Mısır’daki tanker saldırısı, Süveyş Kanalı için yeni bir risk oluşturuyor
Mısır’ın Dimyat Limanı’nda iki gaz gemisini vuran İHA’nın kaynağı belirlenemedi. Saldırı, Süveyş Kanalı çevresindeki güvenlik kaygılarını artırdı.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

Orta Doğu’daki çatışmaların bölgesel enerji güzergâhlarına yayılabileceğine ilişkin endişeler, Mısır’ın Dimyat Limanı’ndaki iki gaz gemisinin insansız hava aracıyla hedef alınmasının ardından arttı. Saldırının İran tarafından gerçekleştirildiği veya İran Devrim Muhafızları tarafından yönlendirildiği yönündeki iddialar ise henüz doğrulanmadı.
Mısır hükümeti, 29 Temmuz’da Dimyat Limanı’nda çıkan ve iki gemiye sıçrayan yangına bir İHA’nın neden olduğunu açıkladı. Saldırıda ABD bağlantılı yüzer depolama ve yeniden gazlaştırma tankeri Energos Winter doğrudan isabet alırken, yangın yakındaki GasLog Salem adlı LNG tankerine yayıldı. Yangın kontrol altına alınırken can kaybı veya yaralanma bildirilmedi.

Olayın sorumluluğunu üstlenen herhangi bir ülke veya silahlı grup olmadı. Mısırlı yetkililer soruşturmanın sürdüğünü bildirirken İran yönetimi saldırıyla bağlantısı bulunduğu iddialarını reddetti. Bu nedenle saldırının İran’ın Süveyş Kanalı üzerinden yapılan enerji sevkiyatlarını kesmeyi amaçlayan planlı bir operasyonu olduğu kesinleşmiş bir bilgi olarak sunulamıyor.
Süveyş güzergâhına mesaj verilmiş olabilir mi?
Saldırının hedefi ve zamanlaması, olayın bölgesel enerji taşımacılığına yönelik stratejik bir mesaj olabileceği değerlendirmelerine yol açtı. İran ile ABD arasındaki çatışmalar Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılığı olumsuz etkilerken, Husilerin tehditleri Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz güzergâhındaki riskleri artırdı.

Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı’na bağımlılığını azaltmak için petrolünün bir bölümünü Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki terminallere taşıyabiliyor. Buradan yüklenen petrol, Avrupa pazarlarına Süveyş Kanalı veya Mısır’daki SUMED Boru Hattı üzerinden ulaştırılabiliyor.
Dimyat Limanı ise Süveyş Kanalı’nın kuzeyinde, Akdeniz kıyısında yer alıyor. Buradaki gaz altyapısının hedef alınması, İran’ın alternatif enerji güzergâhlarını da tehdit edebileceği şeklinde yorumlandı. Ancak saldırganın kimliği belirlenmediği için bunun Tahran tarafından verilmiş bilinçli bir mesaj olduğu değerlendirmesi henüz bir varsayımdan ibaret olarak kaldı.
Küresel enerji akışının ne kadarı tehlikede?
Hürmüz, Babülmendep ve Süveyş’in eş zamanlı olarak devre dışı kalmasının dünya enerji piyasasında ciddi bir arz ve fiyat şoku oluşturacağı öngörülüyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve petrol ürünleri 2024’te günlük ortalama 20 milyon varil seviyesinde gerçekleşti. Bu miktar 2025’in ilk çeyreğinde 20,4 milyon, son çeyreğinde ise 20,7 milyon varil olarak kaydedildi. İran’daki çatışmaların ve deniz trafiğindeki kesintilerin etkisiyle 2026’nın ilk çeyreğinde Hürmüz’den geçen miktar yaklaşık yüzde 30 azalarak günlük 14,6 milyon varile geriledi.

Hürmüz, Babülmendep ve Süveyş Kanalı’nın eş zamanlı olarak kapanması, aynı enerji sevkiyat zincirinin farklı aşamalarını kesintiye uğratarak küresel petrol ve LNG ticaretinde ciddi aksamalara yol açabilir. Ancak aynı yükler birden fazla geçiş noktasının verilerine yansıdığı için bu güzergâhların küresel ticaretteki paylarını doğrudan toplamak doğru verileri vermeyecektir. Örneğin Hürmüz’de 1 milyon varil, Babülmendep’te 1 milyon varil, Süveyş’te 1 milyon varil olarak kaydedilebilir. Bunları topladığımızda 3 milyon varil sonucu çıkar; ancak taşınan gerçek miktar yalnızca 1 milyon varildir. Fakat üç noktanın aynı anda kapanması yine de ciddi sonuç yaratır; çünkü geminin kullanabileceği birbirine bağlı güzergâhın tamamı kesintiye uğrar.
Dimyat saldırısı, Süveyş Kanalı’ndaki trafiği doğrudan durdurmadı. Ancak benzer saldırıların devam etmesi, sigorta maliyetlerini yükseltebilir, gemileri daha uzun rotalara yöneltebilir ve Mısır’ın enerji altyapısı üzerindeki güvenlik baskısını artırabilir.
Yükleniyor...














