ABD'de seçim sonuçları açıklandı: Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi ve Senato'yu kaybetti
ABD'de 3 Kasım 2026 ara seçimlerinde Demokratlar, Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazandı. Sonuçlar Trump'ın politikalarını nasıl etkileyecek?
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

- Demokratlar Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazandı
- Senato seçimlerinde Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletler el değiştirdi
- Temsilciler Meclisi'nde de çoğunluk değişti
- Valilik seçimlerinde de Demokratlar önemli kazanımlar elde etti
- Hayat pahalılığı ve İran savaşı seçimlerin temel gündemi oldu
- Trump seçim sonuçlarını kabul edeceğini açıkladı
- Seçim sonuçları ABD'nin dış politikasını nasıl etkileyebilir?
- Yeni Kongre 3 Ocak 2027'de göreve başlayacak
ABD'de 3 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilen ara seçimlerde Demokrat Parti, Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu Cumhuriyetçi Parti'den aldı. Associated Press ve Reuters'ın aktardığı sonuçlara göre Demokratlar, Temsilciler Meclisi ve Senato'da önemli kazanımlar elde ederken Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır güçlü olduğu bazı eyaletlerde de seçimleri kazandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin ortasında düzenlenen seçimlerde hayat pahalılığı, İran ile savaş, göç politikaları ve federal yönetimin uygulamaları seçmenlerin başlıca gündem maddeleri arasında yer aldı. Seçim sonuçlarının, Trump yönetiminin görev süresinin kalan iki yılında Kongre ile ilişkilerini ve iç politika gündemini önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor.
Önemli Not: 4 Kasım 2026 itibarıyla haber kuruluşlarının açıkladığı seçim sonuçları ve projeksiyonlar esas alınmıştır. Bazı seçim çevrelerinde oy sayımı devam etmektedir.
Demokratlar Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazandı
ABD'de yapılan ara seçimler, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk iki yılında Cumhuriyetçilerin elinde bulunan Kongre çoğunluğunu değiştirdi. Seçim öncesinde Cumhuriyetçiler, 100 üyeli Senato'da 53 sandalyeyle çoğunluğu elinde bulunduruyordu. Demokratların 45, Demokratlarla birlikte hareket eden bağımsız senatörlerin ise iki sandalyesi bulunuyordu.

Temsilciler Meclisi'nde de Cumhuriyetçiler dar bir çoğunluğa sahipti. Demokratların bu kanatta çoğunluğu ele geçirebilmesi için en az 218 sandalyeye ulaşması gerekiyordu. 3 Kasım'da yapılan seçimlerde Demokrat adayların yalnızca rekabetin yüksek olduğu eyaletlerde değil, geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bölgelerde de başarı elde etmesi, Kongre'deki dengeleri değiştirdi.
Associated Press, Demokratların Senato'da çoğunluğu kazandığını duyurdu. Amerikan basın kuruluşlarının sonuç projeksiyonları, Demokratların Temsilciler Meclisi'ni de Cumhuriyetçilerden aldığını ortaya koydu. Böylece Demokratlar, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında yasama organının iki kanadında da çoğunluğa sahip olacak.
Senato seçimlerinde Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletler el değiştirdi
Seçimlerin en dikkat çekici sonuçları Senato yarışlarında yaşandı. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır kazandığı bazı eyaletlerde önemli sonuçlar elde etti. Teksas'ta Demokrat aday James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı mağlup etti. Böylece Demokratlar, 38 yıl sonra eyaletten ABD Senatosu'na bir üye göndermeyi başardı.

