Tabya Dijital
Envanter
Ulusal Güvenlik
Yunan basınında Türkiye'ye yönelik “önleyici vuruş” senaryosu
Yunan basınında Türkiye'ye yönelik “önleyici vuruş” senaryosu
ReklamReklam

Yunan basınında Türkiye'ye yönelik “önleyici vuruş” senaryosu

Yunan basını, Türkiye ile olası bir krizde hava üsleri ve çıkarma unsurlarının hedef alınacağı dört aşamalı “önleyici vuruş” senaryosunu yazdı.

Ulusal Güvenlik 28 Eylül 2026 14:09 (Güncelleme: 28 Eylül 2026 14:17) Ozan Akarsu
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekle
Yunan basınında Türkiye'ye yönelik “önleyici vuruş” senaryosu

Yunanistan'da Türkiye ile yaşanabilecek olası bir askeri kriz için “önleyici vuruş” seçeneği tartışılıyor. Yunan basınında yer alan senaryoda, Türk kuvvetlerinin saldırı hazırlığında olduğunun değerlendirilmesi halinde elektronik harp sistemlerinin devreye sokulması, hava üslerinin pistlerinin vurulması ve Ege kıyılarındaki çıkarma unsurlarının hedef alınması öngörülüyor.

Ta Nea'nın askeri analistler ve kaynaklara dayandırdığı dört aşamalı kurguda, ilk saldırının ardından Türkiye'nin vereceği karşılığa karşı hava ve füze savunmasının devreye girmesi ve çatışmanın 24 saatten kısa sürede diplomatik sürece taşınması hedefleniyor.

Senaryonun temelini, Yunanistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dimitrios Houpis'in Aralık 2025'te bir televizyon röportajında dile getirdiği “stratejik derinlikte önleyici vuruşlar” yaklaşımı oluşturuyor. Ta Nea, bu açıklamanın Yunanistan'ın geleneksel savunma anlayışından “aktif caydırıcılık” olarak nitelendirdiği bir yaklaşıma geçiş tartışmalarını beraberinde getirdiğini belirtiyor.

Gazetenin aktardığı model, Atina'nın ilan ettiği resmî bir Türkiye harekât planı değil. Askeri analistler ve kaynakların değerlendirmelerinden oluşturulan varsayımsal senaryo, karşı tarafın saldırı hazırlığının geri döndürülemez bir aşamaya ulaştığının değerlendirilmesi durumunda gerçekleştirilecek bir “preemptive strike” üzerine kuruluyor.

İlk aşama: İstihbaratın “kırmızı çizgisi”

Senaryonun başlangıç noktasını, Türkiye ile Yunanistan arasında deniz yetki alanları veya Yunanistan'ın kıta sahanlığında yürütülecek araştırmalar nedeniyle yaşanan uzun süreli bir diplomatik kriz oluşturuyor.

Ta Nea'nın kurgusunda Türkiye'nin Ege kıyılarındaki askeri birliklerinde geniş çaplı hareketlilik başladığı varsayılıyor. Gazete bu noktada, yakın dönemde Samos Adası'nın karşısındaki bölgeye bir tugayın tamamının kaydırıldığını öne sürerek bunu örnek gösteriyor. Senaryoda ayrıca Türk çıkarma gemilerinin Ege kıyısındaki limanlarda yakıt ve mühimmat ikmali yaptığı, İHA'lar ile BORA ve TAYFUN balistik füzelerinin ileri üslerde en yüksek hazırlık seviyesine geçirildiği varsayılıyor.

Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatının (EYP) ise müttefik ülkelerden elde edilen uydu görüntüleriyle kendi istihbarat verilerini bir araya getirerek Türk birliklerinin nihai harekât emirlerini aldığını ve deniz piyadelerinin çıkarma gemilerine intikal etmeye başladığını tespit ettiği bir tablo çiziliyor. Bunun üzerine Yunanistan Ulusal Güvenlik Hükümet Konseyinin (KYSEA) acil olarak toplandığı ve Genelkurmay Başkanlığına önleyici harekât planını uygulama yetkisi verdiği varsayılıyor.

Ta Nea, bu aşamada istihbaratın doğruluğunu kritik unsur olarak gösteriyor. Yanlış veya eksik veriler üzerine ilk saldırıyı gerçekleştiren tarafın uluslararası alanda saldırgan olarak değerlendirilmesi ve diplomatik desteğini kaybetmesi riski bulunduğu belirtiliyor. Bu nedenle EYP, askeri istihbarat, İHA'lardan ve elektronik dinleme faaliyetlerinden elde edilen bilgiler ile müttefik uydu verilerinin gerçek zamanlı ve eksiksiz biçimde koordine edilmesi gerektiği savunuluyor.

İkinci aşama: Elektronik harp ve eş zamanlı saldırı

Senaryonun ikinci aşaması, Türk kuvvetlerinin hareket kabiliyetinin kısa sürede sınırlandırılması üzerine kuruluyor. Ta Nea, bu bölümde harekâtın birkaç dakika içerisinde gelişeceğini ve sürpriz unsurunun belirleyici olacağını öne sürüyor.

