Reuters: Suudi Arabistan, Mart ayında İran’a gizli hava saldırıları düzenledi
Reuters’a konuşan Batılı ve İranlı yetkililer, Suudi Arabistan’ın Mart ayında İran’a gizli hava saldırıları düzenlediğini öne sürdü.

- “Bilinen ilk doğrudan operasyon” değerlendirmesi
- Körfez ülkeleri savaşın içine çekildi iddiası
- Benzer şekilde Birleşik Arap Emirlikleri'nin de (BAE) aynı dönemde İran'a ait Lavan Adası'ndaki bir petrol rafinerisini gizlice vurduğu ileri sürüldü.
- Reuters’ın aktardığına göre gayriresmi gerilim azaltma süreci, Washington ile Tahran’ın 7 Nisan’da ateşkes konusunda anlaşmasından yaklaşık bir hafta önce başladı. İranlı yetkililerden biri, Tahran ile Riyad’ın “çatışmaları durdurmak, karşılıklı çıkarları korumak ve gerilimin büyümesini önlemek” amacıyla mutabakata vardığını ifade etti.
- Faysal ayrıca, “İsrail’in Suudi Arabistan ile İran arasında savaş çıkarma planı başarılı olsaydı bölge bütünüyle yıkım ve felakete sürüklenecekti” değerlendirmesinde bulundu.
Orta Doğu’da son aylarda tırmanan gerilim, bölgedeki güç dengelerine ilişkin yeni iddiaları da beraberinde getirdi. Reuters’ın Batılı ve İranlı kaynaklara dayandırdığı habere göre, Suudi Arabistan’ın Mart ayı sonunda İran topraklarına yönelik gizli hava saldırıları düzenlediği öne sürüldü.
Haberde, saldırıların Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırılarına misilleme amacıyla gerçekleştirildiği iddia edildi. Reuters’a konuşan iki Batılı yetkili ile iki İranlı yetkili, kamuoyuna yansımayan operasyonların Suudi Hava Kuvvetleri tarafından düzenlendiğini söyledi.
“Bilinen ilk doğrudan operasyon” değerlendirmesi
Reuters’ın haberinde, söz konusu saldırıların Suudi Arabistan’ın İran topraklarında doğrudan askeri operasyon gerçekleştirdiğinin bilinen ilk örneği olduğu belirtildi.
Haberde ayrıca Riyad yönetiminin, bölgesel rakibi İran’a karşı savunma konusunda daha agresif bir çizgiye yöneldiği değerlendirmesine yer verildi. Yetkililerden biri saldırıları, “Suudi Arabistan vurulduğunda verilen karşılık” sözleriyle tanımladı.

Suudi Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili ise Reuters’ın konuya ilişkin sorusuna verdiği yanıtta saldırı iddialarını doğrudan doğrulamadı. Yetkili, Suudi Arabistan’ın “gerilimin azaltılması, itidal ve bölgesel istikrar” yönündeki tutumunu yineledi. İran Dışişleri Bakanlığı ise Reuters’ın yorum talebine yanıt vermedi.
Körfez ülkeleri savaşın içine çekildi iddiası
Haberde, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın Körfez ülkelerini de doğrudan çatışmanın içine çektiği ifade edildi.
Reuters’ın aktardığına göre İran, savaş boyunca altı Körfez İşbirliği Konseyi ülkesini füze ve İHA saldırılarıyla hedef aldı. ABD üslerinin yanı sıra sivil noktalar, havaalanları ve petrol altyapılarının da vurulduğu belirtildi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel ticaret üzerinde ciddi etki oluşturduğu kaydedildi.

Haberde, Wall Street Journal’da yer alan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de İran’a saldırılar düzenlediğini öne süren habere atıf yapıldı. Reuters’a konuşan kaynaklar ise Suudi Arabistan’ın Birleşik Arap Emirlikleri’nden farklı olarak savaşı büyütmek istemediğini ve İran ile diplomatik temaslarını sürdürdüğünü söyledi.
Benzer şekilde Birleşik Arap Emirlikleri'nin de (BAE) aynı dönemde İran'a ait Lavan Adası'ndaki bir petrol rafinerisini gizlice vurduğu ileri sürüldü.
Gerilimi düşürmek için diplomatik temaslar yürütüldü
Habere göre saldırıların ardından Riyad yönetimi, İran’a hem askeri mesajlar gönderdi hem de yoğun diplomatik girişimlerde bulundu. Batılı ve İranlı yetkililer, iki ülkenin gerilimi düşürme konusunda örtülü bir anlayışa vardığını belirtti.


Reuters’ın aktardığına göre gayriresmi gerilim azaltma süreci, Washington ile Tahran’ın 7 Nisan’da ateşkes konusunda anlaşmasından yaklaşık bir hafta önce başladı. İranlı yetkililerden biri, Tahran ile Riyad’ın “çatışmaları durdurmak, karşılıklı çıkarları korumak ve gerilimin büyümesini önlemek” amacıyla mutabakata vardığını ifade etti.
Yemen ateşkesi ve Kızıldeniz vurgusu


Suudi Arabistan’ın eski istihbarat şefi Turki el Faysal’ın Arap basınında yayımlanan yazısına da yer verilen haberde, Faysal’ın “İran ve başkaları krallığı yıkım ateşinin içine çekmeye çalıştığında liderliğimiz vatandaşlarını korumayı tercih etti” ifadeleri aktarıldı.
Faysal ayrıca, “İsrail’in Suudi Arabistan ile İran arasında savaş çıkarma planı başarılı olsaydı bölge bütünüyle yıkım ve felakete sürüklenecekti” değerlendirmesinde bulundu.
Nisan ayındaki sakinliğin ardından Mayıs ayında tansiyon yükseliyor


Eş zamanlı bir saldırıda da Umman'da bir yerleşim bölgesini vurdu ve iki yabancı uyruklu kişiyi yaraladı. Umman saldırısı tesadüfi gibi görünse de İran'ın BAE'yi hedef alması, Abu Dabi'nin İsrail ve ABD ile olan yakınlığını ve çatışma boyunca hedef olarak öne çıkmasını yansıtıyor.
Yükleniyor...














