ROKETSAN, TAYFUN kabiliyetiyle NATO temaslarında yeni kapı aralıyor
ROKETSAN, NATO ve Avrupa’nın ihtiyaçları için Türkiye’nin tedarik zinciri gücünü öne çıkardı; ihracatta yeni eşik gündemde.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin savunma sanayisi tedarik zincirinin Avrupa ve NATO ülkelerinin ihtiyaçları için hızlı bir çözüm sunabileceğini söyledi. Büyük şirketlerle kurulacak iş birliği modelinin ihracatta yeni bir eşik oluşturabileceğini belirten İkinci, “Geçen seneyi 10 milyar dolar ihracatla kapattık. Eğer böyle bir iş birliği modelini açabilirsek bu çok hızlı bir şekilde 15-20 milyar dolarları geçecek.” değerlendirmesinde bulundu.
NATO temaslarında yeni kapı aralanıyor
İkinci’nin açıklamaları, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara’da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu’nda geldi. Zirvenin, NATO üyesi ülkelerin savunma sanayisi şirketleriyle temas açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten İkinci, “Zirve, liderlerle beraber aslında endüstriler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için de büyük fırsatlar sunuyor.” dedi.
NATO üyesi ülkelerdeki büyük savunma sanayisi şirketleriyle savunma sistemleri, mühimmat sistemleri, akıllı mühimmatlar ve drone teknolojileri alanlarında iş ortaklığı seçeneklerinin ele alındığını söyleyen İkinci, “Türkiye'nin mevcut savunma sanayisi mimarisinin, savunma sanayisi kapasitesinin Avrupa'daki ülkelerle ortak üretim konusunda kullanılması şu an üzerinde durdukları en önemli konulardan biri.” ifadesini kullandı. İmza süreçlerinin devam ettiğini kaydeden İkinci, temasların somut projelere dönüşmesinin beklendiğini belirtti.

TAYFUN kabiliyeti NATO bağlamında gündemde
İkinci, NATO’nun caydırıcılık yaklaşımında “derin darbe” yeteneğinin önemli başlıklardan biri olduğunu belirterek TAYFUN füzesinin bu çerçevede öne çıktığını söyledi. TAYFUN’un üretimi süren ve kabiliyetleri geliştirilen bir aileyi temsil ettiğini ifade eden İkinci, “En son yaptığımız Karadeniz'deki test de aslında TAYFUN'un yeni bir özelliği, arayıcı başlığıyla hareketli bir hedefi, denizdeki bir hedefi bulabilme becerisi.” bilgisini paylaştı.
TAYFUN’un hipersonik bir füze olduğunu belirten İkinci, hareketli hedeflere angaje olma yeteneğinin özellikle deniz alanındaki sistemler açısından caydırıcılık etkisi bulunduğunu vurguladı. İkinci, “Yüzlerce kilometre öteden hareket halindeki bir hedefi imha edebilecek bir yeteneği şu anda TAYFUN ailesine kazandırdık.” dedi. TAYFUN Blok 1, 2 ve 3 üretimlerinin sürdüğünü söyleyen İkinci, “Ondan sonra da Blok 4 ile bu aile taçlanacak inşallah.” ifadesini kullandı.
Tedarik zinciri kapasitesi vurgulandı
Türkiye’nin savunma sanayisindeki en önemli güçlerinden birinin tedarik zinciri olduğunu belirten İkinci, 3 bin 500’den fazla firmadan yaklaşık 2 bininin Türkiye savunma sanayisi için üretim yaptığını söyledi. Bu ekosistemin Avrupa ve NATO’nun üretim ihtiyaçlarına katkı sunabileceğini ifade eden İkinci, “Türkiye, bu özelliğini şu anda Avrupa'nın ve NATO'nun kendi ihtiyaçlarını kullanmak ve üretim konusundaki açığını kapatmak için kullanmaya ve bununla beraber ortak hareket etmeye hazır.” değerlendirmesinde bulundu.
İkinci, drone teknolojilerinden akıllı mühimmatlara, balistik füzelere, hava savunma füzelerine ve tanksavar füzelere kadar birçok alanda üretim kabiliyetinin bulunduğunu belirtti. ROKETSAN’ın NATO’nun acil ihtiyaçları ve uzun vadeli teknoloji projeksiyonu için katkı sağlayabileceğini söyleyen İkinci, “Dünyada birçok firma, birçok büyük firma üretim kapasitesi konusunda sıkıntılar, sorunlar yaşarken Türkiye bunları başarıyla üretme becerisine sahip.” ifadesini kullandı.
Yükleniyor...
















