese de halen tam kapasiteyle işleyen profesyonel bir kuvvete dönüşebilmiş değil.
Sahadaki temel sorun yalnızca personel sayısı değil; komuta kontrol yapısının sürdürülebilirliği, lojistik kapasite, ikmal zinciri, operasyon sonrası alan hakimiyetinin korunması ve elde edilen bölgelerin güvence altına alınması gibi alanlarda da ciddi eksikler bulunuyor.

Yaşanan bu durum yalnızca eğitim eksikliğinden değil, aynı zamanda maaş sistemi, lojistik yetersizlikler ve merkezi askeri planlamadaki sorunlardan kaynaklanıyor. Operasyonel birliklerin sürdürülebilirliği konusunda yaşanan zorluklar, Somali’nin uzun süreli alan hakimiyeti kurmasını zorlaştırıyor.
Ülkedeki kabile yapısı, firar ve güvenlik zafiyetleri
Somali'nin kabilelere dayalı sosyo-kültürel yapısı, ülkenin siyasi kaderini de belirleyen nedenlerden biri oldu. Somaliland, 1960 yılına kadar İngiliz sömürgesiyken, güney kısımları İtalyan yönetimi altındaydı. Bağımsızlık sonrasında güney ile birleşilmesine rağmen kabile ayrılıkları şiddetle devam etti.
Siyaad Barre yönetimi döneminde (1969-1991), kabile yapıları ve kabilecilik "gericilik" olarak nitelendirdi ve resmen yasaklandı. Barre, kağıt üzerinde insanları kabile kimliği yerine "Somali vatandaşı" kimliğiyle birleştirmeye çalıştı. Ancak Mareehaan (Kendi kabilesi), Ogaden (Annesinin kabilesi) ve Dulbahante (Damadının kabilesi) için geniş ayrıcalıklar verdiği, bunun dışında İshak (Isaaq) ve Haviyi (Hawiye) gibi güçlü kabileleri yönetimden dışladığı söylenir.

Barre, kabileler üzerinde baskı kurarken, Etiyopya sınırları içindeki Ogaden bölgesinde yaşayan Somali kökenli halkın yaşadığı yerleri de ele geçirmek istedi. Etiyopya'da 1974'te imparator devrilmiş ve iç karışıklık çıkmıştı. Barre, komşusundaki zayıflığı fırsat bilerek 1977'de işgali başlattı.
Savaşın başında Somali'yi destekleyen SSCB, bir anda saf değiştirip Etiyopya'nın yanına geçti. Küba askerleri ve Sovyet silahlarıyla desteklenen Etiyopya karşısında Somali, ağır bir yenilgi aldı.

Savaştan sonra Etiyopya'dan Somali'ye yüz binlerce Ogadenli mülteci geldi. Barre, bu mültecileri kuzeydeki Ishak klanının topraklarına yerleştirdi ve onları silahlandırarak Ishak klanı üzerinde baskı aracı olarak kullandı. Baskılar, İshak klanının Somali Ulusal Hareketini ilan etmesi akabinde çatışmalara dönüştü.
1981 yılında Somali ordusu, günümüzdeki Somaliland topraklarına yönelik operasyona girişti. Kanlı çarpışmalar eşliğinde Somali ordusu Etiyopya sınırına doğru ilerlerken operasyonların son safhasında Barre, kuzeybatıdaki büyük şehirlerin topçu ateşi ve hava bombardımanına tutulmasını ve Ishak yerleşimlerinin ve su kaynaklarının sistematik olarak yok edilmesini emretti. Böylece Etiyopya sınırına yakın Hergeysa - Burao saldırısı başladı.

