ABD-Meksika sınırında yeni anlaşmazlık: 9 adanın statüsü tartışılıyor
Meksika, Teksas'ın Rio Grande Nehri'ndeki 9 ada üzerindeki hak iddiasını reddetti. Sınırın yalnızca uluslararası anlaşmalarla belirlenebileceğini açıkladı.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

Meksika hükümeti, ABD'nin Teksas eyaletinin iki ülke arasındaki Rio Grande (Rio Bravo) Nehri'nde bulunan dokuz adanın kendisine ait olduğunu açıklamasına karşı çıktı. Meksika Dışişleri Bakanlığı, uluslararası sınırların bir eyalet yönetiminin tek taraflı kararıyla değiştirilemeyeceğini belirterek adaların egemenlik statüsünün 1970 tarihli Sınır Antlaşması kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Teksas yönetimi ise söz konusu adaların eyalet mülkiyetinde olduğunu savunarak güvenlik güçlerinin bu alanlara erişimine izin verdiğini açıkladı. Gelişmeler, ABD-Meksika sınırındaki yetki paylaşımı ve sınır güvenliği uygulamalarını yeniden gündeme taşıdı.
Teksas yönetimi dokuz adanın eyalete ait olduğunu açıkladı
Teksas Genel Arazi Ofisi (GLO), Rio Grande Nehri üzerinde Laredo ile McAllen arasında bulunan dokuz adanın eyalet mülkiyetinde olduğunu belirlediğini duyurdu. Teksas Arazi Komiseri Dawn Buckingham, 26 Ekim 2026 tarihinde Teksas Askerî Dairesi ile Kamu Güvenliği Dairesine gönderdiği yazıda, güvenlik birimlerinin söz konusu alanlara erişebileceğini bildirdi.

Karar, ABD Gümrük ve Sınır Koruma Biriminin (CBP) nehir üzerinde mülkiyet durumu belirsiz olarak değerlendirilen 28 adaya ilişkin inceleme talebinin ardından alındı. Teksas yönetimi, tarihî haritalar, topografik ölçümler, hava fotoğrafları ve coğrafi kayıtları inceleyerek dokuz adanın eyalet mülkiyetinde bulunduğu sonucuna ulaştığını belirtti.
Yaklaşık 66 acre (26,7 hektar) toplam yüzölçümüne sahip adalarda güvenlik güçlerinin devriye faaliyetleri yürütmesi ve bitki örtüsünü temizlemesi öngörülüyor. Buckingham, adaların geçmişte uyuşturucu kaçakçıları ve insan kaçakçılığı yapan gruplar tarafından kullanılabildiğini savundu.
Meksika, 1970 tarihli Sınır Antlaşması'nı hatırlattı
Meksika Dışişleri Bakanlığı, Teksas yönetiminin açıklamasına karşı yayımladığı değerlendirmede, iki ülke arasındaki sınırların uluslararası anlaşmalarla belirlendiğini vurguladı.
Bakanlık, 23 Kasım 1970 tarihinde imzalanan Sınır Antlaşması uyarınca Rio Grande Nehri üzerindeki uluslararası sınırın nehrin normal yatağının orta hattından geçtiğini belirtti. Bu hattın, sınırın her iki tarafındaki toprakların hangi ülkenin egemenliğinde bulunduğunu belirlediğine dikkat çekildi.

Meksika yönetimi, nehrin yatağında zaman içerisinde meydana gelen doğal değişimlerin adaların coğrafi ve hukuki durumunu etkileyebileceğini ifade etti. Ancak bu tür değişimlerin değerlendirilmesinin eyalet yönetimlerinin değil, iki ülke tarafından yetkilendirilen ortak mekanizmaların sorumluluğunda olduğunu bildirdi.
Bakanlık ayrıca nehrin doğal akışını değiştirebilecek veya engelleyebilecek yapıların, ilgili uluslararası düzenlemeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Adaların statüsünü uluslararası komisyon belirleyecek
Meksika Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Sınır ve Su Komisyonunun (IBWC/CILA) iki ülke tarafından sınır antlaşmalarını uygulamakla yetkilendirildiğini hatırlattı. Komisyonun Meksika ve ABD temsilciliklerinden oluştuğunu belirten Bakanlık, nehir üzerindeki adaların hangi ülkenin egemenlik alanında bulunduğuna ilişkin değerlendirmenin bu mekanizma aracılığıyla yapılması gerektiğini bildirdi.
1970 tarihli antlaşma, nehrin yatağında meydana gelen değişimlerin sınır üzerindeki etkisini düzenliyor. Antlaşma kapsamında nehir adalarının konumu, doğal aşınma, tortu birikimi ve akarsu yatağındaki değişiklikler dikkate alınarak değerlendiriliyor. Meksika yönetimi, adalarda gerçekleştirilecek ve nehrin akışını etkileyebilecek çalışmaların komisyonun ilgili birimleri tarafından incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Bununla birlikte anlaşmazlığın yalnızca Meksika ile ABD arasındaki egemenlik sınırına ilişkin olmadığına da dikkat çekiliyor. Texas A&M Üniversitesi'nden uluslararası su hukuku uzmanı Gabriel Eckstein, adaların ABD sınırları içinde bulunması durumunda bile mülkiyetlerinin Teksas eyaletine mi yoksa ABD federal hükümetine mi ait olduğunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sınır güvenliği ve göç politikaları anlaşmazlığın merkezinde
Teksas yönetiminin girişimi, ABD-Meksika sınırında düzensiz göç ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürütülen güvenlik faaliyetlerinin devamı niteliğinde değerlendiriliyor.
Teksas Genel Arazi Ofisi, 2023 yılında Rio Grande Nehri üzerindeki yaklaşık 170 acre (68,8 hektar) büyüklüğündeki Fronton Adası'nı eyalet mülkiyetinde ilan etmişti. Daha sonra Teksas Kamu Güvenliği Dairesi ve Teksas Askerî Dairesi, Operation Flat Top adı verilen faaliyet kapsamında adadaki bitki örtüsünü temizleyerek güvenlik operasyonları gerçekleştirmişti.

Teksas yönetimi, yeni belirlenen dokuz adada da benzer güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğini bildirdi. Ancak bu adalarda henüz suç faaliyeti tespit edilmediğini kabul etti. Meksika ise sınır güvenliği gerekçesiyle alınan kararların mevcut uluslararası anlaşmalardan bağımsız uygulanamayacağını savunuyor. Bu yaklaşım, sınır güvenliğine ilişkin eyalet düzeyindeki girişimlerle iki ülkenin antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülükleri arasındaki yetki tartışmasını öne çıkarıyor.
Meksika Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki gelişmeleri yakından izleyeceğini ve konunun mevcut ikili diplomatik mekanizmalar aracılığıyla ele alınacağını açıkladı. Tarafların açıklamaları, dokuz adanın statüsüne ilişkin görüş ayrılığının sürdüğünü ortaya koyarken Uluslararası Sınır ve Su Komisyonu tarafından bu adalar
Yükleniyor...














