Yunanistan, Patriot bataryasını Kerpe’den Girit’e taşıdı
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis, Türkiye ile ilişkilere değinerek “Yeni Kardak vakalarına izin vermeyeceğiz” açıklamasında bulundu.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

- Kerpe’deki Patriot bataryası Girit’e taşındı
- “Yeni Kardak vakalarına izin vermeyeceğiz”
- “Sakin sular temel pozisyonlarımızdan geri adım anlamına gelmiyor”
- Türkiye’nin deniz parklarına karşılık verileceğini söyledi
- “Gerekirse fırkateyn ve F-16 göndeririz”
- “Türkiye’nin talimatıyla hareket ettiğimiz iddiası saçmalık”
- Suudi Arabistan’daki Patriotların geleceği de gündeme geldi
- Türkiye’nin F-35 ihtimaline ilişkin açıklama
- Gerapetritis, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi
Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Ege ve Doğu Akdeniz’deki son gelişmelerin ardından yeniden Atina’nın gündeminin üst sıralarına çıktı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis, 24 Ağustos 2026’da OPEN TV’ye verdiği röportajda Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savunurken Atina’nın egemenlik hakları konusunda geri adım atmayacağını söyledi.
Gerapetritis, olası yeni bir Kardak benzeri krizle ilgili soruya “Her uygun şekilde karşılık vereceğiz” yanıtını verirken, Kerpe Adası’ndaki Patriot bataryasının Girit’e taşınmasının Türkiye’nin talebiyle gerçekleştirildiği iddialarını da reddetti.
Kerpe’deki Patriot bataryası Girit’e taşındı
Röportajda gündeme gelen bir diğer konu Yunanistan’ın Kerpe (Karpathos) Adası’nda konuşlandırdığı Patriot hava savunma bataryasının Girit’e taşınması oldu.
Bataryayı taşıyan Yunan çıkarma gemisinin 23 Ağustos sabahı Kerpe’den ayrıldığı ve sistemin Girit’teki Suda (Souda) bölgesine götürüldüğü Yunan basını tarafından bildirildi. Gerapetritis de Patriot sisteminin Kerpe’den Girit’e taşındığını doğruladı. Bakan, kararın Türkiye’nin talebi veya baskısı sonucunda alındığı yönündeki iddiaları ise kesin bir dille reddetti.
“Yeni Kardak vakalarına izin vermeyeceğiz”
Gerapetritis’e röportaj sırasında Ege’de Türkiye ile yeni bir “sıcak olay” yaşanması ve 1996’daki Kardak krizine benzer bir durumun ortaya çıkması ihtimali soruldu.
Yunan Bakan, böyle bir gelişmeye Atina’nın “her uygun şekilde” karşılık vereceğini belirterek, Yunanistan’ın sahada da bunu yapabilecek durumda olduğunu savundu. Yunan basını Gerapetritis’in açıklamalarını “Yeni Kardak vakalarına izin vermeyeceğiz” sözleriyle öne çıkardı.

Gerapetritis, Yunanistan’ın ulusal çıkarlarını korumak için gerektiğinde harekete geçeceğini söyleyerek Atina’nın önceki dönemlerden farklı olarak gelişmeleri yalnızca takip eden bir konumda olmadığını ileri sürdü. Bakan, “Yunanistan izlemiyor, Yunanistan harekete geçiyor” mesajını verirken Atina’nın diplomatik, ekonomik ve askerî açıdan geçmişe göre daha güçlü olduğunu savundu.
“Sakin sular temel pozisyonlarımızdan geri adım anlamına gelmiyor”
Gerapetritis, son yıllarda Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde kullanılan “sakin sular” politikasının sona erip ermediğine ilişkin soruya da yanıt verdi. Yunan Bakan, politikanın başlı başına bir hedef olmadığını, Türkiye ile işlevsel ilişkilerin sürdürülebilmesi için kullanılan bir araç olduğunu söyledi.
Atina’nın Ankara ile görüşmeye devam edeceğini belirten Gerapetritis, bunun Yunanistan’ın temel tezlerinden vazgeçtiği anlamına gelmediğini ifade etti. Gerapetritis’e göre Türkiye’nin Mavi Vatan, Ege’deki “gri bölgeler” ve adaların silahsızlandırılması konusundaki tezleri yeni değil ve onlarca yıldır Ankara tarafından dile getiriliyor.
Atina’nın ise deniz mekânsal planlaması, deniz parkları, deniz altı kaynaklarının değerlendirilmesi ve uluslararası ittifaklar gibi konularda kendi girişimlerini sürdürdüğünü söyledi.
Türkiye’nin deniz parklarına karşılık verileceğini söyledi
Gerapetritis, Türkiye’nin deniz parklarına ilişkin son adımlarına da değindi. Yunan Bakan, Atina’nın gelişmeleri takip ettiğini ancak endişeli olmadığını belirterek Yunanistan’ın kendi ulusal çıkarlarını koruyabilecek kapasiteye sahip olduğunu savundu.
Gerapetritis ayrıca Yunan hükümetinin Türkiye’nin son adımları konusunda Avrupa Birliği kurumlarını resmî olarak bilgilendirdiğini söyledi. Konunun AB Dışişleri Konseyinde de gündeme getirileceğini ve gerekli diplomatik girişimlerin yapılacağını açıkladı.

Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, kıta sahanlığı, karasuları, bazı ada ve kayalıkların statüsü ile askerî faaliyetler konusunda uzun süredir görüş ayrılıkları bulunuyor.
“Gerekirse fırkateyn ve F-16 göndeririz”
Gerapetritis, Türkiye ile sahada gerilim yaşanması durumunda Yunanistan’ın askerî unsurlar kullanıp kullanmayacağına ilişkin soruya da yanıt verdi. Yunanistan’ın geçmişte gerekli gördüğü bölgelere savaş gemileri ve savaş uçakları gönderdiğini belirten Bakan, “Yunanistan fırkateyn gönderebildiğini, F-16 gönderebildiğini kanıtladı” dedi.
Gerapetritis ayrıca gerektiğinde modernize edilmiş F-16’ların kullanılabileceğini söyledi. F-35’lerin ise ilerleyen dönemde Yunan Hava Kuvvetleri envanterine katılacağını belirtti. Ancak röportajın resmî dökümünde Gerapetritis’in sözleri, belirli bir Türk askerî unsuruna karşı fırkateyn veya savaş uçağı gönderileceğine ilişkin alınmış operasyonel bir karar olarak değil, Yunanistan’ın gerektiğinde askerî kapasitesini kullanabileceğine yönelik siyasi bir mesaj olarak yer alıyor.
“Türkiye’nin talimatıyla hareket ettiğimiz iddiası saçmalık”
Gerapetritis, Yunanistan’ın Patriot sistemini Kerpe’den çekerek Türkiye’nin talebine uyduğu yönündeki iddiaları “saçmalık” olarak nitelendirdi. Yunan Bakan, “Yunanistan kuvvetlerinin konuşlandırılması konusunda hiçbir talimat kabul etmez” diyerek askerî birliklerin ülke içerisindeki konuşlandırılmasının Yunanistan’ın egemenlik hakkı olduğunu söyledi.

Patriot bataryasının Kerpe’den Girit’e taşınmasını ise “tamamen operasyonel bir mesele” olarak tanımladı. Gerapetritis’e göre karar, Yunanistan Genelkurmay Başkanlığının (GEETHA) tavsiyesi üzerine Ulusal Güvenlik Hükümet Konseyi (KYSEA) tarafından alındı. Bakan, operasyonel savunma kararlarının ayrıntılarının kamuoyu önünde tartışılamayacağını da ifade etti.
Suudi Arabistan’daki Patriotların geleceği de gündeme geldi
Gerapetritis’e Suudi Arabistan’da konuşlandırılan Yunan Patriot sistemlerinin geri çekilip çekilmeyeceği de soruldu. Bakan, bu konuda henüz kesin bir karar açıklamayarak konuşlandırmanın hem operasyonel ihtiyaçlara hem de Yunanistan-Suudi Arabistan arasındaki stratejik ilişkilere göre değerlendirildiğini söyledi.

Gerapetritis, Yunanistan’ın ulusal çıkarlarının gerektirmesi durumunda bataryanın ülkeye geri getirileceğini, aksi durumda Suudi Arabistan’da kalabileceğini belirtti. Dolayısıyla Suudi Arabistan’daki Patriot bataryasının geri çekileceğine ilişkin 24 Ağustos itibarıyla açıklanmış kesin bir karar bulunmuyor.
Türkiye’nin F-35 ihtimaline ilişkin açıklama
Yunan Bakan, Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil edilmesi ihtimaline ilişkin de konuştu. Gerapetritis, Atina’nın başka bir ülkeye savunma anlaşmalarını nasıl düzenlemesi gerektiğini dayatamayacağını kabul ederek, “Herhangi bir ülkeye savunma anlaşmalarını nasıl tanımlayacağını biz dayatamayız” dedi.

Bununla birlikte Yunanistan’ın Türkiye'ye F-35 satışı konusunda Washington'a kendi hassasiyetlerini aktardığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile düzenli görüştüğünü belirten Gerapetritis, Yunanistan-ABD stratejik ilişkileri çerçevesinde Atina’nın güvenlik kaygılarının dikkate alınmasını beklediklerini ifade etti.
Gerapetritis, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi
Açıklamaların önemli bir bölümü Yunanistan’daki muhalefetin ve eski başbakanların Miçotakis hükümetinin Türkiye politikasına yönelik eleştirilerine ayrıldı.
Gerapetritis, “sakin sular” döneminin Yunanistan açısından taviz anlamına geldiği yönündeki eleştirileri reddetti. Bu süreçte silahlı kuvvetlerin güçlendirildiğini, düzensiz göç akışlarının ve ihlallerin azaldığını, Kıbrıs konusundaki görüşmelerin yeniden başladığını ve Yunanistan’ın uluslararası ortaklıklarını geliştirdiğini savundu.
Eski Başbakan Antonis Samaras’ın eleştirilerine de yanıt veren Gerapetritis, Samaras’ın başbakanlığı döneminde de Türkiye ile görüşmeler gerçekleştirildiğini hatırlattı. Bakan, buna rağmen Türkiye ile iletişim kanallarının kapatılmasının yanlış olacağını vurguladı. Atina’nın yaklaşımının bir yandan Ankara ile diyaloğu sürdürmek, diğer yandan Ege ve Doğu Akdeniz’de kendi tezleri doğrultusunda diplomatik ve askerî kapasitesini korumak olduğunu ifade etti.
Yükleniyor...













