Türkiye'den Doğu Akdeniz açıklaması: Mısır'a 15 bin kilometrekarelik avantaj vurgusu
MSB, Mısır ile deniz yetki alanları anlaşmasına hazır olduğunu açıkladı. Libya mutabakatının onaylanması ve Irak'ın Sincar bölgesindeki gelişmeler değerlendirildi.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

- Mısır için 15 bin kilometrekareden fazla deniz yetki alanı
- Türkiye-Libya anlaşmasının onaylanması yeni açıklamanın zeminini oluşturdu
- Mısır ile Yunanistan arasında 2020 yılında anlaşma imzalanmıştı
- Mısır ve Yunanistan mevcut anlaşmayı genişletmeyi görüşüyor
- GKRY ve Yunanistan'ın deniz yetki alanları hazırlıkları
- Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının önemi
Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin Mısır ile Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma imzalamaya hazır olduğunu açıkladı.
28 Ekim 2026 tarihli haftalık basın bilgilendirme toplantısında Bakanlık Sözcüsü Zeki Aktürk, Mısır'ın Türkiye ile anlaşması durumunda Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir sınırlandırmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden daha fazla deniz yetki alanına sahip olabileceğini belirtti.
Açıklama, Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasının ardından geldi. Aktürk, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin değerlendirmesinde Türkiye ile Mısır arasında karşılıklı menfaatler doğrultusunda anlaşma yapılabileceğini vurguladı.

Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026'da aldığı onay kararının Türkiye'nin uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkelerine dayanan yaklaşımını desteklediğini belirtti. Bu çerçevede Mısır ile de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma imzalamaya hazır olunduğu ifade edildi.
Türkiye, Doğu Akdeniz'de kıyı devletlerinin meşru hak ve menfaatlerinin gözetilmesi gerektiğini savunurken deniz yetki alanlarının belirlenmesinde coğrafi koşulların ve hakkaniyet ilkelerinin dikkate alınmasını istiyor.
Mısır için 15 bin kilometrekareden fazla deniz yetki alanı
MSB'nin açıklamasında, Türkiye ile Mısır arasında yapılabilecek olası bir anlaşmanın Kahire yönetimine sağlayabileceği avantaj da gündeme getirildi. Bakanlık, Mısır'ın Türkiye ile deniz yetki alanlarını sınırlandırması durumunda Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden daha geniş bir alanda yetki sahibi olabileceğini değerlendirdi.

Söz konusu hesaplama, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin yaklaşımına dayanıyor. Açıklanan rakam, taraflar arasında üzerinde uzlaşılmış bir sınırlandırma sonucunu değil, Türkiye'nin olası anlaşma senaryolarına ilişkin değerlendirmesini ifade ediyor.
Türkiye ile Mısır arasında bu kapsamda yeni bir anlaşma imzalanmış değil. Olası bir mutabakatın kapsamı ve sınırları, iki ülke arasında yürütülecek müzakerelerle belirlenecek.
Türkiye-Libya anlaşmasının onaylanması yeni açıklamanın zeminini oluşturdu
Türkiye'nin Mısır'a yönelik anlaşma mesajı, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim'de aldığı kararın ardından geldi. Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını düzenliyor.

Libya'nın doğusundaki Bingazi merkezli Temsilciler Meclisinin mutabakatı onaylaması, anlaşmaya daha önce karşı çıkan siyasi kanadın tutum değiştirmesi bakımından önem taşıyor. MSB, 22 Ekim'de yaptığı açıklamada da Türkiye-Libya mutabakatının hukuki geçerliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Bakanlık Sözcüsü Aktürk, üçüncü tarafların tek taraflı açıklamalarının anlaşmanın hukuki geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını belirtmişti.
Libya Temsilciler Meclisinin kararı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları yaklaşımının yeniden diplomatik gündeme taşınmasına neden oldu.
Mısır ile Yunanistan arasında 2020 yılında anlaşma imzalanmıştı
Mısır ve Yunanistan, 6 Ağustos 2020'de Doğu Akdeniz'de münhasır ekonomik bölgelerinin kısmen sınırlandırılmasına yönelik anlaşma imzalamıştı. Söz konusu anlaşma, iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarının tamamını değil, belirli bir bölümünü kapsıyor. Bu nedenle Doğu Akdeniz'de henüz sınırlandırılmamış alanlara ilişkin diplomatik görüşmeler önemini koruyor.
Türkiye ise Yunan adalarının deniz yetki alanlarının belirlenmesinde anakara kıyılarıyla aynı etkiye sahip olmaması gerektiğini savunuyor. Ankara, kıyı uzunlukları ve coğrafi koşulların dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Yunanistan ise adaların da uluslararası deniz hukuku kapsamında kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge oluşturma hakkına sahip olduğunu vurguluyor.
Mısır ve Yunanistan mevcut anlaşmayı genişletmeyi görüşüyor
Türkiye'nin Mısır'a yönelik açıklaması, Kahire ile Atina arasındaki deniz yetki alanları görüşmelerinin yeniden gündeme geldiği bir dönemde yapıldı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, 22 Ekim 2026'da Mısırlı mevkidaşı Bedir Abdulati ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, iki ülke arasında 2020 yılında imzalanan kısmi sınırlandırma anlaşmasının genişletilmesine yönelik teknik temasların başlatılacağını duyurdu.

Mısır yönetimi ise Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye-Libya mutabakatını onaylamasına itiraz ederek anlaşmanın Mısır açısından hukuki yükümlülük doğurmadığını savundu. Doğu Akdeniz'de Türkiye-Mısır ve Yunanistan-Mısır eksenindeki farklı sınırlandırma yaklaşımları diplomatik gündemdeki yerini koruyor.
GKRY ve Yunanistan'ın deniz yetki alanları hazırlıkları
Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin bir diğer boyutunu Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki görüşmeler oluşturuyor.
GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, 23 Ekim'de yaptığı açıklamada Yunanistan ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik teknik hazırlıkların tamamlandığını, ancak nihai kararın siyasi düzeyde alınacağını belirtti.

GKRY'nin Yunanistan ile deniz sınırlarını belirlemeye hazır olduğu yönündeki açıklaması, Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye ile imzalanan mutabakatı onaylamasının ardından geldi. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki kendi kıta sahanlığına ilişkin haklarının yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin deniz yetki alanlarına ilişkin hak ve menfaatlerinin de korunması gerektiğini savunuyor.
Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının önemi
Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, kıyı devletlerinin deniz tabanı ve su sütunundaki doğal kaynaklar üzerindeki egemen haklarının hangi coğrafi alanlarda kullanılacağını belirliyor.
Kıta sahanlığı, kıyı devletinin deniz tabanı ve toprak altındaki doğal kaynaklara ilişkin haklarıyla bağlantılıyken münhasır ekonomik bölge, belirli koşullar altında su sütunundaki canlı ve cansız kaynaklara yönelik hakları da kapsıyor.

Bu iki kavramın hukuki kapsamı ve sınırlandırma yöntemleri, Tabya Dijital'de yayımlanan kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge incelemesinde de ele alınıyor.
Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları anlaşmazlıkları, enerji kaynaklarının araştırılması ve işletilmesinin yanı sıra kıyı devletleri arasındaki diplomatik ilişkiler bakımından da önem taşıyor. Türkiye'nin Mısır'a yönelik son açıklaması, Ankara'nın Doğu Akdeniz'de ikili sınırlandırma anlaşmaları yoluyla çözüm arayışını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Yükleniyor...

















