Zelenski doğrudan görüşme çağrısı yaptı, Putin kabul etmedi
Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Rusya lideri Vladimir Putin’e açık bir mektup ile ateşkes ve görüşme çağrısı yaptı. Putin ise kalıcı barış vurgusuyla teklifi geri çevirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e hitaben yayımladığı açık mektupta savaşın sona erdirilmesi amacıyla doğrudan temas kurulması çağrısında bulundu. Putin’in iktidarının ilk dönemlerinde Ukrayna toplumunda olumlu bir algıya sahip olduğunu hatırlatan Zelenski, iki ülke arasındaki ilişkilerin savaş nedeniyle geri dönülmesi zor bir noktaya geldiğini belirtti.
Savaşın Ukrayna ile Rusya arasında kalıcı bir ayrışmaya yol açtığını ifade eden Zelenski, mevcut cephe hattının müzakerelerin başlangıç zemini olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Ukrayna’nın görüşmeler sırasında kapsamlı bir ateşkese hazır olduğunu kaydeden Ukrayna lideri, liderler düzeyindeki olası bir buluşma için Türkiye’nin veya daha önce benzer diplomatik girişimlere ev sahipliği yapan ülkelerin uygun seçenekler arasında bulunduğunu dile getirdi.
Zelenski, Ukraynalılar ve Ruslar için nasıl bir gelecek şekilleneceğine bugünün kararlarının yön vereceğini vurgulayarak, Putin’e savaşı sona erdirme çağrısını yineledi. Rus tarihindeki dönüşümlere işaret eden Ukrayna lideri, savaş yorgunluğunun değişimin önünü açabileceğini savundu.

Açık mektubunda kararın Kremlin’in elinde olduğunu belirten Zelenski, Ukrayna’nın çatışmaları sonlandırmaya hazır olduğunu ifade etti. Sürecin dürüstlük temelinde yürütülmesi ve savaşın yeniden başlamasını engelleyecek güvenlik garantileriyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Zelenski'ye göre Ruslar ağır kayıplar veriyor
Zelenski, son askeri değerlendirmelere göre Rus ordusunun mayıs ayında 30 binden fazla ölü ve ağır yaralı verdiğini ileri sürdü. Elindeki verilerin düzenli olarak doğrulandığını savunan Ukrayna lideri, söz konusu rakamların somut kayıtlarla desteklendiğini belirtti.
Savaşın nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Zelenski, NATO ile ilişkilerin jeopolitik dengeler veya Rusça konuşan toplulukların durumunun çatışmanın temel sebebi olmadığını iddia etti. Ukrayna lideri, savaşın Putin’in tercihi sonucu başladığını savunarak tarihin bu süreci bu şekilde kaydedeceğini söyledi.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi verilerine göre Rus ordusu, yalnızca Mayıs 2026 ayı içerisinde yaklaşık 38.970 askeri personel kaybetmiştir. Mayıs ayında cephedeki çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte Rusya'nın günlük asker kaybı ortalama 1.100 ila 1.500 seviyelerinde seyretmiştir.

Rusya resmi makamları kendi askeri kayıplarını uzun süredir kamuoyuna açıklamazken, Ukrayna ordusunun ise bugüne kadar yaklaşık 500 bin askerini öldürdüğünü veya ağır yaraladığını (saf dışı bıraktığını) iddia etmektedir.
Cumhurbaşkanı Zelenski, savaşın dördüncü yılı olan Şubat 2026'da yaptığı açıklamada 55 bin askerin öldüğünü doğrulasa da bağımsız uluslararası istihbarat raporları ve düşünce kuruluşları, Ukrayna'nın toplam askeri zayiatının çok daha yüksek olduğunu belirtmektedir.
Kremlin’den ret yanıtı gecikmedi
Zelenski’nin çağrısı Moskova’da karşılık bulmadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, mevcut şartlar altında Ukrayna lideriyle görüşmenin fayda sağlamayacağını belirterek, Rusya’nın kısa süreli ateşkeslerden çok kapsamlı ve kalıcı bir barış düzenlemesi arayışında olduğunu söyledi.