Somali Hava Kuvvetleri, bölgesel direnişin şiddetlendiği Hargeysa'yı aylarca bombaladı. Şehrin yaklaşık %90'ı tamamen yok edildi; Hargeysa "Afrika'nın Dresden'i" olarak anılmaya başlandı. Böylece Somali'nin çöküşü hızlandı. Açık kaynaklarda Mart 1988 ile Mart 1989 arasında Barre rejiminin, İsaak nüfusuna yönelik saldırılar sonucunda yaklaşık 50 bin kişi öldürüldüğü belirtilir. (2)

Ne yazık ki günümüzde de ordunun iç yapısında kabile temelli asker alım ve terörle mücadele anlayışının etkisi sürüyor. Bu durum birlikler arasındaki bağlılığı ve merkezi komuta disiplinini zayıflatıyor.
Somali'de klan çekişmesinin ordu ve devlet yapısı üzerindeki etkisini anlamak için en somut ve yakın tarihli örnek, Nisan 2021'de Mogadişu sokaklarında yaşanan çatışmalardır. Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Farmajo'nun görev süresini iki yıl uzatma kararı alması üzerine ordu içinde büyük bir kırılma yaşandı.

Orduya bağlı birlikler bir gecede "hükümet yanlısı" ve "muhalif" olarak ikiye ayrıldı. Ancak bu ayrışma ideolojik değil, tamamen klan temelliydi. Muhalif klanlara (özellikle Hawiye klanı) mensup askerler, ağır silahlarıyla birlikte kışlalarını terk ederek Mogadişu'nun belirli mahallelerini kontrol altına aldı. Farmajo'nun mensup olduğu Darod/Marehan klanına yakın birlikler ise başkanlık sarayını savundu. (3)
Firar olayları, aynı personelin farklı işlerde çalışması ve Eş-Şebab örgütünün güvenlik güçlerine sızma girişimleri de ordunun bütünleşik hareket etmesini zorlaştıran faktördür.

Bu hususta son zamanların en büyük tek günlük teslimiyeti olarak nitelendirilen olayda, Somali Ulusal Ordusu (SNA) ve Ma'awisley aşiret milislerinden 150'den fazla üyenin geçtiğimiz yıl Orta Şabelle bölgesinde Eş-Şebab'a teslim olduğu bildirildi. Kitlesel firar, başkent Mogadişu'nun yaklaşık 50 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Şebel nehri kıyısındaki stratejik bir köy olan Hawaadley'de gerçekleşti. (4)
Ocak 2026'da Galmudug bölgesinde ise üst düzey bir Eş-Şebab komutanı (Abdirahman Talxo Shuuke) silah ve mühimmatıyla birlikte orduya teslim olmuştur. Mogadişu hükümeti de militanların teslim olması için Mart 2026'da 90 günlük yeni bir af ilan etmiştir. Ancak Eş-Şebab da karşı propaganda yaparak, ordudan kaçan veya teslim olan askerlere "af ve güvenlik" vaat etmektedir. (5)

Somali güvenlik güçleri özellikle kırsal alanlarda operasyon düzenlese de ele geçirilen bölgelerin korunması ve devlet otoritesinin kalıcı hale getirilmesi konusunda sorun yaşamaya devam ediyor. Bu nedenle Somali’nin güvenlik sorunu, yalnızca askeri operasyon yürütmek değil; operasyon sonrası kontrolü sürdürebilmek olarak değerlendiriliyor.
Danab ve Gorgor birliklerinin yükselen rolü
Yabancı askeri destek Somali güvenlik mimarisinin vazgeçilmez unsurlarından biri olmaya devam ediyor. ABD'nin Afrika kıtasındaki komutanlığı AFRICOM, Mart 2026’da Somali Federal Hükümeti ile koordineli şekilde Eş-Şebab hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.

