Rum basını: Türkiye, KKTC’de HİSAR Hava Savunma Sistemi konuşlandırıldı
Rum basını, Türkiye’nin HİSAR hava savunma sistemlerini KKTC’ye konuşlandırdığını öne sürerek Girne çevresinde artan askeri hareketliliğin Kıbrıs’taki askeri dengeyi değiştirebileceğini yazdı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi basınında Türkiye aleyhindeki ayrıntılı askeri analizleriyle bilinen Dr. Yiannos Charalambides, Lefkoşa merkezli Simerini gazetesinde yayımlanan son yazısında, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırdığı HİSAR hava savunma sistemlerini mercek altına aldı.
Charalambides'e göre Ankara, Çelik Kubbe hava savunma mimarisinin bileşenlerini Kıbrıs'a konuşlandırmaya devam ettiğini, daha önce KORKUT yakın hava savunma sistemlerini adaya konuşlandırdığını ve son aşamada HİSAR-A ile HİSAR-O hava savunma sistemlerini de bu yapıya eklediğini belirtti.

Simerini’nin uydu görüntülerine dayandırdığı iddialara göre, Girne çevresinde tespit edilen askeri hareketlilik bu konuşlandırmanın bir sonucu olarak değerlendirdi.
Hisar Hava Savunma Sistemi, Rum helikopterleri için bir tehdit
Rum yazar, HİSAR sisteminin üç fırlatma rampası ve diğer bileşenleriyle birlikte Girne merkezli olarak konuşlandırıldığını ve Türk yapımı bu sistemin insansız hava araçları (İHA), silahlı ve silahsız dronlar, uçaklar ve helikopterlere karşı etkili olduğunu yazdı. Rum Milli Muhafız Ordusu envanterindeki Fransız yapımı H145M helikopterlerinin bu yeni hava savunma tablosundan doğrudan etkilendiği vurguladı.
Charalambides’e göre H145M helikopterleri 5 ila 7 kilometre menzilli 70 mm roketler ile 16 kilometre menzile sahip Spike ER2 tanksavar füzeleri taşıyabiliyor. Buna karşılık HİSAR sistemlerinin 15, 25 ve 40 kilometre menzilli hava savunma füzeleri kullandığı belirtildi.

Rum yazar, bu menzil farkının helikopterlerin güvenli mesafeden operasyon yapmasını neredeyse imkânsız hale getirdiğini ve etkili olabilmeleri için HİSAR’ın angajman bölgesine girmeleri gerektiğini ifade ediyor. Bunun ise kabul edilmesi zor bir operasyonel maliyet yarattığını savunuyor.
HİSAR sisteminin teknik özelliklerine değinen Charalambides, sistemin kendi radarına sahip olduğunu, yaklaşık 120 kilometrelik bir alanı gözetleyebildiğini ve KKTC’de konuşlu diğer yüksek teknoloji savunma unsurlarıyla sürekli veri paylaşımı yaptığını yazdı.

HİSAR’ın insansız hava araçları, dolaşan mühimmatlar, helikopterler, uçaklar ve seyir füzelerinin terminal safhasındaki hedeflere karşı kullanılabildiği belirtildi. Böylece Rum yazar, sistemin yerel hava savunma düğümü olarak görev yaptığı ve üsler, askeri birlikler, limanlar, havaalanları ve belirli deniz yetki alanlarını koruma altına aldığını ifade etti.
HAKİM Hava Komuta Kontrol Sistemine ''Türk Beyni'' vurgusu
Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri, Charalambides’in “Türk beyni” olarak nitelendirdiği ASELSAN HAKİM sistemine ayrıldı.
Rum yazara göre HAKİM, Türkiye’nin ağ merkezli hava savunma komuta ve kontrol sistemi olarak görev yapıyor ve radarları, sensörleri, hava savunma sistemlerini ve elektronik harp unsurlarını tek bir ağ altında topluyor.

Bu yapı sayesinde hava sahasındaki tehditlerin gerçek zamanlı olarak analiz edildiği, önceliklendirildiği ve saniyeler içinde en uygun silah sisteminin devreye sokulduğu belirtildi.
Charalambides, sistemin elektronik karıştırmaya karşı dayanıklı olduğunu ve farklı birlikler arasında çifte angajmanı önlediğini özellikle vurguluyor. Rum yazara göre bu ağın omurgasını Beşparmak Dağları’nda bulunan ve 500 kilometre menzile sahip TRS-22XX radarı oluşturuyor.

Buna ek olarak Gönyeli’de konuşlu ASELSAN STR-700G çok amaçlı radarın 250 kilometre menzille aynı ağ içinde görev yaptığı, KALKAN II radarlarının 120 kilometre, Serhat II ve STR-400G radarlarının ise 25 kilometrelik kapsama alanıyla bu sistemi tamamladığını aktardı. Bu radar zinciri sayesinde tehditlerin kaynağının anında tespit edildiği ve koordinat bilgilerinin ilgili silah sistemlerine gecikmeden iletildiğini belirtti.
Rum yazar, Türkiye'nin Elektronik Harp kabiliyetine de yer verdi
Charalambides, Türkiye’nin elektronik harp kabiliyetlerine de geniş yer ayırdı. Yazara göre VURAL Elektronik Destek (ES) Elektronik Saldırı (EA) Sistemi, radar ve haberleşme unsurlarına yönelik elektronik taarruz gerçekleştirebiliyor ve HAKİM sistemiyle tam uyumlu çalışıyor. Vural sisteminin daha önce RMMO güçlerinin iletişimini kör ettiği yönünde haberler çıkmıştı.

PUHU 3-LT Mobil V/UHF Elektronik Destek Sisteminin ise V/UHF bantlarında sinyal tespiti, yön bulma ve iletişim kesme kabiliyetine sahip olduğu belirtildi. Rum yazar, bu sistemlerin Rum Milli Muhafız Ordusu’nun telsiz ve haberleşme altyapısını ciddi biçimde zayıflatabileceğini kabul ediyor.

Yazının sonunda Charalambides, Türkiye’nin KKTC’deki askeri varlığını “yasa dışı” olarak nitelendirmekten de geri durmayarak, Avrupa Birliği’ne çağrıda bulundu. Ancak kaleme aldığı analiz, eleştiri niyetiyle yazılmış olmasına rağmen, Türkiye’nin adada kurduğu katmanlı hava savunma sistemi, radar entegrasyonu, elektronik harp kapasitesi ve ağ merkezli komuta yapısını ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.
Sonuç itibariyle Rum kamuoyuna sunulan bu yazı, Türkiye’nin KKTC’de askeri dengeyi belirleyen ve hava sahasında mutlak hakimiyet kuran taraf olduğunu itiraf eden bir metin olarak Türk kamuoyunda yer buldu.
Yükleniyor...











