Polonya'da Anayasa Mahkemesi krizi sokağa taştı
Polonya'da Anayasa Mahkemesi yönetimine ilişkin anlaşmazlık protestolara dönüştü. Varşova'da polisle göstericiler arasında arbede yaşandı.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

- Anayasa Mahkemesindeki görevden uzaklaştırma kararları protestoları başlattı
- Göstericilerle polis arasında gece saatlerinde arbede yaşandı
- Cumhurbaşkanı Nawrocki Afrika ziyaretini yarıda keserek Varşova'ya döndü
- Polonya polisi beş kişiyi gözaltına aldı
- Donald Tusk hükümeti ile muhalefet arasında anayasal yetki tartışması
- Gözler 11 Kasım Bağımsızlık Günü yürüyüşüne çevrildi
Polonya'nın başkenti Varşova'da Anayasa Mahkemesi (Trybunał Konstytucyjny) yönetimine ilişkin anlaşmazlık, 30 Ekim'i 31 Ekim 2026'ya bağlayan gece protestolara dönüştü. Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'nin görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına karşı çıkan göstericiler, mahkeme binası önünde toplandı.
Güvenlik güçleriyle bazı protestocular arasında arbede yaşanırken Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal ziyaretini yarıda keserek ülkeye döndü ve gece saatlerinde mahkeme binasına gitti. Polonya basınında yer alan haberlere göre olaylar sırasında gözaltılar gerçekleştirildi.
Anayasa Mahkemesindeki görevden uzaklaştırma kararları protestoları başlattı
Polonya'daki gelişmeler, Anayasa Mahkemesinin yönetimi ve hâkimlerin görev yapma yetkileri konusunda uzun süredir devam eden anlaşmazlığın yeni bir aşamaya ulaşmasıyla başladı.
Mahkeme hâkimi Anna Korwin-Piotrowska, 30 Ekim'de Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ve Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'nin bir ay süreyle görevlerinden uzaklaştırılmasına ilişkin kararlar açıkladı. Korwin-Piotrowska ayrıca mahkemenin yönetim sorumluluğunu üstlendiğini bildirdi. Ancak kararların hukuki geçerliliği tartışma konusu oldu. Święczkowski ve Sochański'nin yanı sıra Cumhurbaşkanı Nawrocki de Korwin-Piotrowska'nın bu yönde yetkisi bulunduğu görüşüne karşı çıktı.

Gelişmeler üzerine muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), Konfederacja ve çeşitli sağ siyasi hareketlerin destekçileri Varşova'daki Aleja Szucha Caddesi üzerinde bulunan mahkeme binası önünde toplandı. Protestocular, mahkeme yönetimine yönelik girişimlere karşı çıkarak hükümeti eleştirdi. Polonya merkezli Miejski Reporter'ın aktardığına göre gösteriler gece boyunca devam ederken polis ekipleri binanın çevresinde güvenlik önlemleri aldı.
Göstericilerle polis arasında gece saatlerinde arbede yaşandı
Mahkeme binası önündeki protestolarda güvenlik güçleri, girişleri kontrol altında tutmak ve göstericilerin güvenlik hattını aşmasını önlemek amacıyla barikat oluşturdu. Gece saatlerinde bazı protestocuların bina girişine ve polis hatlarına yaklaşması üzerine gerginlik arttı. Polis ekipleri, göstericilerden güvenlik hattından uzaklaşmalarını istedi.
Miejski Reporter'ın olay yerinden aktardığı bilgilere göre saat 01.00'den sonra güvenlik güçleri kalkanlarını kullanarak göstericileri bina girişinden uzaklaştırmaya başladı. Bu sırada polisle protestocular arasında itişmeler meydana geldi.

Polis, uyarılara uyulmaması durumunda zor kullanma yetkisinin uygulanabileceğini bildirdi. Buna rağmen göstericilerin bir bölümü gece saatlerinde mahkeme çevresinde kalmayı sürdürdü. Polonya basınında yer alan bilgilere göre bazı göstericiler güvenlik bariyerlerini aşmaya çalışırken polis ekiplerine çeşitli nesneler atıldı. Olayların ardından gözaltına alınan kişiler hakkında adli işlem başlatıldı.
Cumhurbaşkanı Nawrocki Afrika ziyaretini yarıda keserek Varşova'ya döndü
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Anayasa Mahkemesi çevresinde yaşanan gelişmeler üzerine Senegal'e gerçekleştirmeyi planladığı ziyareti yarıda keserek ülkeye dönme kararı aldı. Polonya merkezli Onet'in aktardığına göre Nawrocki, 31 Ekim günü saat 01.00'den kısa süre önce mahkeme binasına ulaştı. Cumhurbaşkanına Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapiński ile Devlet Koruma Servisi (SOP) görevlileri eşlik etti.

