Trump sınıfı 15 nükleer savaş gemisinin maliyeti 275 milyar dolara ulaşabilir
ABD Kongre Bütçe Ofisi, 2028-2056 döneminde inşa edilmesi planlanan 15 nükleer tahrikli Trump sınıfı savaş gemisinin 275 milyar dolara mal olabileceğini hesapladı.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

ABD’nin deniz gücünü genişletmeyi amaçlayan “Altın Filo” girişiminin merkezindeki Trump sınıfı savaş gemileri, planlanan silah kapasitesinin yanı sıra tahmini maliyetleriyle de gündeme geldi. Kongre Bütçe Ofisi (CBO), tasarım süreci devam eden 15 nükleer tahrikli geminin Amerikan tarihinin en pahalı savaş gemisi programlarından birine dönüşebileceğini hesapladı.
ABD Kongresine bütçe ve maliyet analizleri sunan CBO’nun raporuna göre, gemilerin 2028-2056 dönemindeki toplam inşa maliyeti 2026 fiyatlarıyla yaklaşık 275 milyar dolara ulaşabilir. Kurum, ilk geminin yaklaşık 23,4 milyar dolara, sonraki 14 geminin ise ortalama 18 milyar dolara mal olacağını öngördü.

CBO, hesaplamaların gemilerin boyutu, silahları, tahrik sistemi ve Amerikan tersanelerinin üretim kapasitesine ilişkin mevcut varsayımlara dayandığını belirtti. Projenin nihai tasarımında yapılacak değişiklikler, maliyetin tahmin edilen seviyenin üzerine veya altına çıkmasına yol açabilecek.
Nükleer tahrik maliyeti yüzde 13 artırıyor
Raporda, aynı gemilerin nükleer sistem yerine geleneksel tahrikle üretilmesi durumunda toplam maliyetin yaklaşık 243 milyar dolar olacağı hesaplandı. Buna göre nükleer tahrik seçeneği, 15 gemilik programın maliyetini yaklaşık yüzde 13 artırıyor.
CBO’nun geleneksel tahrikli tasarıma ilişkin hesabında ilk geminin maliyeti 21,3 milyar dolar, sonraki gemilerin ortalama maliyeti ise 15,9 milyar dolar olarak belirlendi. Nükleer tahrikin gemilere daha uzun süre yakıt ikmali yapmadan görevde kalma imkânı sağlaması beklenirken, reaktörlerin tasarımı, üretimi ve bakımı maliyetleri yükselten başlıca unsurlar arasında gösterildi.
CBO’nun temel tahmini, tam yüklü deplasmanı yaklaşık 35 bin ton olan bir gemi tasarımına dayanıyor. ABD Donanmasının planlama belgelerinde ise deplasmanın 41 bin tona kadar çıkabileceği belirtiliyor. Geminin ağırlığındaki artışın gövde, tahrik sistemi ve elektrik üretim kapasitesi üzerindeki gereksinimleri büyüterek maliyeti yükseltebileceği değerlendiriliyor.
İlk geminin adı USS Defiant olacak
ABD Başkanı Donald Trump, yeni savaş gemisi sınıfını 22 Aralık 2025’te Florida’daki Mar-a-Lago yerleşkesinde açıklamıştı. Trump, ilk geminin USS Defiant adını taşıyacağını ve programın başlangıçta iki gemiyle başlatılacağını söylemişti. Uzun vadeli hedefin filoyu 20 ila 25 gemiye çıkarmak olduğunu belirten Trump, yeni sınıfı “Altın Filo” girişiminin merkezine yerleştirmişti.
ABD Donanması, Trump sınıfını resmî olarak güdümlü füze zırhlısı şeklinde tanımlıyor. BBG-1 borda numarasını taşıması planlanan USS Defiant, sınıfın öncü gemisi olacak. Donanmanın uzun vadeli gemi inşa planında ilk aşamada 15 gemilik bir program üzerinde duruluyor.

Donanmanın açıkladığı tasarım çerçevesine göre gemiler, Arleigh Burke sınıfı muhriplerin yaklaşık üç katı büyüklüğünde olacak. Trump sınıfının hava ve füze savunması, su üstü ve denizaltı savunma harbi, uzun menzilli hassas saldırı ve filo komuta-kontrol görevlerinde kullanılması planlanıyor.
Gemiler için hipersonik füzeler, nükleer başlık taşıma kabiliyetine sahip denizden fırlatılan seyir füzeleri, yüksek enerjili lazerler ve geniş füze depolama kapasitesi öngörülüyor. Tasarımın ilerleyen aşamalarında elektromanyetik top gibi henüz geliştirme süreci devam eden sistemler için de yeterli alan ve elektrik kapasitesi ayrılması değerlendiriliyor.
ABD tersanelerinin kapasitesi gündemde
Programın karşısındaki başlıca sorunlardan biri, ABD gemi inşa sanayisinin üretim kapasitesi olarak öne çıkıyor. CBO, Trump sınıfının planlanan takvimde üretilebilmesi için büyük yüzey savaş gemilerine yönelik yıllık üretim kapasitesinin belirgin biçimde artırılması gerekeceğine dikkat çekti. Daha önce basına yansıyan haberlerde 250 bin nitelikli gemi inşa işçisinin istihdam edilmesi gerektiğini açıklanmıştı.

Yeni gemilerin üretileceği tersaneler aynı dönemde Arleigh Burke sınıfı muhripler, uçak gemileri, amfibi gemiler ve nükleer denizaltılar üzerinde de çalışıyor. Bu nedenle Trump sınıfına ayrılacak iş gücü, kuru havuz ve tedarik zinciri kapasitesinin diğer donanma programlarının takvimlerini etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Washington yönetimi, Çin’in savaş gemisi sayısı ve tersane üretim kapasitesindeki artışını ABD filosunun genişletilmesinin başlıca gerekçelerinden biri olarak gösteriyor. Trump ise programın açıklanması sırasında savunma şirketlerini maliyet artışları ve teslimat gecikmeleri konusunda uyarmış; gerekli görülmesi hâlinde yönetici ücretleri, temettüler ve hisse geri alımlarına yönelik sınırlamalar getirilebileceğini söylemişti.
Yükleniyor...







-1786008650370-1492.webp)