Ülkenin seçkin birliklerinden kabul edilen Danab (Şimşek) Tugayı, ABD tarafından eğitilen ve doğrudan terörle mücadele operasyonlarına odaklanan Somali'nin en seçkin özel kuvvetler birimidir. Genellikle Baledogle Hava Üssü'nde ABD'li eğitmenler ve özel güvenlik şirketleri (Bancroft gibi) tarafından eğitilen bu birlik, nokta operasyonlar, hücre evi baskınları ve yüksek öncelikli Eş-Şebab liderlerinin etkisiz hale getirilmesi konusunda uzmanlaşmıştır. (6)

ABD'nin sağladığı istihbarat ve bazen hava desteğiyle hareket eden Danab, sayıca daha az (yaklaşık 2.000 kişi) ancak teknolojik donanım ve hareket kabiliyeti açısından oldukça yüksek bir kapasiteye sahiptir.
Gorgor (Kartal) Özel Kuvvetleri bünyesindeki Komando Tugayları ise Türkiye tarafından eğitilen, Somali ordusunun hem en seçkin hem de en kalabalık profesyonel vurucu gücünü temsil ediyor.

Eğitim süreçleri Mogadişu'daki TURKSOM Askeri Eğitim Üssü'nde başlar ve seçilmiş personel Isparta’daki Terörle Mücadele Eğitim Merkezi’nde komando ihtisası alarak süreci tamamlar. (7)

Gorgor birlikleri, Danab'ın aksine daha büyük çaplı cephe savaşları, stratejik bölgelerin savunulması ve El-Şebab'ın kontrolündeki yerleşim yerlerinin geri alınması gibi geniş kapsamlı askeri operasyonlar için tasarlanmıştır. Türk savunma sanayii ürünleriyle (MPT-76 tüfekler, Kirpi zırhlı araçlar) donatılan bu birlikler, Somali ordusunun modern ve disiplinli yüzü olarak kabul edilir. (8a)

Türkiye, sadece elit komandoları (Gorgor) değil, aynı zamanda Somali ordusunun genel subay ve astsubay kadrosunu eğiterek ordunun omurgasını oluşturmaktadır. Türkiye'nin 500 Türk personel yerleştirdiği Mogadişu'da olmak üzere, 20 binden fazla Somali askeri personeli yetiştirdiği tahmin ediliyor. (8b)
Netice itibariyle Danab ve Gorgor gibi oluşumlar, Somali devletinin uzun vadede tüm orduyu dönüştürmek istediği modeli temsil ediyor: daha profesyonel, daha hareketli ve dış eğitim ağlarıyla daha entegre bir askeri yapı.

Türkiye, Somali ordusunun yanı sıra Haramcad (Çıta) adlı Somali'nin şehir güvenliğini sağlamak ve terörle mücadele etmek için kurulan en seçkin Polis Özel Harekat biriminin eğitimini de sağlıyor.

Türkiye, Somali’ye 2012’den bu yana polis teşkilatının yeniden yapılanmasında aktif destek veriyor. Türk Polisi'nin uzun yıllara dayanan kolluk gücü tecrübesi ve kurumsal iş birliği sayesinde Somalili polislerin yetkinliği dikkat çekici ölçüde artıyor.
Hava ve deniz kuvvetlerindeki kapasite eksikliği ve yenilenme çabaları
Konvansiyonel kuvvetlerdeki eksiklikler özellikle hava ve deniz kuvvetlerinde daha belirgin hale geliyor. Ülkede yaşanan çatışmalara ve kaçakçılık faaliyetlerine bakıldığında Somali Hava Kuvvetleri fiilen işlevsiz durumda bulunuyor. Deniz kuvvetleri ise sınırlı kapasiteye sahip olsa da mevcut güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeye ulaşmış değil.
Ancak Somali Hava Kuvvetleri (SAF), uzun bir aradan sonra teknolojik olarak en büyük sıçramasını 2024-2025 yıllarında gerçekleştirmiştir. Mart ve Haziran 2025 tarihlerinde Türkiye'den 6 adet T129 ATAK taarruz helikopteri ve çok sayıda Bayraktar AKINCI TİHA teslim alınmıştır.