Kansas'ta Demokrat Adam Hamilton, Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall karşısında seçimi kazandı. Bu sonuç, Demokratların 1932 yılından bu yana Kansas'ta elde ettiği ilk Senato zaferi olarak kayıtlara geçti.
Ohio'da eski Demokrat Senatör Sherrod Brown, Cumhuriyetçi rakibini geride bırakarak yeniden Senato'ya seçildi. Ohio, Trump'ın önceki başkanlık seçimlerinde kazandığı eyaletlerden biri olması nedeniyle sonuç ayrıca önem taşıyor.
Kuzey Carolina'da eski Demokrat Vali Roy Cooper, Cumhuriyetçilerin elinde bulunan Senato sandalyesini partisinin hanesine kazandırdı. Demokratlar ayrıca Iowa, Maine ve Güney Carolina'da da Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato sandalyelerini kazanarak ülke genelindeki başarılarını genişletti.
| Eyalet | Kazanan parti | Öne çıkan sonuç |
| Teksas | Demokrat | James Talarico, 38 yıl sonra Demokratlara zafer kazandırdı |
| Kansas | Demokrat | Adam Hamilton, 1932'den bu yana ilk Demokrat zaferini elde etti |
| Ohio | Demokrat | Sherrod Brown Senato'ya döndü |
| Kuzey Carolina | Demokrat | Roy Cooper Cumhuriyetçilerden sandalye aldı |
| Iowa | Demokrat | Cumhuriyetçilerin sandalyesi Demokratlara geçti |
| Maine | Demokrat | Demokratlar sandalye kazandı |
| Güney Carolina | Demokrat | Cumhuriyetçilerin sandalyesi Demokratlara geçti |
Demokratların Senato'da çoğunluğu kazanması, yalnızca yeni yasaların kabul edilmesi açısından değil, başkanın üst düzey kamu görevlileri ve federal yargı adaylarının onaylanması bakımından da önem taşıyor. ABD Anayasası'na göre Senato, başkan tarafından önerilen birçok üst düzey atamayı onaylama yetkisine sahip. Bu nedenle yeni Senato çoğunluğu, Trump yönetiminin gelecekteki atama süreçlerinde belirleyici rol oynayabilecek.
Temsilciler Meclisi'nde de çoğunluk değişti
435 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nin tamamı 3 Kasım seçimlerinde yeniden belirlendi. Seçim öncesinde Cumhuriyetçiler dar bir çoğunluğa sahipken Demokratlar, özellikle banliyö bölgelerinde ve rekabetçi seçim çevrelerinde önemli kazanımlar elde etti.
Demokrat adaylar, 2024 başkanlık seçimlerinde Trump'ın yüksek oy oranlarına ulaştığı bazı bölgelerde de başarılı oldu. Associated Press'in aktardığına göre Demokratların kazandığı seçim çevreleri arasında Trump'ın önceki seçimde 18 puana varan farklarla önde tamamladığı bölgeler de bulunuyor. Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanması, başkanın bütçe ve yasama gündeminin Kongre'den geçirilmesini daha karmaşık hâle getirecek.

ABD'de federal yasaların kabul edilmesi için genel olarak hem Temsilciler Meclisi'nin hem de Senato'nun onayı gerekiyor. Başkanın veto yetkisi ise yürürlükte kalmaya devam ediyor. Temsilciler Meclisi'ndeki yeni çoğunluk ayrıca federal yönetimin faaliyetleri hakkında soruşturma yürütme, komisyonların gündemini belirleme ve bütçe görüşmelerinde öncelikleri şekillendirme imkânına sahip olacak.
Demokratların Temsilciler Meclisi'ndeki lideri Hakeem Jeffries'in yeni dönemde Meclis Başkanlığı görevine gelmesi bekleniyor. Ancak bu göreve başlayabilmesi için yeni seçilen Meclis üyelerinin yapacağı oylamada yeterli desteği alması gerekiyor.
Valilik seçimlerinde de Demokratlar önemli kazanımlar elde etti
Ara seçimlerde Kongre üyelerinin yanı sıra 36 eyalette valilik seçimleri de gerçekleştirildi. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin yönetimindeki Teksas, Ohio, Iowa ve Georgia eyaletlerinde valilikleri kazandı.
Teksas'ta Demokrat Gina Hinojosa, Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott karşısında seçimi kazanarak eyaletin ilk Latin kökenli kadın valisi oldu.
Ohio'da Demokrat Amy Acton valilik yarışından galip ayrılırken Iowa'da Rob Sand, yaklaşık 20 yıl sonra eyalette valilik kazanan ilk Demokrat oldu.
Georgia'da ise Demokrat Keisha Lance Bottoms, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki valiliği partisinin hanesine kazandırdı.
Valilik seçimlerindeki değişim, eyaletlerin bütçe politikaları, yerel yönetim uygulamaları, eğitim, sağlık ve seçim mevzuatı gibi alanlarda da yeni siyasi dengeler oluşturacak.
Hayat pahalılığı ve İran savaşı seçimlerin temel gündemi oldu
ABD ara seçimlerinde ekonomik sorunlar, seçmen davranışını etkileyen başlıca konular arasında yer aldı. Reuters'ın aktardığı sandık çıkış anketlerine göre seçmenlerin yaklaşık onda dokuzu hayat pahalılığını oy verme kararlarında önemli veya çok önemli bir unsur olarak değerlendirdi.
Ankete katılan seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi yüksek fiyatlardan Trump yönetimini sorumlu tuttu. Dört seçmenden yaklaşık üçü ise ülkenin gidişatından memnun olmadığını veya öfke duyduğunu belirtti. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında enflasyonun düşürülmesini ve Amerikan ekonomisindeki maliyet baskılarının hafifletilmesini temel vaatleri arasında göstermişti. Ancak 2026 yılına gelindiğinde gümrük tarifeleri, enerji fiyatları ve İran'la devam eden savaşın ekonomik etkileri seçim kampanyasının merkezine yerleşti.

