Mekelle düştü ama savaş bitmedi: Etiyopya'da hesaplaşma sürüyor
Etiyopya'da Mekelle'nin 2021 ve 2026'da el değiştirmesinden Pretoria Anlaşması'na, Tigray'daki yeni savaşa ve Eritre gerilimine uzanan süreç.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

- Etiyopya iç savaşı 2020 yılında nasıl başladı?
- Haziran 2021: Mekelle'nin el değiştirmesi savaşın seyrini değiştirdi
- Eritre ve Amhara güçleri savaşın neden önemli aktörleriydi?
- Pretoria Anlaşması savaşı durdurdu ancak temel sorunları çözmedi
- Savaş sonrası dönemde Tigray ve Amhara'da yeni ayrışmalar
- 2026 yılında Tigray, Amhara ve Afar'da ortak taarruzun başlaması
- Etiyopya ordusu Mekelle'yi yeniden ele geçirdi
- Yeni Tigray yönetimi oluşturuldu ancak TPLF silah bırakmadı
- 28 Ekim itibarıyla savaşın son durumu
- Eritre neden eski müttefiki Etiyopya ile karşı karşıya geldi?
- Sudan, Mısır ve bölgesel güçler çatışmanın neresinde?
- Etiyopya ordusunun hava gücü yeni savaşta nasıl bir rol oynuyor?
- Mekelle'nin ele geçirilmesi Etiyopya savaşını bitirecek mi?
- Etiyopya'daki savaşın insani bilançosu
- Etiyopya İç Savaşı'ndaki taraflar ve ittifak değişimleri
Etiyopya, yıllardır devam eden iç çatışmalar, etnik ve siyasi anlaşmazlıklar, değişen askerî ittifaklar ve komşu ülkelerle artan gerilimler nedeniyle Afrika Boynuzu'nun en karmaşık güvenlik krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor.
Kasım 2020'de federal hükümet ile Tigray güçleri arasında başlayan savaş, 2022'de imzalanan Pretoria Barış Anlaşması'yla durdurulmasına rağmen kalıcı bir siyasi çözüme ulaşamadı. Tigray'daki iktidar mücadelesi, Amhara bölgesinde federal yönetime karşı yürütülen silahlı faaliyetler ve Eritre ile derinleşen anlaşmazlıklar, ülkedeki çatışmaların yeniden genişlemesine zemin hazırladı.
Takvimler Eylül 2026'yı gösterdiğinde, yeniden başlayan çatışmalarda Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) bağlantılı güçler Mekelle ve çevresindeki stratejik noktaları ele geçirirken Etiyopya ordusu ekim ayının başında karşı taarruzla kentin kontrolünü yeniden sağladı. Ancak yeni savaş, 2020-2022 döneminden farklı olarak Tigray içindeki siyasi bölünmeler, Amhara'daki silahlı hareketler ve Eritre ile artan gerilim nedeniyle daha karmaşık bir güvenlik tablosu ortaya çıkardı.
Etiyopya iç savaşı 2020 yılında nasıl başladı?
Etiyopya'daki çatışmanın temelleri, 2018 yılında Abiy Ahmed'in başbakanlığa gelmesinin ardından ülkedeki siyasi güç dengelerinin değişmesine dayanıyor. Etiyopya siyasetinde yaklaşık otuz yıl boyunca belirleyici konumda bulunan TPLF, Abiy Ahmed'in iktidara gelmesiyle federal yönetim üzerindeki etkisini büyük ölçüde kaybetti.

Yeni hükümetin merkezî otoriteyi güçlendirmeye yönelik politikaları ile Tigray yönetiminin bölgesel özerklik konusundaki yaklaşımı arasındaki görüş ayrılıkları zamanla derinleşti. COVID-19 salgını nedeniyle ulusal seçimlerin ertelenmesi ve Tigray yönetiminin Eylül 2020'de kendi bölgesel seçimlerini düzenlemesi, Addis Ababa ile Mekelle arasındaki siyasi krizi artırdı.
4 Kasım 2020'de Başbakan Abiy Ahmed, Tigray güçlerini federal ordunun Kuzey Komutanlığına ait askerî tesislerine saldırmakla suçlayarak bölgeye askerî operasyon başlattı. TPLF ise çatışmanın nedenleri ve ilk saldırının sorumluluğu konusunda federal hükümetin açıklamalarına karşı çıktı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF), Amhara bölgesindeki silahlı unsurların ve Eritre ordusunun desteğiyle Tigray'a ilerledi. Federal güçler, Kasım 2020'nin sonunda Mekelle'yi ele geçirerek bölgenin önemli yerleşim merkezlerinde kontrol sağladı. Ancak Mekelle'nin ele geçirilmesi savaşı sona erdirmedi. Tigray güçleri kırsal ve dağlık bölgelerde yeniden örgütlenerek federal orduya karşı saldırılarını sürdürdü.
Haziran 2021: Mekelle'nin el değiştirmesi savaşın seyrini değiştirdi
Tigray güçleri, 2021 yılının ilk yarısında bölgenin kırsal kesimlerinde yürüttükleri harekâtların ardından haziran ayının sonunda Mekelle'ye yeniden girdi.
28-29 Haziran 2021'de Etiyopya federal güçlerinin kentten çekilmesiyle Mekelle'nin kontrolü Tigray güçlerine geçti. Addis Ababa yönetimi çekilmeyi tek taraflı ateşkes kararıyla ilişkilendirirken Tigray güçleri gelişmeyi askerî başarı olarak duyurdu. Mekelle'nin kaybedilmesi, federal ordunun harekâtının beklenenden uzun ve maliyetli bir çatışmaya dönüştüğünü gösterdi.

