Endonezya ile 48 adet KAAN uçağı için tarihi sözleşme imzalandı
Türkiye, savunma sanayiinde Cumhuriyet tarihinin en büyük ihracat anlaşmasını MMU KAAN sayesinde gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen 5. nesil Milli Muharip Uçak KAAN, uluslararası pazarda ilk büyük satış başarısını yakaladı.
Endonezya ile imzalanan 48 adetlik KAAN satış sözleşmesi, Türkiye savunma sanayii tarihinin bugüne kadarki en büyük ihracat anlaşması oldu. Anlaşma, Türkiye ile Endonezya arasında askeri ve teknolojik iş birliğini derinleştirirken, aynı zamanda KAAN projesi için yurt dışına yapılan ilk resmi satış niteliğini taşıyor.
IDEF 2025’te tarihi imza: İki ülke ilişkilerinde dönüm noktası
Anlaşma, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF) kapsamında atılan en önemli imzalardan biri olarak kayıtlara geçti.
Törene Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Milli Savunma Bakan Yardımcısı ve TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili Şuay Alpay ile TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu katıldı.
Haluk Görgün: “Bu güven veren yaklaşımın sonuçlarını alıyoruz”
Törende konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, yapılan anlaşmanın sadece bir satış değil, stratejik bir iş birliği olduğunun altını çizdi. İki ülkenin de bu sürece büyük bir vizyonla yaklaştığını belirten Görgün, şu ifadeleri kullandı:
“Bu, sadece bir satış anlaşması değil. Şirketimiz Endonezya'daki kardeş şirketiyle de bu projede KAAN'ın üretiminde sorumluluk alabilecek şirketle de işbirliği yaptı ki bizim sağlıklı ve sürdürülebilir bulduğumuz model bu zaten. Hem var olan teknolojilerimizi paylaşmak hem de yerel kapasiteyi en etkin şekilde kullanarak birlikte gelişmeyi ve sonraki nesil ürünleri birlikte geliştirmeyi hedefliyoruz. Hem altyapı açısından hem insan kaynağı açısından birçok projede bunu kanıtladık. Bu güven veren bir yaklaşım. Bu güven veren yaklaşımın sonuçlarını da hep beraber alıyoruz. 5. nesil uçağımızın ilk sözleşmesi Endonezyalı kardeşlerimizle imzalanmış oldu. Hayırlı uğurlu olsun diyorum”
Cumhuriyet tarihinin en büyük savunma ihracatı
Sözleşmenin kamuoyunda “Cumhuriyet tarihinin en büyük savunma sanayii ihracat anlaşması” olarak tanımlandığının hatırlatılması üzerine Görgün, bu tip unvanlardan çok, sürdürülebilir iş birliğine odaklandıklarını belirtti:
“Bu anlaşma farklı yönleriyle en, ilk vesaire ifade edilebilir. Biz hakikaten orasında değiliz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bize verdiği sorumluluk ve yetki çerçevesinde yapabildiğimizin en iyisini yapma, dünyada var olandan daha iyisini yapma, hızlı yapma, maliyet etkin geliştirme ve yaptıklarımızı, geliştirdiklerimizi ortaya koyduklarımızı da dost ve müttefik ülkelerle paylaşma üzerine çalışıyoruz. Dünyada barışın tesis edilebilmesi, caydırıcı güç olabilmemiz için dost ve müttefik ülkelerle bunu birlikte geliştirip, yaygın hale getirebilmemiz ve sürdürülebilir işbirlikleri kurmamız esas.”
Haluk Görgün, basın mensuplarının “KAAN için başka ülkelerle de görüşmeler yapılıyor mu?” sorusunu da yanıtladı. Görgün, çok sayıda ülkenin KAAN projesiyle yakından ilgilendiğini ve görüşmelerin sürdüğünü açıkladı:
“Birçok ülkeyle bu konuda temaslarımız var. Detaylar netleştikçe kamuoyuyla paylaşacağız. KAAN sadece bir uçak değil, teknolojik bir dönüşüm projesidir. Bu dönüşümde Türkiye ile birlikte yürümek isteyen birçok ülke var.”
Türkiye’nin savunma sanayii vizyonu: Yerli üretim, küresel etki
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 83 seviyesine ulaştığını hatırlatarak, hem kara, hava hem de deniz platformlarında ihracat rekorları kırıldığını belirtti. KAAN ve firkateyn projelerinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Yapılan anlaşma sadece 48 adetlik KAAN savaş uçağının teslimatını değil, aynı zamanda üretim, mühendislik ve teknoloji paylaşımını da içeriyor.
Endonezya’nın PT Republik Aero Dirgantara ve PT Dirgantara Indonesia şirketleriyle yapılan iş birliği çerçevesinde, KAAN’ın bazı parçalarının Endonezya’da üretilmesi ve yerel mühendislerin projeye entegre edilmesi planlanıyor. Bu modelle, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli üretim kapasitesi ve teknolojik birikimi dost ülkelerle paylaşılırken, Endonezya’nın da savunma alanındaki yerel yetkinliklerinin gelişmesine katkı sağlanacak.
Tarihi anlaşmaya dair bazı detaylar
Sözleşmeye göre teslimatlar, 10 yıllık bir takvim içinde, yani toplamda 120 ay içinde tamamlanacak. KAAN uçaklarının motorları ise Türkiye'de üretilecek. Bu süreçte Endonezya'nın savunma sanayi altyapısı da önemli ölçüde güçlendirilmiş olacak.

Anlaşmanın büyüklüğü resmi olarak açıklanmasa da uluslararası kaynaklar, sözleşmenin yaklaşık 10 milyar dolarlık bir ekonomik hacme sahip olduğunu bildiriyor.
İmzalanan ticari sözleşme, daha önce 11 Haziran 2025 tarihinde iki ülke arasında imzalanan Devletten Devlete (G2G) tedarik mutabakatının teknik ve ticari detaylarını tamamlayıcı nitelikte. Bu yönüyle söz konusu anlaşma sadece savunma teknolojileri alanında değil, stratejik diplomatik ilişkiler açısından da derin bir öneme sahiptir.

IDEF 2025 fuarı kapsamında imzalanan bu sözleşmeyle birlikte, Türkiye’nin KAAN projesi uluslararası alanda da somut bir müşteri kazanmış oldu.
Anlaşmanın Türkiye açısından stratejik önemi büyüktür. KAAN’ın Endonezya gibi büyük bir ülkeye satılması, Türkiye’yi beşinci nesil savaş uçağı geliştirebilen sayılı ülkeler arasına sokmakla kalmıyor; aynı zamanda bu alanda güvenilir bir tedarikçi konumuna taşıyor.
Teknoloji transferi, ortak üretim ve yerli katkı modeliyle şekillenen bu iş birliği, KAAN’ın yalnızca bir savunma aracı değil, aynı zamanda bir teknoloji diplomasisi aracı olarak konumlandığını da ortaya koyuyor. Endonezya içinse bu anlaşma, hem hava kuvvetlerini güçlendirme hem de savunma sanayisini yerlileştirme yönünde önemli bir adımdır.

Endonezya ile yapılan tarihi anlaşmanın ardından gözler, KAAN savaş uçağına ilgi gösteren diğer ülkelere çevrilmiş durumda. Pakistan, Azerbaycan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Malezya gibi ülkelerin de KAAN ile ilgilendiği biliniyor.
KAAN projesinin bu ivmeyle yalnızca savunma sanayine değil, Türkiye’nin ihracat gelirlerine ve uluslararası siyasi etkisine de katkı sağlaması bekleniyor.
Yükleniyor...










