İtalyan uçak gemisi Cavour için Bayraktar TB3 entegrasyonu gündemde
Bayraktar TB3’ün Cavour uçak gemisine entegrasyonu, İtalya donanmasının hava gücünde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

İtalya Donanması, uçak gemisi konuşlu insansız hava aracı kapasitesini artırma hedefi doğrultusunda BAYKAR tarafından geliştirilen Bayraktar TB3 silahlı insansız hava aracını envantere katmaya hazırlanırken, sürecin merkezinde platformun ITS Cavour uçak gemisine entegrasyonu bulunuyor.
Naval News’in haberine göre, İtalyan Senatosu Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi’nde konuşan donanma komutanı, TB3’ün tedarik sürecinin sürdüğünü açıkladı. Platformun, İtalyan savunma şirketi Leonardo üzerinden temin edilmesi planlanıyor.
Cavour’a entegrasyon planın odağında
Bayraktar TB3’ün, İtalya Donanmasının uçak gemisi ITS Cavour’a entegre edilebilecek yapıda olduğu belirtilirken, platformun gemi konuşlu hava unsurları arasında yer alması hedefleniyor.

İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Giuseppe Berutti Bergotto, 25 Mart’ta Senato Dışişleri ve Savunma Komisyonu’nda yaptığı açıklamada, TB3’ün TCG Anadolu’dan kalkış yaparak operasyon icra ettiğini ve bu sistemlerin Cavour’da da kullanılabileceğini ifade etti.
Uzmanlar entegrasyonun etkisinde birleşti
Anadolu Ajansı'na konuşan İtalyan savunma ve güvenlik uzmanları, TB3’ün Cavour uçak gemisine entegre edilmesinin donanmaya önemli kabiliyetler kazandıracağı görüşünde birleşti.
Savunma analisti Paolo Mauri, TB3’ün Baykar tarafından geliştirilen ve TB2’nin gemi konuşlu versiyonu olduğunu belirterek, platformun Cavour’da F-35B savaş uçaklarıyla birlikte görev yapacağını ifade etti.

Mauri’ye göre TB3, düşük riskli ortamlarda gözetleme ve taarruz görevleri icra ederek hava grubuna destek sağlayacak. 21 ila 32 saat arasında değişen uçuş süresi ve MAM-L güdümlü mühimmat dahil taşıyabildiği faydalı yük, platformun operasyonel kabiliyetlerini güçlendiriyor.
Entegrasyonu şekillendiren iki temel unsur
İtalyan Donanmasının TB3’e yönelmesinde iki eş zamanlı faktörün etkili olduğu değerlendiriliyor. İlk unsur, Baykar ile Leonardo arasında kurulan ve merkezi İtalya’da bulunan LBA Systems ortaklığı.
Yüzde 50 - yüzde 50 ortaklık yapısına sahip bu girişim, insansız hava araçlarının faydalı yüklerinin tasarımı, geliştirilmesi, üretimi ve bakımından sorumlu. İkinci unsur ise platformun sahadaki performansı olarak öne çıkıyor.
Tatbikat performansı entegrasyonun önünü açtı
15 Şubat’ta Baltık Denizi’nde gerçekleştirilen NATO 2026 Steadfast Dart tatbikatı sırasında TB3, TCG Anadolu'dan kalkış yaparak saldırı görevi icra etti ve ardından gemiye iniş gerçekleştirdi. Yaşanan gelişme, Avrupa tarihinde bir taarruzi SİHA’nın ilk kez bir gemiden havalanıp operasyon gerçekleştirmesi olarak kayda geçti.

TB3’ün TCG Anadolu’dan kalkış yaparak sergilediği bu kabiliyet, fırlatma ve yakalama sistemi bulunmayan ancak baş kısmında yukarı eğimli kalkış rampası bulunan uçak gemilerinde de etkin şekilde görev yapabileceğini ortaya koydu. Böylece Cavour ile entegrasyonun teknik olarak mümkün olduğunu gösterdi. Ayrıca platformun Baltık Denizi’ndeki zorlu hava koşullarında görev icra etmesi, operasyonel dayanıklılığı açısından dikkat çekti.
Donanmanın dönüşüm programıyla uyumlu
İtalyan Donanmasının 2035’e kadar uzanan modernizasyon planları kapsamında, istihbarat, gözetleme ve keşif görevlerini icra edebilecek yeni platformların envantere katılması hedefleniyor. TB3’e yönelik ilginin, bu kapsamda yeni kabiliyetler edinme iradesinin bir yansıması olduğu değerlendiriliyor.

Ayrıca küresel güvenlik ortamındaki değişim ve Çin’in Type 076 gibi insansız hava araçları taşıyabilen büyük tonajlı deniz platformları geliştirmesi, yeni yönelimi etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Kuvvet çarpanı etkisi ve görev yelpazesi
Savunma uzmanı Luca Peruzzi, insansız sistemlerin donanma için önemli bir kuvvet çarpanı oluşturduğunu ve personel üzerindeki risk ile iş yükünü azalttığını ifade etti.
Peruzzi, TB3’ün Cavour’da kullanılması halinde uçak gemisi görev grubunun görev yelpazesinin genişleyeceğini ve müşterek kuvvet kabiliyetlerine katkı sağlayacağını belirtti. Bu kapsamda TB3’ün, özellikle İtalyan ve Türk donanmaları için önemli bir kuvvet çarpanı haline gelmesi bekleniyor.
Stratejik ve siyasi zemin
NATO Savunma Koleji Vakfı Direktörü Alessandro Politi, TB3’ün İtalya’da geliştirilmesi ve Cavour’da kullanılması fikrinin Türkiye ile İtalya arasındaki köklü ilişkilere dayandığını vurguladı. Politi, savunma sanayi iş birliğinin siyasi bir boyutu bulunduğunu ve bu projenin iki hükümetten de açık destek gördüğünü ifade etti.
Türkiye ile İtalya’nın NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü kapsamında uzun süredir iş birliği içinde olduğunu hatırlatan Politi, iki ülkenin Akdeniz’de benzer güvenlik endişelerini paylaştığını ve Ankara ile Roma arasında güçlü bir karşılıklı anlayış bulunduğunu belirtti.
Bayraktar TB3’ün Cavour’a entegrasyonu, yalnızca teknik bir adım değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Yükleniyor...