Tigray güçleri, kentin kontrolünü yeniden sağlamalarının ardından operasyonlarını Tigray sınırlarının dışına taşıdı. Temmuz 2021'de Amhara ve Afar bölgelerine ilerleyen birlikler, Etiyopya'nın kuzeyindeki önemli ulaşım güzergâhlarını hedef aldı. Özellikle Afar yönündeki ilerleyiş, denize kıyısı bulunmayan Etiyopya'nın dış ticaretinde kritik rol oynayan Cibuti bağlantısının güvenliğini gündeme getirdi.
2021 sonbaharında Tigray güçleri ve müttefikleri, Addis Ababa'ya uzanan ana güzergâhlar üzerinde ilerleme sağladı. Kasım ayında federal hükümet olağanüstü hâl ilan ederken başkente yönelik tehdit ülke gündeminin merkezine yerleşti. Bununla birlikte Etiyopya ordusu yılın son aylarında karşı taarruza geçerek kaybettiği yerleşimlerin önemli bölümünü yeniden ele geçirdi ve Tigray güçlerini kuzeye çekilmeye zorladı.
Eritre ve Amhara güçleri savaşın neden önemli aktörleriydi?
Etiyopya iç savaşı yalnızca federal hükümet ile TPLF arasında yaşanmadı. Komşu Eritre'nin askerî müdahalesi ve Amhara bölgesindeki silahlı güçlerin katılımı, çatışmanın kapsamını genişletti. Eritre ile Etiyopya, 1998-2000 yılları arasında sınır savaşı yaşamıştı. İki ülke arasındaki ilişkiler, Abiy Ahmed'in 2018'de başlattığı diplomatik normalleşme süreciyle değişti. Bu gelişme, Abiy Ahmed'in 2019 Nobel Barış Ödülü'nü almasının başlıca gerekçelerinden biri oldu.

Eritre yönetiminin TPLF ile geçmişe dayanan siyasi ve askerî anlaşmazlıkları, 2020'deki savaşta Addis Ababa ile aynı tarafta yer almasına zemin hazırladı. Amhara güçleri ise Tigray ile sınır bölgelerindeki tartışmalı topraklar nedeniyle çatışmalara katıldı. Özellikle Batı Tigray üzerindeki egemenlik ve idari kontrol anlaşmazlığı, savaşın sona ermesinden sonra da çözülemeyen başlıca sorunlardan biri oldu.
Bu dönemde federal ordu, Eritre birlikleri ve Amhara silahlı unsurları ile Tigray güçleri arasında yaşanan çatışmalarda sivillere yönelik ağır ihlaller raporlandı. Uluslararası insan hakları kuruluşları ve Birleşmiş Milletler mekanizmaları, farklı tarafların hukuka aykırı öldürme, cinsel şiddet, zorla yerinden etme ve diğer ciddi ihlallerden sorumlu olduğuna ilişkin bulgular yayımladı. Bu nedenle savaşın askerî boyutunun yanında etnik topluluklar arasındaki ilişkiler ve savaş sonrası hesap verebilirlik meselesi de önem kazandı.
Pretoria Anlaşması savaşı durdurdu ancak temel sorunları çözmedi
2022 yılı boyunca Tigray'daki insani kriz derinleşirken çatışmalar farklı dönemlerde yeniden yoğunlaştı. Mart ayında insani yardımların ulaştırılmasını amaçlayan ateşkes ilan edildi. Ancak ağustos ayında Kobo çevresinde başlayan yeni çatışmalar, ateşkesin kalıcı olmadığını ortaya koydu.

