Tabya Dijital
Envanter
Savaş
Ukrayna, uzun menzilli füzelerini sahaya sürüyor
Ukrayna, uzun menzilli füzelerini sahaya sürüyor
ReklamReklam
ReklamReklam

Ukrayna, uzun menzilli füzelerini sahaya sürüyor

Ukrayna, Rusya ile savaşa devam ederken, Batılı ülkelerin desteğinin durumuna göre pozisyon almaya çalışıyor.

Dünyadan Savaş 19 Haziran 2025 06:25 Ozan Akarsu
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekle
Ukrayna, uzun menzilli füzelerini sahaya sürüyor

Ukrayna'nın Rusya ile savaşı tüm şiddetiyle devam ederken, iki ülkenin de silahlanma ve silah geliştirme hızı gözle görülür biçimde arttı.

Rusya, yoğun füze ve kamikaze İHA saldırılarıyla hem cephe hem de cephe gerisini şiddetli biçimde baskı altına almaya çalışıyor. Buna karşılık Ukrayna da silah sistemleri geliştirerek savaştaki savunmaya dönük konumunu dengelemek istiyor.

Bu maksatla Ukrayna ordusu, savaş sahasında 300 km menzilli Sapsan balistik füzesini başarıyla test ederken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski cephe hattında kullanılan silahların %40’ının, İHA’ların ise %95’inin artık Ukrayna’da üretildiğini açıkladı.

Sapsan’ın Haziran ayının ilk günlerinde test edilen, adı açıklanmayan ve Hrim-2 ile ilişkilendirilen balistik füze olduğu düşünülüyor.

Savaşta Test Edildi, Hedefi 300 km'den Vurdu

Ukrayna’nın milli savunma sanayisinin öne çıkan son projelerinden biri olan Sapsan kısa menzilli balistik füzesi, Mayıs 2025’te savaş koşullarında yapılan testlerde başarılı bir şekilde kullanıldı. Füze, yaklaşık 300 kilometre mesafedeki bir Rus askeri hedefini tam isabetle vurarak tüm test kriterlerini geçti.

Ukraynalı kaynakların paylaştığı verilere göre Sapsan, savaş başlığı taşıma kapasitesi açısından da dikkat çekiyor. Füze, 480 kg ağırlığında bir savaş başlığı taşıyabiliyor. Bu kapasite, onu özellikle düşman karargâhları, hava üsleri, ikmal hatları ve radar sistemleri gibi stratejik hedeflere karşı etkili kılıyor.

Sapsan, menzili itibarıyla taktik balistik füze sınıfına giriyor.

Füzenin test edildiği operasyon hakkında detay verilmezken, vurulan hedefin aktif bir Rus askeri tesisi olduğu belirtildi. Bu da Sapsan’ın sadece teorik değil, gerçek çatışma koşullarında da çalışabilir bir sistem olduğunu kanıtlaması açısından büyük önem taşıyor.

Füze, özellikle Batı’dan tedarik edilen uzun menzilli silahların hem sayıca yetersiz kalması hem de bazılarına kullanım kısıtlamaları getirilmesi (Rusya içindeki hedefleri vuramama) nedeniyle Ukrayna açısından çok önemlidir.

Ukrayna Savunma Bakanlığı, projeye özel ilgi göstererek Sapsan füzesinin geliştirilmesi ve test edilmesi için özel bir departman kurdu ve tasarımdan üretime kadar süreci koordine etti. Projenin stratejik önemi nedeniyle, geliştirme süreci boyunca detaylar gizli tutuldu, başarılı saha testinden sonra seri üretim aşamasına geçildiği kamuoyuna duyuruldu.

Füzenin ileride daha uzun menzilli varyantlarının geliştirilmesine temel oluşturabileceği değerlendiriliyor. Sapsan, Ukrayna’nın yerli füze teknolojisi geliştirme hedefinde bir kilometre taşı olarak görülüyor.

