Rusya, NATO sınırında 5 kilometrelik gece kısıtlaması uyguluyor
Rusya’nın Estonya sınırındaki gece kısıtlaması 26 Eylül’e kadar sürecek. Bölge NATO’nun doğu kanadındaki en hassas hatlardan biri.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

Rusya, Estonya sınırındaki Slantsy ve Kingisepp bölgelerinde gece saatlerinde geçerli olacak hareket kısıtlaması getirdi.
Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) St. Petersburg ve Leningrad Bölgesi Sınır İdaresi tarafından alınan karar kapsamında, bölgede 16-26 Eylül tarihleri arasında çeşitli kısıtlamalar uygulanıyor.
FSB’nin resmî duyurusuna göre sınır boyunca 5 kilometrelik şeritte, yerleşim yerleri dışında gece saatlerinde kişilerin ve araçların bulunması yasaklandı. Bölgede avcılık ve ateşli silahla dolaşmaya da kısıtlama getirildi.
Karar 16 Eylül’de yürürlüğe girdi. Bu nedenle 20 Eylül’de Moskova ve Rusya’nın birçok bölgesine düzenlenen geniş çaplı Ukrayna İHA saldırılarının ardından alınmış yeni bir tedbir değil.
Moskova’ya yüzlerce İHA yöneldi
Ukrayna, hafta sonu boyunca Moskova dahil Rusya’nın birçok bölgesine geniş çaplı İHA saldırıları düzenledi.
Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, cumartesi gününden itibaren 1.600’den fazla İHA’nın engellendiğini, bunlardan yaklaşık 450’sinin Moskova’ya yöneldiğini açıkladı. Moskova’daki bir petrol rafinerisi de saldırıda hasar gördü.
Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıların ardından Kiev’deki askerî hedeflere yönelik saldırıların artırılacağını duyurdu.

Estonya sınırı neden önemli?
Kingisepp ve Slantsy, Rusya’nın NATO ile doğrudan sınır oluşturduğu bölgeler arasında bulunuyor. Kingisepp’in batısındaki İvangorod ile Estonya’nın Narva kenti arasında yalnızca Narva Nehri yer alıyor. Bu nedenle bölge, Rusya ile NATO’nun doğrudan karşı karşıya geldiği en hassas sınır hatlarından biri olarak öne çıkıyor.
Estonya, Letonya ve Litvanya’dan oluşan Baltık ülkeleri, NATO’nun doğu kanadında Rusya ve Belarus’a en yakın bölgeler arasında bulunuyor. İttifak bu nedenle bölgede çok uluslu kara birlikleri bulunduruyor. Estonya’daki NATO gücüne Birleşik Krallık, Letonya’daki güce Kanada, Litvanya’daki güce ise Almanya öncülük ediyor.
NATO’nun bölgedeki varlığı kara unsurlarıyla sınırlı değil. Baltık hava sahası Baltic Air Policing görevi kapsamında izlenirken, Baltık Denizi’ndeki kritik altyapının korunması için Baltic Sentry faaliyeti yürütülüyor. Eastern Sentry kapsamında ise doğu kanadındaki hava ve füze savunması ilave savaş uçakları, hava savunma sistemleri ve gözetleme unsurlarıyla destekleniyor.
Baltık hattının güneyinde ise Polonya ile Litvanya arasındaki Kaliningrad bulunuyor. Rusya’nın burada konuşlandırdığı İskender sistemleri hem konvansiyonel hem de nükleer savaş başlığı taşıyabiliyor. Kaliningrad’ın doğusundaki Suwalki Koridoru da Baltık ülkelerinin diğer NATO topraklarıyla kara bağlantısını sağlaması ve Belarus ile Kaliningrad arasında kalması nedeniyle stratejik önem taşıyor.

Nükleer seçenek masada mı?
Ukrayna’nın Rusya topraklarının derinliklerine yönelik saldırılarının artması, Moskova’nın nasıl karşılık verebileceği tartışmalarını da beraberinde getirdi.Rusya’nın 2024’te güncellediği nükleer doktrin, nükleer bir devletin desteğiyle gerçekleştirilen bazı konvansiyonel saldırıların da nükleer caydırıcılık kapsamında değerlendirilmesine imkân tanıyor.
Ancak Rusya’nın mevcut saldırıların ardından taktik nükleer silah kullanmaya hazırlandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.Moskova’nın elinde nükleer silaha başvurmadan saldırının seviyesini yükseltebileceği Oreşnik orta menzilli balistik füzesi, İskender-M ve Kinzhal gibi sistemler de bulunuyor.
Rusya, Oreşnik’i ilk kez Kasım 2024’te Ukrayna’ya karşı nükleer olmayan bir savaş yüküyle kullanmıştı.

Oreşnik engellenebilir mi?
Oreşnik’in yüksek hızı, orta menzilli balistik füze sınıfında yer alması ve birden fazla yeniden giriş aracı taşıyabilen yapısı, önlenmesini oldukça zorlaştırıyor.
Patriot gibi sistemler balistik füzelere karşı kullanılabiliyor ancak Oreşnik’in uçuş profili ve yeniden giriş safhasındaki hızı, daha gelişmiş ve katmanlı balistik füze savunmasını gerekli kılıyor. Bu nedenle THAAD veya SM-3 sınıfındaki sistemler Oreşnik benzeri tehditlere karşı daha uygun kabul ediliyor.
Rusya, Oreşnik’in mevcut hava savunma sistemleri tarafından engellenemeyeceğini savunuyor. Ancak bu iddia bağımsız olarak doğrulanmış değil. Batılı uzmanlar teorik olarak önlemenin mümkün olduğunu, ancak bunun özellikle Ukrayna’nın mevcut hava savunma kapasitesi açısından oldukça zor olduğunu değerlendiriyor.
Yükleniyor...