Federal hükümet ile TPLF arasında Afrika Birliğinin arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda 2 Kasım 2022'de Güney Afrika'nın Pretoria kentinde çatışmaların durdurulmasına yönelik anlaşma imzalandı. Anlaşma, silahlı çatışmaların sona erdirilmesini, Tigray'daki silahlı unsurların silahsızlandırılmasını, federal otoritenin yeniden tesis edilmesini ve temel hizmetlerin kademeli olarak başlatılmasını öngörüyordu.
Pretoria Anlaşması süreci kapsamında Tigray'da geçici bölgesel yönetim oluşturuldu. Ulaşım, bankacılık, iletişim ve insani yardım hizmetlerinde kısmi iyileşmeler sağlandı. Ancak anlaşmanın uygulanmasında önemli sorunlar ortaya çıktı. Tigray güçlerinin silahsızlandırılması tamamlanamadı. Tartışmalı bölgelerin statüsü konusunda uzlaşma sağlanamadı ve yerinden edilen nüfusun geri dönüşü sınırlı kaldı.

Birleşik Krallık hükümetinin Mart 2026'da güncellenen değerlendirmesinde, Tigray'ın yaklaşık yüzde 20'sinin hâlâ tartışmalı veya bölgesel yönetimin kontrolü dışında bulunan alanlardan oluştuğu belirtiliyordu. Bu sorunlar, 2022'de sağlanan ateşkesin kapsamlı bir siyasi çözüme dönüşmesini engelledi.
Savaş sonrası dönemde Tigray ve Amhara'da yeni ayrışmalar
Pretoria Anlaşması'nın ardından Etiyopya'daki güvenlik sorunları sona ermedi. Federal hükümetin bölgesel özel kuvvetleri yeniden yapılandırma ve merkezî güvenlik sistemiyle bütünleştirme girişimleri, özellikle Amhara bölgesinde ciddi tepkilere neden oldu. 2020-2022 savaşında federal hükümetle aynı tarafta bulunan Fano olarak bilinen Amhara silahlı grupları, 2023'ten itibaren Addis Ababa yönetimine karşı silahlı mücadeleye yöneldi.
Bu gelişme, Etiyopya'daki askerî ittifakların değişmeye başladığını gösterdi. Önceki savaşta TPLF'ye karşı mücadele eden bazı Amhara unsurları, federal hükümeti ortak rakip olarak görmeye başladı. Bununla birlikte Amhara ile Tigray arasındaki toprak anlaşmazlıkları ortadan kalkmadı.

Tigray içinde de Pretoria Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin görüş ayrılıkları derinleşti. Anlaşma sonrasında geçici yönetimin başına getirilen Getachew Reda ile TPLF lideri Debretsion Gebremichael arasındaki siyasi mücadele, bölgedeki yönetim krizini büyüttü.
Mart 2025'te TPLF içindeki sertlik yanlısı kanat, Getachew Reda'nın yönetimine karşı harekete geçti. Getachew daha sonra Addis Ababa'ya giderek federal yönetimle çalışmaya başladı. Onun yerine görevlendirilen Tadesse Werede ile TPLF liderliği arasındaki ilişkiler de zamanla bozuldu.
Mayıs 2026'da TPLF, Mekelle'deki geçici yönetimi devre dışı bırakarak Debretsion Gebremichael'i yeniden bölgesel yönetimin başına getirdi. Federal hükümetin ekonomik kısıtlamaları ve hava saldırılarıyla karşılık verdiği süreç, eylül ayında başlayan yeni savaşın siyasi zeminini oluşturdu.
2026 yılında Tigray, Amhara ve Afar'da ortak taarruzun başlaması
20 Eylül 2026'da TPLF ile altı farklı siyasi ve silahlı hareket, Abiy Ahmed hükümetine karşı yeni bir ittifak kurduklarını açıkladı. Yedi örgütten oluşan ittifak, federal hükümetin değiştirilmesini ve yeni bir geçiş yönetimi oluşturulmasını hedeflediğini duyurdu. İttifakın oluşması, daha önce birbirleriyle çatışmış bazı hareketlerin federal hükümete karşı ortak hareket etmeye başladığını gösterdi.

22 Eylül'de Etiyopya ordusu, Tigray'ın güneyinde silahlı grupların toplandığı değerlendirilen hedeflere yönelik geniş çaplı İHA saldırıları düzenledi. Ertesi gün TPLF bağlantılı güçler, Amhara ve Afar'daki müttefikleriyle eş zamanlı kara harekâtı başlattı. 23 Eylül'de Tigray güçleri, Mekelle, Aksum ve Şire'deki havaalanlarında bulunan federal güvenlik unsurlarının yerini aldı. Hükümet, bölgeye yönelik uçuşları durdurdu.