İran'a yönelik Amerikan askerî operasyonları ve çatışmanın ekonomik maliyeti, Demokrat adayların kampanyalarında öne çıkardığı konulardan biri oldu. Cumhuriyetçi adaylar ise Trump yönetiminin sınır güvenliği, göç politikaları ve ekonomik önceliklerini savunarak seçmen desteğini korumaya çalıştı. Sandık çıkış anketlerinde seçmenlerin federal yönetimde yolsuzluk ve hesap verebilirlik konularına ilişkin kaygılarının da yüksek olduğu görüldü. Demokrat adayların özellikle genç ve Latin kökenli seçmenler arasında önceki seçimlere göre daha güçlü destek elde ettiği bildirildi.
Trump seçim sonuçlarını kabul edeceğini açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump, seçimlerin ardından yaptığı açıklamada Demokratların kampanyalarını başarılı şekilde yürüttüğünü belirtti. Fox News'e konuşan Trump, Demokrat adayların iyi mücadele ettiğini ifade ederek seçim sonuçlarını kabul edeceğini söyledi. Bununla birlikte Trump, Cumhuriyetçilerin kayıplarını doğrudan kendi yönetimine yönelik bir tepki olarak değerlendirmediğini belirtti.

ABD Başkanı, bazı Cumhuriyetçi adayların seçim kampanyalarındaki performanslarını eleştirirken kendi yönetiminin ilk iki yıldaki icraatlarını savundu. Trump'ın açıklamaları, Demokratların seçim sonuçlarını yönetimin ekonomi ve dış politika uygulamalarına yönelik seçmen tepkisi olarak değerlendirdiği bir dönemde geldi. Demokrat Parti yöneticileri ise seçim sonuçlarının Kongre'nin yürütme organı üzerindeki denetimini güçlendirmesi gerektiğini savundu.
Seçim sonuçları ABD'nin dış politikasını nasıl etkileyebilir?
Kongre'deki çoğunluğun değişmesi, ABD'nin dış politika ve savunma politikalarında da etkili olabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. ABD Başkanı, dış politikanın yürütülmesinde ve silahlı kuvvetlerin başkomutanı olarak askerî kararların alınmasında geniş yetkilere sahip. Bununla birlikte Kongre, federal bütçe, savunma harcamaları, silah satışlarına ilişkin denetim ve askerî faaliyetlerin gözetimi gibi alanlarda önemli yetkiler kullanıyor.
Demokratların iki kanatta da çoğunluğu kazanması, özellikle İran savaşı, Orta Doğu'daki Amerikan askerî varlığı ve savunma bütçesi konusunda Trump yönetiminin Kongre'de daha yoğun denetimle karşılaşmasına yol açabilir. Kongre komisyonları, yürütme organının askerî operasyonlarına ilişkin yetkililerden bilgi talep edebilir ve kamuya açık oturumlar düzenleyebilir.

Ukrayna'ya yönelik askerî ve ekonomik yardımlar, NATO kapsamında yürütülen savunma faaliyetleri ve ABD'nin müttefikleriyle ilişkileri de yeni Kongre döneminde gündeme gelebilecek konular arasında bulunuyor. Ancak Kongre'de çoğunluğun değişmesi, ABD'nin mevcut dış politika kararlarının otomatik olarak değişeceği anlamına gelmiyor. Başkanın anayasal yetkileri, mevcut yasalar ve Kongre'deki siyasi uzlaşmalar uygulanacak politikaların kapsamını belirleyecek.
Yeni Kongre 3 Ocak 2027'de göreve başlayacak
3 Kasım 2026 seçimlerinde belirlenen yeni Kongre üyeleri, 3 Ocak 2027 tarihinde görevlerine başlayacak. Temsilciler Meclisi üyeleri iki yıllık süre için seçilirken senatörlerin görev süresi altı yıl olarak uygulanıyor. Senato üyelerinin yaklaşık üçte biri her iki yılda bir yenileniyor.
Yeni Kongre döneminde Demokratlar, Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunlukları sayesinde yasama gündemini ve komisyonların yönetimini belirleme imkânına sahip olacak. Bununla birlikte Başkan Trump'ın veto yetkisi devam edecek. Başkan tarafından veto edilen bir yasanın yeniden kabul edilebilmesi için Kongre'nin iki kanadında da üçte iki çoğunluk gerekiyor.
Senato'da birçok yasa tasarısının görüşülmesini ilerletebilmek için 60 senatörün desteğine ihtiyaç duyulması da Demokratların çoğunluğu kazanmalarına rağmen bazı düzenlemelerde Cumhuriyetçilerle uzlaşmasını gerekli kılabilecek. Seçimlerin ardından Washington'da oluşan yeni siyasi denge, 2028 başkanlık seçimlerine kadar devam edecek dönemin yasama ve yürütme ilişkilerini şekillendirecek.
Yükleniyor...
















