Ukrayna’da kuşlar fiber optik drone kablolarıyla yuva yapıyor
Ukrayna'da kuşların drone fiber optik kabloları yuva yapımında kullanması, savaşın çevre ve yaban hayatına olan etkisini ortaya koydu.

Ukrayna’nın Donbas bölgesinde, savaşın çevresel etkilerine dair dikkat çekici görüntüler ortaya çıktı. Cephe hattına yakın bölgelerde yaşayan kuşların, drone sistemlerinde kullanılan fiber optik kabloları yuva yapımında kullandığı tespit edildi.
Görüntüler, bir Rus bombasının bir ağacı devirmesinin ardından ortaya çıktı. Kırılan dalların arasından düşen bir kuş yuvasının içinde fiber optik kablo parçalarının bulunduğu görüldü.
Söz konusu fotoğraflar, Ukraynalı sivil toplum lideri ve yolsuzluk karşıtı aktivist Olena Tregub tarafından Twitter/X platformunda paylaşıldı. Tregub, bu yapıyı “apocalyptic bird’s nest” (apokaliptik kuş yuvası) olarak tanımladı ve fotoğrafların Oleg Malchenko tarafından çekildiğini aktardı.
Cephe hattında yaşam ve yaban hayatı üzerindeki etkiler
Ukraynalı araştırmacı, tarih doktoru ve aynı zamanda asker olan Oleh Malchenko, Donetsk Oblastı’nda kuşların savaş ortamına uyum sağlayarak hem çimen hem de fiber optik kablo parçalarını yuva yapımında kullandığını ifade etti.
Malchenko, bir Rus güdümlü hava bombasının bir ağacı devirmesinin ardından ağaçtan düşen yuvalarda fiber optik kabloların bulunduğunu söyledi. Ortaya çıkan durumu “Donbas’ın apokaliptik dünyasına bir cevap” ve “gerçeği algılama biçimi” olarak yorumladı.

Malchenko ayrıca kuşların cephe hattında yoğun tehlike altında olduğunu, sürekli patlamalar nedeniyle sarsıntı geçirdiklerini, yuvalardan düşebildiklerini, yönlerini kaybederek bina çatılarına ve elektrik direklerine çarpabildiklerini belirtti.
Savaşın görsel izleri ve fiber optik kirlilik
Paylaşımlarda Donbas’taki savaşın bir diğer görsel izi olarak tarlaların ve geniş alanların fiber optik kablo parçalarıyla kaplandığına dikkat çekildi. Bu kabloların, İHA savaşlarında her iki taraf tarafından kullanılan fiber optik bağlantılı drone sistemlerinden kaynaklandığı belirtildi.

İçerikte ayrıca geleceğe yönelik distopik bir çerçeveye de yer verildi. Jet motorlu araçlar ve neon şehirler gibi teknoloji ütopyası beklentilerinin gerçekleşmediği, buna karşın kuşların bu teknolojik artıklarla yaşam alanı oluşturduğu ifade edildi.
FPV dronlarda fiber optik teknolojinin yükselişi
FPV saldırı dronlarının büyük çoğunluğu operatörle radyo bağlantısı üzerinden çalışıyor. Ancak bu sistem ciddi bir zayıflık içeriyor. Özellikle çok alçaktan uçuşlarda veya tepe arkasında manevra sırasında bağlantı kolaylıkla kesilebiliyor.
Buna ek olarak FPV dronların önemli bir kısmının sinyal bozma (jammer) nedeniyle kaybedildiği ve bazı sahalarda kayıp oranının %75’e kadar ulaştığı ifade ediliyor. Sahadan gelen değerlendirmelere göre bu kayıpların önemli bir bölümü düşman elektronik harp unsurlarından değil, “dost ateşi” kaynaklı sinyal kesintilerinden oluşuyor.

Sinyal bozucular FPV tehditlerine karşı kısmi koruma sağlasa da birçok operatör kablolu sistemlere aşırı güven duyuyor. Fiber optik dronlar, radyo iletişimindeki zayıflıkları ortadan kaldıran alternatif bir teknoloji olarak öne çıkıyor.
Söz konusu konsept, 2000’li yılların başında ABD Savaş Bakanlığına bağlı Gelişmiş Savunma Araştırma Projeleri Ajansı (Defense Advanced Research Projects Agency) tarafından “Yakın Muharebe Ölümcül Keşif” dronu kapsamında geliştirilmiş ancak hiçbir zaman sahada kullanılmamıştı. Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalarda fiber optik kablolu dronlar, kendini gösterecek alanı buldu.
Elektronik harp avantajı, yoğun bir şekilde kullanılmasına neden oldu
Fiber optik bağlantılı dronlar radyo frekansı kullanmadığı için parazit ve sinyal bozucu sistemlerden etkilenmiyor. Bu durum, klasik FPV dronlarda görülen bağlantı kopması sorunlarını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Ayrıca radyo yayınına dayalı FPV sistemler tespit edilebilirken, fiber optik dronlar elektromanyetik emisyon üretmediği için erken uyarı vermeden görev icra edebiliyor. Bu özellik sahada görünmezlik ve sürpriz kabiliyeti sağlıyor.

Fiber optik FPV dronlar savaş sahasında yoğun şekilde kullanıldıkça, uçuş sırasında kilometrelerce uzunluğa ulaşabilen kablo atıkları ortaya çıkıyor. Bu kablolar çoğu zaman toplanmadığı ya da dron düştüğünde sahada kaldığı için geniş alanlara yayılıyor.
Savaşın yeni nesil atığı olarak, büyük bir çevre felaketini beraberinde getirdi
Tarlalara, ormanlık alanlara ve cephe hattına dağılan ince lifler zamanla rüzgâr ve doğal hareketlerle daha geniş bölgelere taşınıyor ve görünmez bir kirlilik tabakası oluşturuyor.
Bu fiber parçalarının ekosisteme karıştığı ve doğal yaşamla doğrudan temas ettiği gözlemleniyor. Kuşların bu kabloları yuva yapımında kullanması, bazı hayvanların liflere dolanma riski ve bitki örtüsünün bu materyallerle kaplanması doğrudan fiziksel etkiler arasında yer alıyor.

Fiber optik kablolar kimyasal bir zehir etkisi yaratmıyor; ancak plastik bazlı yapıları nedeniyle doğada çözünmüyor ve parçalanarak mikro-lifler halinde kalıcı hale geliyor. Böylece klasik plastik kirliliğine benzer ancak daha ince ve yaygın bir çevresel yük oluşturuyor.
Yükleniyor...












-1779702686712-7468.webp)


