Yunanistan’dan "Mavi Vatan Yasası" iddialarına karşı deniz parkı planı
Türkiye'nin Mavi Vatan Yasası girişimi, Atina’da yeni planları gündeme taşıdı. Yunanistan, Ege’de deniz parkları ve hukuki adımları değerlendiriyor.

Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin stratejisinin temelini oluşturan “Mavi Vatan” doktrinini iç hukuka taşımayı amaçlayan yeni bir düzenleme hazırlığında olduğu yönündeki haberler, Yunanistan’da diplomatik ve siyasi çevreleri harekete geçirdi. Atina’da, Ankara’nın olası adımlarına karşı kullanılabilecek hukuki ve pratik araçların değerlendirildiği belirtiliyor.
Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesinin haberine göre, ülkede farklı diplomatik düzeylerde gerçekleştirilen toplantı ve görüşmelerde, Türkiye’de kamuoyuna “Mavi Vatan Yasası” olarak yansıyan düzenlemeye karşı geliştirilebilecek eylem planları ele alındı.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis de son dönemde yaptığı açıklamalarda ayrıntı vermeden, Ankara’nın gerilimi tırmandırması halinde Atina’nın buna karşılık verebilecek hukuki araçlara sahip olduğunu birçok kez dile getirdi. Gerapetritis, Türkiye’nin süreci uç noktaya taşıması durumunda Yunanistan’ın gerekli hukuki karşılığı vereceğini vurguladı.
Doğu Ege’de deniz parkı seçeneği öne çıkıyor
Atina’da değerlendirilen çok sayıdaki alternatif arasında, Doğu Ege dahil olmak üzere Ege Denizi’nin farklı bölgelerinde yeni deniz parkları ilan edilmesi seçeneği de bulunuyor.
Yunanistan, Temmuz 2025’te biri İyon Denizi’nde, diğeri ise Güney Kiklad Adaları bölgesinde olmak üzere iki deniz parkı ilan etmişti. Özellikle Kiklad Adaları’ndaki parkın mutlak koruma bölgesine Kinaros ve Levitha adacıklarının da dahil edilmesi Türkiye’nin tepkisini çekmişti.

Ankara, söz konusu adacıkların herhangi bir deniz yetki alanı yaratamayacağını savunuyor. O dönemde ilan edilen deniz parklarının adaların karasuları sınırları içerisinde tutulduğu, Ege Denizi’nde ise bu sınırın halen 6 deniz mili olarak uygulandığı belirtiliyor.
Yunan tarafının kendi değerlendirmesine göre oldukça temkinli bir yaklaşım benimsenmesine rağmen, Ankara’nın söz konusu karara tepki gösterdiği hatırlatılıyor.

Doğu Ege ve On İki Ada bölgesinde çevresel açıdan hassas özelliklere sahip, zengin flora ve faunaya ev sahipliği yapan çok sayıda küçük ada ve adacığın bulunduğu belirtilirken, bu nedenle yeni deniz parklarının söz konusu bölgelerde ilan edilmesi ihtimalinin değerlendirildiği ifade ediliyor.
Atina’daki kaynaklar ise tüm bu tartışmaların şu aşamada teorik düzeyde olduğunu, Yunanistan’ın vereceği olası cevabın Türkiye’nin ikili ilişkilerde gerilimi ne ölçüde artıracağına bağlı olacağını kaydediyor.
Atina’ya resmi bilgi ulaşmadı
Son üç haftadır Türkiye’de kamuoyuna yansıyan ve “Mavi Vatan Yasası” olarak adlandırılan düzenlemeye ilişkin haberlerin sürdüğü belirtilirken, Atina’ya resmi kanallardan ulaşan somut bir bilginin bulunmadığı ifade ediliyor. Yunan kaynaklara göre şu aşamada iki farklı senaryo üzerinde duruluyor.
İlk senaryo, bazı Türk akademisyenler ile diplomatik çevrelerden gelen daha ılımlı değerlendirmelere dayanıyor. Bu yaklaşıma göre yasa tasarısı, Yunanistan’ın Nisan 2025’te açıkladığı Deniz Mekansal Planlamasına Ankara’nın vereceği bir yanıt niteliği taşıyacak ve aynı zamanda Türkiye’nin iç hukukunda yeni bir düzenleme oluşturacak.

Bu görüşü savunan çevreler, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) hiçbir zaman onaylamadığına ve sözleşmenin hükümlerini kabul etmediğine dikkat çekiyor.
“Gri bölgeler” senaryosu da tartışılıyor
Atina’da değerlendirilen ikinci senaryo ise daha sert yorumlara dayanıyor. Buna göre Ankara, uzun yıllardır savunduğu “gri bölgeler” yaklaşımını iç hukuka taşıyabilir.
Böyle bir durumda Türkiye’nin egemenliği tartışmalı olarak gördüğü bazı ada ve adacıklarla ilgili iddiaların ulusal mevzuata dahil edilmesi ihtimali gündeme gelebilir. Özellikle Doğu Ege’de bulunan ve Türkiye tarafından statüsü tartışmalı kabul edilen bazı ada ve adacıkların yasa kapsamına alınabileceğine yönelik açıklamaların Atina’da dikkatle takip edildiği belirtiliyor.

Yunan yetkililer, kendi açılarından olumsuz senaryonun gerçekleşme ihtimalini daha düşük değerlendiriyor. Bununla birlikte Türkiye’de kamuoyuna açık şekilde dile getirilen ve “gri bölgelerin” yasalaştırılmasını savunan görüşlerin tamamen göz ardı edilmesinin mümkün olmadığı ifade ediliyor.
Öte yandan geçmişte Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasının ardından Güney Girit’te karasularının 12 deniz miline çıkarılması ihtimali de Atina’da tartışılmıştı.
Yunan tarafına göre Girit’in güney kıyıları Ege Denizi’nde değil, Doğu Akdeniz’de yer alıyor. Bu nedenle söz konusu bölge için farklı hukuki seçeneklerin değerlendirilebileceği belirtiliyor.
Yükleniyor...