İlk adım olarak Yunan elektronik harp sistemlerinin Türkiye'nin Ege kıyılarındaki radar, haberleşme ve İHA kontrol altyapısını yoğun elektronik karıştırmaya maruz bırakması öngörülüyor. Gazetede Bayraktar ve ANKA İHA'larının kontrol istasyonları da elektronik harbin muhtemel hedefleri arasında gösteriliyor.

Elektronik harp faaliyetleri sürerken Yunan Hava Kuvvetlerine ait Rafale ve F-16 Viper savaş uçaklarının havalanarak Türk hava sahasına girmeden uzun menzilli mühimmatlarla saldırı gerçekleştirmesi senaryolaştırılıyor.

Dalaman, Balıkesir ve Çiğli'deki hava üslerinin pistleri olası hedefler arasında sıralanıyor. Ta Nea'nın senaryosuna göre pistlerin kullanılamaz hale getirilmesiyle Türk savaş uçaklarının yerde tutulması amaçlanıyor. Aynı aşamada Doğu Ege adalarında bulunan Spike NLOS ve Exocet sistemlerinin Türk çıkarma unsurlarına yöneltilmesi öngörülüyor. Foça'daki unsurlar özellikle muhtemel hedef olarak gösteriliyor. Ta Nea ayrıca Türk çıkarma kuvvetlerinin hedef alınabilecek Ege adalarına yakın konuşlandırılmasının, bu unsurları Yunanistan'ın uzun menzilli silahlarının menziline soktuğu değerlendirmesinde bulunuyor.

Üçüncü aşama: Türkiye'nin karşı saldırısına savunma

Senaryoda ilk saldırının Türkiye'nin askeri kapasitesinin tamamını ortadan kaldıramayacağı kabul ediliyor. Bu nedenle üçüncü aşama, Türk Silahlı Kuvvetlerinin karşı saldırısına karşı savunma üzerine şekilleniyor. Türkiye'nin saldırıdan sonra kullanılabilir durumda kalan füze sistemleri ve halihazırda havada bulunan İHA'larla karşılık vereceği varsayılıyor. Bu noktada Yunanistan'ın yeni hava, füze ve İHA savunma altyapısının devreye sokulması öngörülüyor.

Kimon sınıfı Belharra fırkateynlerinde bulunan SeaFire radarlarının karada konuşlu Patriot bataryalarıyla koordineli çalışması ve Türkiye'den gelebilecek füze ile İHA'ların önlenmesi planlanıyor. Ta Nea'nın senaryosu, söz konusu savunma mimarisinin Türk saldırılarını büyük ölçüde engelleyerek Yunan askeri ve kritik altyapısındaki kayıpları düşük seviyede tutabileceği varsayımına dayanıyor.

Dördüncü aşama: 24 saat içinde diplomasiye dönüş

Senaryonun son aşamasında Yunanistan'ın uzun süreli bir yıpratma savaşına girmeden çatışmayı kısa sürede sonuçlandırması öngörülüyor. Ta Nea'nın kurgusunda, 24 saatten kısa sürede Türk Hava Kuvvetlerinin operasyonlarının sınırlandırıldığı, deniz unsurlarının önemli kayıplara uğradığı ve Türkiye'nin saldırı kabiliyetinin büyük ölçüde azaltıldığı varsayılıyor. Bu noktadan sonra ABD, NATO ve Avrupa Birliği'nin devreye girerek taraflara ateşkes baskısı yapacağı öngörülüyor. Fransa'nın ise Yunanistan ile arasındaki karşılıklı savunma yardımı hükmü kapsamında Atina'ya destek mesajı vereceği ileri sürülüyor.

Senaryoda Yunanistan'ın amacı, uzun süreli bir çatışmaya sürüklenmeden askeri faaliyetleri sonlandırmak ve müzakere sürecine avantajlı olduğunu değerlendirdiği şartlarda başlamak olarak aktarılıyor. Ta Nea, bu modeli Yunanistan'ın değişen askeri yaklaşımının bir örneği olarak sunarken “en iyi savunmanın”, karşı tarafın saldırı kabiliyetini harekete geçmeden önce ortadan kaldırabilecek bir kapasiteye sahip olmak olduğu görüşünü savunuyor.

Haberde anlatılan dört aşamalı kurgu, Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı kabul ettiği veya kamuoyuna açıkladığı resmî bir harekât planı niteliği taşımıyor. Türk hava üsleri, füze sistemleri ve çıkarma unsurlarına yönelik saldırılar ile çatışmanın 24 saat içerisinde Yunanistan lehine sonuçlanacağına ilişkin ifadeler, Ta Nea'nın başvurduğu analist ve kaynakların oluşturduğu varsayımsal senaryonun parçalarını oluşturuyor.

28 Eylül 2026 14:09 (Güncelleme: 28 Eylül 2026 14:17) Ozan Akarsu
Yorumlar yükleniyor...