Nawrocki'nin binaya girişi sırasında içeride bulunan hâkimlerle arasında tartışma ve itişmeler yaşandı. Miejski Reporter, Cumhurbaşkanının daha sonra Kapiński ile birlikte mahkeme binasına girdiğini bildirdi. Nawrocki, parlamentonun seçtiği ancak kendisinin huzurunda yemin etmeyen bazı hâkimlerin Anayasa Mahkemesi üyeliğini tanımadığını yineledi. Cumhurbaşkanı, mahkeme yönetimine yönelik işlemleri anayasal düzen açısından tehdit olarak değerlendirdi.
Sabah saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Başkanı Paweł Szefernaker tarafından okunan açıklamada Nawrocki, siyasi durumun istikrara kavuşturulması amacıyla parlamentoda temsil edilen siyasi güçlerin katılımıyla acil görüşmeler yapılması çağrısında bulundu.
Polonya polisi beş kişiyi gözaltına aldı
Polonya merkezli Fakt gazetesinin 31 Ekim saat 16.54'te yayımladığı habere göre Anayasa Mahkemesi çevresinde yaşanan olaylarla bağlantılı olarak beş kişi gözaltına alındı. İlk saatlerde polis, mahkeme yerleşkesinin çevresindeki güvenlik çitlerini aşmaya çalışan üç kişinin yakalandığını açıklamıştı. Daha sonraki haberlerde gözaltı sayısının beşe yükseldiği bildirildi.

Ayrıca 31 Ekim günü saat 11.00 sıralarında protesto alanında ayrı bir güvenlik olayı meydana geldi. Varşova polisinin açıklamasına göre yüzünü kar maskesiyle kapatan 30 yaşındaki bir erkek, maskesini çıkarmasını isteyen kadın gösteri organizatörüne vurduktan sonra kaçmaya çalıştı.
Polis tarafından yakalanan kişinin üzerinde bıçak, gazlı tabanca, güvenlik görevlisi kimliğine benzeyen bir rozet ve uyuşturucu madde bulunduğu bildirildi. Şüpheli polis merkezine götürülürken olayla ilgili adli işlem başlatıldı. Söz konusu kişinin protestolardaki siyasi gruplardan herhangi biriyle bağlantılı olduğuna ilişkin doğrulanmış bilgi paylaşılmadı.
Donald Tusk hükümeti ile muhalefet arasında anayasal yetki tartışması
Anayasa Mahkemesindeki anlaşmazlık, Polonya Başbakanı Donald Tusk'ın liderliğindeki hükümet ile muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi arasındaki uzun süreli yargı reformu tartışmalarının bir parçasını oluşturuyor. 2015-2023 yıllarında ülkeyi yöneten PiS hükümetleri döneminde gerçekleştirilen yargı düzenlemeleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim atamaları konusunda Avrupa Birliği kurumlarıyla anlaşmazlıklara neden olmuştu.
2023'te göreve gelen Tusk hükümeti ise yargı kurumlarının bağımsızlığını yeniden tesis etmeyi hedeflediğini açıklamıştı. Ancak bu süreçte mahkemelerde görev yapan hâkimlerin meşruiyeti ve yeni atamaların hukuki geçerliliği konusunda tartışmalar devam etti.

Tusk, 30 Ekim'deki gelişmelerin ardından yaptığı açıklamada hukuk devletinin yeniden tesis edilmesinin hükümetin sorumluluğu olduğunu belirtti. Başbakan, önceki PiS yönetiminin uygulamalarının ardından yürütülen sürecin zorlu olduğunu ve kararlı adımlar gerektirdiğini savundu. Buna karşılık PiS temsilcileri, Anayasa Mahkemesi yönetimine yönelik işlemleri anayasal düzene müdahale olarak nitelendirdi. Eski Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro da kararlara karşı çıkılması çağrısında bulundu.
Gözler 11 Kasım Bağımsızlık Günü yürüyüşüne çevrildi
Polonya'da 11 Kasım Bağımsızlık Günü kapsamında her yıl Varşova'da düzenlenen Bağımsızlık Yürüyüşü (Marsz Niepodległości), milliyetçi ve muhafazakâr grupların katıldığı geniş çaplı etkinlikler arasında bulunuyor. Geçmiş yıllarda yürüyüş sırasında polis ile bazı katılımcılar arasında çatışmalar yaşanmış, etkinliğin güzergâhı ve güvenlik önlemleri siyasi tartışmalara konu olmuştu.

31 Ekim'de Anayasa Mahkemesi önünde yaşanan olaylar, Bağımsızlık Günü öncesinde ülkedeki siyasi gerilimin arttığı bir döneme denk geldi. Bununla birlikte 11 Kasım'da yeni çatışmalar yaşanacağına veya yürüyüşe yönelik özel bir müdahale kararı alındığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Varşova'daki son gelişmelerin ardından siyasi tarafların Anayasa Mahkemesinin yönetimine ilişkin farklı tutumlarını sürdürmesi, krizin çözümüne yönelik görüşmeleri önemli hâle getiriyor.
Yükleniyor...














