Tabya Dijital
Envanter
Dünyadan
Trump, İran gerilimi tırmanırken ABD uçak gemisi grubunu bölgeye sevk etti
Trump, İran gerilimi tırmanırken ABD uçak gemisi grubunu bölgeye sevk etti

Trump, İran gerilimi tırmanırken ABD uçak gemisi grubunu bölgeye sevk etti

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer faaliyetleri ve bölgesel gerilimlerin artması üzerine USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunun Orta Doğu’ya yönlendirildiğini açıkladı.

DünyadanSavaş26 Ocak 2026 12:58Ozan Akarsu
Trump, İran gerilimi tırmanırken ABD uçak gemisi grubunu bölgeye sevk etti

ABD, İran’ın nükleer programı, İsrail ile dolaylı çatışmaları ve ülke içindeki artan huzursuzluklar nedeniyle bölgedeki askeri varlığını güçlendiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump ve savunma yetkililerinin açıklamalarına göre, nükleer tahrikli uçak gemisi USS Abraham Lincoln (CVN-72) öncülüğündeki taarruz grubu Orta Doğu’ya doğru yeniden konuşlandırılıyor.

Trump, bu sevkiyatı “armada” olarak tanımlarken, adım Washington tarafından caydırıcı bir mesaj ve kriz halinde yüksek yoğunluklu deniz-hava gücünün anında kullanılabileceğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Uçak gemisi ve refakat unsurları

Sevkiyat, özellikle Hint-Pasifik gibi diğer harekât bölgelerinden ağır deniz unsurlarının ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sorumluluk sahasına kaydırılmasına dayanıyor. Bu hareketin merkezinde, nükleer tahrikli uçak gemisi USS Abraham Lincoln, ona bağlı hava kanadı ve çok sayıda refakat gemisi bulunuyor. Bu stratejik kayma, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri duruşunu büyük çaplı kara birlikleri konuşlandırmadan güçlendirme, ancak İran’a karşı hızlı ve esnek tepki seçeneklerini muhafaza etme niyetini yansıtıyor.

USS Abraham Lincoln (CVN-72)
USS Abraham Lincoln (CVN-72)

Uçak gemisine eşlik eden Arleigh Burke sınıfı güdümlü füze muhripleri arasında USS Mitscher, USS McFaul, USS Oscar Austin, USS Roosevelt, USS Bulkeley ve USS Paul Ignatius yer alıyor. SPY-1D radarına dayalı Aegis Savaş Sistemi ile donatılan bu gemiler; hava, balistik ve seyir füzesi tehditlerine karşı savunma sağlıyor. Dikey fırlatma sistemleri sayesinde Standard füze önleyicileri ile Tomahawk Kara Saldırı Füzelerini taşıyabilen destroyerler, varyantına bağlı olarak 1.500 kilometreyi aşan menzillerden İran içindeki stratejik hedeflere taarruz kapasitesi sunuyor.

Denizaltılar, destek gemileri ve hava unsurları

Takviye paketinde yüksek değerli denizaltı unsurları da bulunuyor. Virginia sınıfı nükleer tahrikli saldırı denizaltısı USS South Dakota (SSN-790), su altından istihbarat, keşif-gözetleme ve konvansiyonel taarruz kabiliyetleri sağlıyor. Ohio sınıfı seyir füzesi denizaltısına dönüştürülen USS Georgia (SSGN-729) ise büyük Tomahawk mühimmat kapasitesiyle, İran kuvvetleri tarafından tespiti zor şekilde eş zamanlı ve doygun taarruzlar gerçekleştirme imkânı sunuyor.

USS South Dakota (SSN-790)
USS South Dakota (SSN-790)

Deniz tarafında, komuta-kontrol görevleri için USS Mount Whitney (LCC-20), deniz-hava-kara unsurları arasındaki koordinasyonu sağlıyor. Seferi deniz üssü USNS Lewis B. Puller (ESB-3), lojistik gemiler USNS Carl Brashear ve USNS Henry J. Kaiser ile USS Tulsa, USS Canberra ve USS Santa Barbara gibi Kıyı Muharebe Gemileri, asimetrik tehditlere karşı deniz yollarının güvenliğini ve sürdürülebilir operasyonları destekliyor.

 F-35A Lightning II
F-35A Lightning II

Hava sahasında ise CENTCOM bünyesinde konuşlu F-35A Lightning II, F-15E Strike Eagle, F-16 Fighting Falcon ve A-10 Thunderbolt II filoları görev yapıyor. Bu unsurlar; caydırıcılık, konvansiyonel taarruz ve yakın hava desteği misyonlarını icra ederken, RC-135 Rivet Joint, P-8A Poseidon ve MQ-9 Reaper sistemlerini içeren yoğun bir istihbarat, keşif ve gözetleme ağıyla destekleniyor. KC-135 ve KC-46A tanker uçakları ise uzun menzilli ve uzun süreli operasyonları mümkün kılıyor.

İran’a karşı değişen operasyonel denge

ABD'nin Basra Körfezi'nde konuşlandırdığı mevcut askeri yapı, İran faaliyetlerinin yakından izlenmesini, bölgedeki ABD üslerinin korunmasını ve gerektiğinde sınırlı deniz veya ileri konuşlu taarruzların icrasını mümkün kılıyor.

USS Abraham Lincoln gemisinin bölgeye intikali ise İran karşısındaki operasyonel dengeyi belirgin şekilde değiştiriyor. Kara üslerine bağımlı olmayan, siyasi kısıtlamalara ve misilleme risklerine daha az açık, mobil bir hava sahası kontrol kabiliyeti sağlıyor.

Şimdiki konuşlanma, yakın dönemdeki stratejik süreklilikle de örtüşüyor. Haziran 2025’te ABD, İsrail ile koordineli şekilde İran’ın nükleer programıyla bağlantılı tesislere yönelik hava saldırıları düzenlemiş, zenginleştirme ve hassas altyapıyı hedef almıştı. Saldırılar, Washington’un İran nükleer dosyasında kritik gördüğü gelişmeleri engellemek için doğrudan müdahaleye hazır olduğunu göstermişti.

Etiket:ABD, İran
26 Ocak 2026 12:58Ozan Akarsu
Yorumlar yükleniyor...