Ayrıca envanterde Bayraktar TB2 SİHA'lar da bulunmaktadır. Nisan 2026'da Pakistan ile 24 adet JF-17 Thunder Block III savaş uçağı alımı için anlaşma imzalanmıştır; teslimatların 18-24 ay içinde başlaması beklenmektedir. Envanterde arama-kurtarma ve nakliye amaçlı kullanılan Bell 412 ve Agusta-Bell tipi helikopterler mevcuttur.

28 Ocak 2026'da üç Türk F-16 savaş uçağı Mogadişu'daki Aden Adde Uluslararası Havalimanı'na indi ve bu gelişme, Türkiye'nin ülkeye ilk kez insanlı savaş uçağı konuşlandırması oldu. Türkiye’nin Somali'de konuşlandırdığı F-16 savaş uçakları ve helikopterleri, Somali Ulusal Ordusu'nun askeri geçit töreninde selamlama uçuşu yaptı. (8c)
Şubat 2026 başlarında, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Sancaktar (L-403) çıkarma gemisi ve TCG Gökova (F-496) G sınıfı fırkateyni Mogadişu limanına geldi. Somali Savunma Bakanı Yardımcısı Ömer Abdi Ali ve Somali Milli Ordusu Komutanı Tuğgeneral İbrahim Muhammed Mahmud, birliği karşıladı. (8d)

Sevkiyat, M48 ve M60 Patton ana muharebe tankları, mobil güç jeneratör üniteleriyle donatılmış BMC Vuran zırhlı araçları, zırhlı komuta merkezleri ve hava savunma sistemlerini içeriyordu.
Somali Donanması şu an için Mogadişu Limanı ve çevresinde görev yapan sınırlı sayıda küçük devriye botuna sahiptir. Ancak Türkiye, Somali Deniz Kuvvetleri'ne devriye ve çıkarma gemileri hibe ederek yerel kapasiteyi artırmaya devam etmektedir.

Türkiye, 2024 yılında imzalanan anlaşma kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri, 10 yıl boyunca Somali denizlerinin güvenliğini (deniz haydutluğu ve terörle mücadele) üstlenmiştir. Türk savaş gemileri TCG Gökova ve TCG Bartın gibi Somali karasularında devriye ve refakat görevleri yürütmekte; aynı zamanda bölgedeki sismik araştırma ve sondaj gemilerine (Çağrı Bey gibi) koruma sağlamaktadır. (9)

Türkiye'nin girişimi; Somali’nin hava desteği, geniş alan keşif faaliyetleri ve hassas müdahale kapasitesi açısından yabancı ortaklara bağımlı kalmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Deniz alanında da kıyı güvenliği, kaçakçılıkla mücadele ve deniz ticaret yollarının korunması gibi görevlerde kapasite eksiklikleri dikkat çekiyor.
BM denetimi ve silah kontrol mekanizmaları
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Somali’ye yönelik silah akışını sıkı şekilde denetlemeyi sürdürüyor. 2776 sayılı karar, Somali devlet güçlerine yönelik teslimatlara belirli muafiyetler tanırken, Eş-Şebab üzerindeki yaptırımlarını devam ettirdi. (10)
Ardından kabul edilen 2806 sayılı karar ise yaptırım kapsamındaki önlemlerini, deniz denetim mekanizmalarını ve uzmanlar panelinin görev süresini uzattı. Kararda ayrıca Somali’nin Ulusal El Yapımı Patlayıcılarla Mücadele Stratejisi memnuniyetle karşılandı.