Batı’nın Ukrayna politikaları değişirken, özgün ürünler çıkacak

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, 10 Haziran 2025 tarihinde yaptığı “Ukrayna’ya yönelik askeri yardımlarda kesinti” açıklaması, Washington’un Kiev’e yaklaşımında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.

Ukrayna’ya savaşın başından günümüze en yüksek miktarda askeri, mali ve istihbarat desteği veren ABD’nin bu kararı, yalnızca bir bütçe düzenlemesi değil, daha geniş bir stratejik değişimin habercisi olarak okunmalı.

Son yıllarda ABD’de artan iç siyasi kutuplaşma, Ukrayna yardımlarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle Cumhuriyetçi Parti içerisindeki bazı çevreler, Ukrayna’ya yapılan yardımları “hesapsız harcama” olarak nitelendirirken, bu söylem kamuoyunda da daha geniş karşılık bulmaya başladı.

ABD iç siyasetinde, kamu kaynaklarının yurtdışı çatışmalar yerine kendi iç önceliklerine harcanması gerektiği yönündeki baskı giderek artıyor. Bu durum, başta Kongre olmak üzere Amerikan siyasi mekanizmalarında Ukrayna dosyasına karşı daha temkinli bir tavır gelişmesine yol açtı.

Biden yönetimi ya da Hegseth gibi isimler Ukrayna’ya desteğin “devam edeceğini” söylese de bu desteğin kapsamı, sıklığı ve içeriği artık daha kısıtlı olacak. Yüksek menzilli füze sistemleri, gelişmiş hava savunma bataryaları ve mühimmat tedariki gibi kritik kalemlerde, Ukrayna’nın eski ölçekte bir destek beklemesi gerçekçi değil. Bu durum, Kiev’i kendi üretim altyapısını genişletmeye mecbur bırakıyor.

ABD’nin yardımı kısmaya başlaması yalnızca Ukrayna’yı değil, Avrupa’daki müttefiklerini de etkileyecek. Washington’un elini çekmeye başlaması, Kiev üzerindeki yükü daha fazla Avrupa başkentlerinin omuzlarına bırakıyor. Ancak Avrupa ülkeleri arasında hem siyasi hem de üretim kapasitesi açısından ciddi eşitsizlikler bulunduğundan, ABD’nin boşluğunu kısa vadede doldurabilecek bir alternatif henüz yok. Bu da Ukrayna için stratejik bir belirsizlik yaratıyor.

Uzun vadede bu gelişme, ABD’nin küresel askeri angajman anlayışında da bir kırılmaya işaret ediyor olabilir. 2000’li yıllarda Irak ve Afganistan gibi savaşlara doğrudan müdahale eden bir süpergüç profili çizen ABD, artık daha çok “dolaylı destekçi” konumuna geçiyor.

Ukrayna’da da benzer şekilde, doğrudan çatışmaya girmeden ama sınırlı kaynakla etki yaratma stratejisi devrede. Bu yeni yaklaşım, ABD’nin maliyetleri kısmak istediği ama etkisini kaybetmek istemediği bölgelerde daha sık uygulanabilir hale gelebilir.

ABD’nin Ukrayna’ya yardımı azaltma kararı, sadece bir bütçe meselesi değil; Washington’un savaşın geleceğine, Ukrayna’nın kendi ayakları üzerinde durma kapasitesine ve kendi küresel rol tanımına dair yeniden kalibrasyon olarak değerlendirilmelidir.

Ukrayna için bu yeni dönem, daha fazla sorumluluk ve daha az dış destek anlamına gelirken; ABD için ise daha az risk ve daha seçici bir müdahale modeli anlamına geliyor. Saha yansıması da özgün Ukrayna menşeili savaş araçları ve mühimmatlar şeklinde oluyor.

Kaynak: Kiev Independent, Liga .net
Etiket: ABD, Rusya, Ukrayna
19 Haziran 2025 06:25 Ozan Akarsu
Yorumlar yükleniyor...