Türkiye ile ABD arasında savaş gemisi üretiminde işbirliği mi olacak?
ABD Donanması’nın büyüme hedefleri kapsamında Türkiye ile gemi inşa, parça tedariki ile bakım-onarım alanlarında iş birliği olasılığı gündemde.

ABD, son yıllarda deniz gücünü artırma hedefi doğrultusunda yeni ortaklık arayışına girdi. Çin Donanması’nın hızlı büyümesi ve ABD tersanelerindeki üretim darboğazı, Washington’u müttefik ülkelerin kapasitesini incelemeye yöneltti. Bu kapsamda Türkiye, gelişmiş tersaneleri ve askeri gemi projeleriyle öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.
Middle East Eye adlı çevrimiçi haber ağına konuşan yetkililer, iki ülke arasında 2024’ten bu yana teknik düzeyde görüşmeler yapıldığını ve bu temasların ABD Donanması’nın ihtiyaçlarına çözüm arayışının bir parçası olduğunu belirtiyor. Amaç, kısa vadede üretim hızını artırmak, uzun vadede ise ABD gemi inşa sektörünü yeniden ayağa kaldırmak olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin gemi inşa kapasitesi
Bilindiği gibi Türkiye, son yıllarda deniz platformları alanında önemli bir atılım gerçekleştirdi.
Bilindiği gibi Türk tersaneleri aynı anda 30’dan fazla gemi üretebilecek kapasiteye sahip. Özellikle Milli Gemi (MİLGEM) projesi kapsamında geliştirilen yerli tasarımlar; korvetten fırkateyne, çeşitli tiplerde devriye gemilerinden destek platformlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Savunma sanayii şirketlerinin kazandığı bu deneyim, Türkiye’yi bölgesinde bir denizcilik gücü haline getirdi. ABD’li temsilciler de görüşmeler sırasında Türkiye’nin hem üretim hacmini hem de nitelikli iş gücünü yakından inceledi.
Masadaki iş birliği seçenekleri
Yetkililere göre görüşmelerde doğrudan savaş gemisi üretiminden ziyade, gemi bileşenleri tedariki ve teknik katkılar ön plana çıktı.
Türkiye’nin ABD Donanması için planlanan yeni fırkateyn projelerine parça, alt sistem veya modül bazında destek vermesi ihtimali ele alındı. Ayrıca bakım, onarım ve modernizasyon alanlarında iş birliği seçenekleri de değerlendirildi.
-heyeti-2-1770188895653-5643.webp)
Uzmanlar, Türkiye’nin coğrafi konumu ve esnek üretim yapısının, ABD gemilerinin operasyonel sürekliliğine katkı sağlayabileceğine dikkat çekiyor.
ABD’deki gemi inşa krizi
Trump yönetimi, ABD gemi inşa sektörünün uzun süredir ciddi sorunlar yaşadığını açıkça dile getiriyor. ABD’nin yeni ortak arayışının arkasında, uzun yıllardır ihmal edilen gemi inşa sanayisi ve artan küresel rekabet bulunuyor. Özellikle Çin Donanması’nın hızlı büyümesi, Washington’un deniz gücünü nicelik ve nitelik olarak yeniden değerlendirmesine yol açtı. Trump yönetimi, ABD Donanması’nın mevcut kapasitesinin gelecekteki tehditleri karşılamakta yetersiz kalabileceği görüşünde.
-heyeti-3-1770188895651-4695.webp)
Yüksek maliyetler, sınırlı tersane sayısı ve nitelikli personel eksikliği, üretimi yavaşlatan başlıca faktörler arasında. Güney Koreli Hanwha Grubu’nun Philadelphia’daki bir tersaneyi satın alması, Washington’un yabancı bilgi birikimine neden ihtiyaç duyduğunun somut bir örneği olarak görülüyor. Öte yandan bazı projelerin iptal edilmesi, ABD’nin alternatif çözümler aradığını gösteriyor.
Ortaya çıkan bu tablo, müttefik ülkelerin deneyimlerinden yararlanma fikrini güçlendirdi. Japonya ve Güney Kore’nin ardından Türkiye gibi bölgesel bir üretim gücünün de gündeme gelmesi bu bağlamda değerlendiriliyor. Washington, bu iş birlikleriyle hem zaman kazanmayı hem de kendi savunma sanayisini yeniden ayağa kaldırmayı amaçlıyor.
Türkiye’nin rolü ne olabilir?
Türkiye’nin olası rolü, ABD Donanması için doğrudan savaş gemisi üretmekten çok, tamamlayıcı alanlarda yoğunlaşabilir. Türkiye, son yıllarda yerli savaş gemisi projeleri, fırkateyn ve korvet üretimiyle önemli bir deneyim kazandı. Bu birikim, bakım, onarım ve modernizasyon süreçlerinde ABD için cazip bir seçenek oluşturuyor. NAVSEA heyetinin İstanbul Tersanesi Komutanlığına yaptığı ziyaret de bu çerçevede değerlendirilmelidir.
-heyeti-4-1770188895656-2142.webp)
Türkiye’nin Akdeniz, Karadeniz ve Orta Doğu’ya yakın konumu, ABD Donanması gemilerinin bölgesel bakım ihtiyaçlarını daha hızlı ve düşük maliyetle karşılamasını sağlayabilir. Ayrıca Türk savunma sanayisinin esnek üretim yapısı, yedek parça ve teknik destek alanlarında iş birliği imkânlarını artırıyor. Uzmanlar, böyle bir iş birliğinin hem Türkiye’nin savunma sanayii ihracatını güçlendireceğini hem de iki ülke arasındaki askeri ilişkilerde yeni bir sayfa açabileceğini belirtiyor.
Yasal sınırlar ve siyasi mesajlar
Her ne kadar temaslar sürse de sürecin önünde ciddi yasal ve siyasi engeller bulunuyor. ABD yasaları, savaş gemilerinin büyük ölçüde ülke içinde inşa edilmesini zorunlu kılıyor ve yurtdışında üretime sıcak bakmıyor. Haliyle Türkiye’nin ABD Donanması için doğrudan gemi inşa etmesinin önündeki engel olarak duruyor.
-heyeti,-1770188895657-4137.webp)
Trump, ABD’nin gemi açığını kapatmak için müttefik ülkelerle iş birliğinin kaçınılmaz olabileceğini dile getirerek dikkat çekmişti. ABD’li yetkililer ise Türkiye ile yapılan ilk görüşmelerin, gemi inşa sektöründeki krizin boyutunu net biçimde ortaya koyduğunu ifade ediyor.
ABD, Çin karşısında bulunduğu durum karşısında kısa vadede somut bir anlaşmadan ziyade, uzun vadeli bir strateji arayışı içinde olabilir. Sürecin geleceği, hem ABD iç politikasındaki dengelere hem de iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrine bağlı olacak.
Yükleniyor...