Bu sistem Somali açısından hem destekleyici hem de sınırlandırıcı bir çerçeve oluşturuyor. Hükümet bir yandan silahlı kuvvetleri profesyonelleştirmeye çalışırken diğer yandan silah ve mühimmatın devlet dışı gruplara sızmasını engellemeye uğraşıyor.
Somali'de, Afrika Birliği misyonu kapsamında çok uluslu güçlerin yanı sıra ikili anlaşmalarla bulunan ülkelerle birlikte toplam 7 ülkenin askeri bulunuyor. Afrika Birliği Misyonu (AUSSOM) kapsamında Uganda, Cibuti, Kenya, Etiyopya ve Mısır askerleri bulunuyor. Afrika Birliği'nin Somali'deki barış gücü Afrika Birliği Somali Geçiş Misyonu (ATMIS) bünyesinde yaklaşık 12.000 uluslararası asker görev yapıyor. El-Şebab, 2007'den bu yana Somali hükümeti ve Afrika Birliği tarafından yetkilendirilmiş, ATMIS ile savaşmaktadır.
Somali ordusunun geleceği ve kurumsallaşma süreci
Bugünkü tabloya bakıldığında Somali silahlı kuvvetleri artık yalnızca sembolik bir devlet kurumu olarak görülmüyor. Ancak aynı zamanda tam anlamıyla kurumsallaşmış ve standart bir ulusal ordu seviyesine de ulaşmış değil.
Elit birliklerin gelişimi, terörle mücadele kapasitesindeki artış, ATMIS bünyesindeki birlikler ve ABD ile Türkiye’den gelen dış destek, Somali ordusunun dönüşümünü hızlandırıyor. Buna karşın kuvvetin halen operasyonel bütünlük, lojistik sürdürülebilirlik, hava gücü, deniz gücü ve kurumsal olgunluk açısından önemli eksikleri devam ediyor.

Somali askerlerinin geçmiş yıllara kıyasla daha tecrübeli ve daha etkili çatışma performansı sergilediği görülüyor. Örneğin Gorgor birlikleri, 2024 ve 2025 yıllarında Orta Şebelle ve Galguduud bölgelerinde Eş-Şebab tarafından kontrol edilen stratejik kasabaları geri almıştır. Şubat ve Mart 2026'da Jowhar ve Warciise bölgelerinde yürüttükleri operasyonlarla örgüt hücrelerini dağıtmış ve geride bırakılan mühimmat depolarını ele geçirmiştir. Mart 2026'da Somali ordusu ve uluslararası ortaklar, örgütün uzun süredir kalesi olan Aşağı Şabel'deki Daarusalaam ve Mubarak kasabalarını tamamen kontrol altına almıştır.
Ele geçirilen bölgelere yerel birlikler ikame edilirken, gelecek yıl sonunda ordunun Afrika Birliği Somali Geçiş Misyonunun (ATMIS) kontrolündeki tüm bölgelerde güvenliği teslim alması planlanıyor.
Kaynakça
(1a): https://ctc.westpoint.edu/the-somali-national-army-versus-al-shabaab-a-net-assessment/
(1b): IISS "Military Balance 2026," Routledge, p. 510.
(2): https://www.bits.de/public/pdf/rr99-1.PDF
(3): https://www.reuters.com/world/somali-government-forces-opposition-clash-mogadishu-over-election-protest-2021-02-19/
(4): https://hornobserver.com/articles/3373/Over-150-Somali-Soldiers-and-Clan-Militia-Surrender-to-Al-Shabaab-in-Middle-Shabelle
(5): https://www.ftlsomalia.com/president-mohamud-offers-90-day-amnesty-for-militant-defectors/
(6): https://www.army.mil/article/274705/somali_danab_forces_make_history_at_justified_accord_2024
(7): https://en.wikipedia.org/wiki/Gorgor_Special_Forces
(8a): https://www.africanews.com/2017/11/02/turkey-delivers-new-assault-rifles-to-somalia-to-fight-al-shabaab-insurgency/
(8b): https://www.military.africa/2025/04/turkey-deploys-counter-terror-troops-to-somalia/
(8c): https://www.instagram.com/reels/DXDrGkJib5G/
(8d): https://m.star.com.tr/dunya/msb-paylasti-turk-tanklari-somalide-haber-1997698/
(9): https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/cagri-bey-gemisiyle-somalide-petrol-ve-dogal-gaz-aramada-yeni-donem-basladi/3901117
(10): https://www.aa.com.tr/en/africa/un-security-council-renews-sanctions-against-al-shabaab-terror-group/3424113
Yükleniyor...