Putin, Zelenski’nin görüşme isteğini doğrularken, mevcut aşamada liderler arasında yapılacak bir temasın anlam taşımadığını ifade etti. Rus lider, geçici çözümler yerine uzun vadeli sonuçlar doğuracak bir anlaşmanın gerekli olduğunu vurguladı.
Geçtiğimiz yıl da benzer bir çağrıda bulunan Zelenski'ye cevap olarak Putin, Moskova'da görüşme çağrısı yapmıştı. Çağrıya cevaben Zelenski ise ''Ülkem her gün füze saldırıları altındayken Moskova'ya gidemem. O teröristin başkentine gidemem'' demişti.
Putin, altyapı saldırılarının etkilerini kabul etti
Rus lider, Ukrayna’nın son dönemde Rusya içindeki kritik altyapı noktalarına yönelik saldırılarına da değindi.
Ukrayna'nın gerçekleştirdiği saldırıların belirli düzeyde etkiler oluşturduğunu kabul eden Putin, söz konusu gelişmelerin Rus hava savunma kapasitesinin daha da güçlendirilmesini zorunlu kıldığını söyledi. Putin, yaşananların Moskova açısından savunma sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Ukrayna, Mayıs ve Haziran 2026'yı kapsayan son 1 aylık dönemde, Rusya topraklarının derinliklerindeki ve işgal altındaki bölgelerdeki enerji altyapısını, askeri üsleri, gölge filoları ve mikroelektronik tesislerini uzun menzilli kamikaze İHA'lar ile vurdu. St. Petersburg Petrol Terminali ve Kronstadt Deniz Üssü, en çok dikkat çeken saldırılar olurken; Astrakhan Gaz İşleme Tesisi, Novoşahtinsk Petrol Rafinerisi, Saratov ve İlski Rafinerileri ile çok sayıda askeri tesis ve savunma sistemi de saldırılarda hasar gördü.

Rus ordusu ise Mayıs ve Haziran 2026'yı kapsayan son 1 aylık dönemde Ukrayna genelinde enerji şebekelerini, askeri komuta merkezlerini ve kritik sivil altyapıları hedef alan, savaşın başından bu yana görülen en yoğun kombine hava saldırılarını düzenledi. Rusya bu süreçte Kinjal hipersonik füzeleri, İskender balistik füzeleri, H-101 seyir füzeleri ve yüzlerce kamikaze İHA kullandı. Saldırılarda Ukrayna'nın enerji altyapısını, lojistik hatlarını ve askeri idare merkezlerini vurdu ve bunun sonucunda Zelenski acil Patriot tedariki çağrısında bulundu.
Ekonomik yaptırımlara karşı mesaj
Batılı ülkelerin Rusya’ya yönelik yaptırımlarını değerlendiren Putin, uygulanan ekonomik baskıların hedeflenen sonucu vermediğini savundu.
Rusya’ya ait yaklaşık 300 milyar dolarlık varlığın dondurulduğunu hatırlatan Putin, buna rağmen ülkenin rezervlerinin 500 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktığını ileri sürdü. Rus lider, verilerin ülke ekonomisinin yaptırımlara karşı direnç göstermeye devam ettiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Bilindiği gibi Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında Batılı ülkeler tarafından dondurulan 300 milyar dolarlık (yaklaşık 280 milyar avro) Merkez Bankası rezervi, küresel finans tarihinin en büyük bloke operasyonudur. Paranın aslan payı olan yaklaşık 200 milyar dolar, Brüksel merkezli uluslararası menkul kıymet saklama kuruluşu Euroclear bünyesinde nakit ve tahvil olarak tutulmaktadır.

Putin'in 500 milyar dolar savı ise, Rusya'nın rezerv artışının neredeyse %90'ı altının küresel piyasalarda değer kazanmasından kaynaklanıyor. Oysa Rusya'nın fiziki altın rezervi değişmemiştir. Örneğin Rusya Maliye Bakanlığı verilerine göre, ülkenin petrol ve doğal gaz gelirleri 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla %24 azalarak 8,5 trilyon rubleye (yaklaşık 108,2 milyar dolar) düşmüştür.
Ukrayna'nın ABD ile ilişkilerine eleştiri
Putin, Ukrayna’nın ABD ile ilişkilerine yönelik eleştirilerde de bulundu. Kiev yönetiminin savaş alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Washington’dan sürekli silah desteği talep ettiğini belirten Putin, buna rağmen Ukrayna’nın ABD’yi tam anlamıyla güvenilir bir garantör olarak görmediğini öne sürdü.
Karşılıklı açıklamalar, Moskova ve Kiev arasında ateşkes, müzakere süreci ve savaşın nedenlerine ilişkin temel görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koyarken, taraflar arasında yakın dönemde liderler düzeyinde bir görüşme gerçekleşmesi ihtimalinin düşük olduğuna işaret etti.
Yükleniyor...









-1779702686712-7468.webp)