Güneyde Tigray ve Fano güçleri Amhara bölgesindeki federal mevzilere saldırırken doğuda TPLF ile müttefik Afar unsurları, hükümet yanlısı Tigray Barış Gücü (TPF) ve federal birliklerle çatışmaya girdi. TPLF, harekâtın federal ordunun saldırılarına karşı savunma amacı taşıdığını savundu. Uluslararası Kriz Grubu ise geniş çaplı kara taarruzunun TPLF ve müttefikleri tarafından başlatıldığını belirtti. Çatışmalar kısa sürede Tigray sınırlarını aşarak Etiyopya'nın kuzeyindeki birden fazla cepheye yayıldı.
Etiyopya ordusu Mekelle'yi yeniden ele geçirdi
Eylül ayının son günlerinde Etiyopya ordusu, Tigray güçlerinin ilerleyişini durdurarak karşı taarruza geçti. Federal birlikler, hükümet yanlısı Tigray Barış Gücü ile birlikte Afar'daki Abala ve Erebti bölgelerinde yeniden kontrol sağladı. Amhara-Tigray sınırında ise Alamata ve Korem üzerinden kuzeye ilerleyen birlikler, Mekelle'ye uzanan ana kara güzergâhını kullanmaya başladı.
Etiyopya ordusu ve müttefikleri, 3-4 Ekim'de Mekelle'nin kontrolünü yeniden ele geçirdi. TPLF bağlantılı güçler kentten çekilirken örgütün bölgesel yönetimi faaliyetlerini başka bir noktadan sürdüreceğini duyurdu.

Mekelle'nin el değiştirmesinin ardından federal birlikler kuzeye ve batıya doğru ilerleyerek Wukro, Adigrat, Adwa ve Aksum gibi önemli yerleşimlerde kontrol sağladı. Ancak kent merkezlerinin ele geçirilmesi, TPLF'nin askerî varlığının tamamen sona erdiği anlamına gelmedi. Tigray güçleri, dağlık bölgelerde yeniden mevzilenerek federal birliklerin ikmal hatlarına ve ilerleme güzergâhlarına yönelik saldırılarını sürdürdü.
Reuters'ın 5 Ekim tarihli haberinde, Mekelle'nin kuzeybatısındaki hava saldırılarında en az 17 kişinin öldüğüne ilişkin insani yardım kuruluşlarına ulaşan bilgiler aktarıldı. Reuters, söz konusu kayıpları bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti.
Yeni Tigray yönetimi oluşturuldu ancak TPLF silah bırakmadı
Federal hükümet, Mekelle'nin kontrolünü yeniden sağlamasının ardından Tigray'da altı ay görev yapması öngörülen geçici bir yönetim oluşturdu. 16 Ekim'de açıklanan düzenlemeyle yeni yönetimin güvenliğin sağlanması, kamu hizmetlerinin yeniden başlatılması, yerinden edilen kişilerin dönüşünün kolaylaştırılması ve bölgesel seçimlerin hazırlanması üzerinde çalışması planlandı.

Yeni yönetim, TPLF bağlantılı silahlı unsurlara silah bırakma ve sivil yaşama dönme çağrısında bulundu. Bazı eski savaşçılar silahsızlanma ve topluma yeniden kazandırma programına kayıt yaptırdı. Buna karşılık TPLF komutanları arasında silahlı mücadeleyi sürdürme çağrıları yapan isimler bulunuyor. 23 Ekim'de Tigraylı bir askerî komutan, federal birliklere karşı direnişin devam edeceğini açıkladı.
28 Ekim itibarıyla savaşın son durumu
Etiyopya ordusu ve hükümet yanlısı Tigray güçleri, ekim ayının başından bu yana bölgesel başkentte kontrolü elinde tutuyor. Orta Tigray bölgesinde çatışmalar sürüyor Abiy Addi, Zana, Çila ve çevresindeki dağlık alanlarda federal birlikler ile Tigray güçleri arasında çatışmalar bildiriliyor.
Eritre sınırı ise bugün gerilim yüksek bir bölge olarak adlandırılıyor. Sınır hattında askerî hareketlilik ve karşılıklı suçlamalar devam ediyor. Critical Threats Project'in 27 Ekim tarihli değerlendirmesine göre Etiyopya ordusu, Tigray'ın önemli şehirlerini birbirine bağlayan ulaşım hatlarını güvence altına almaya ve TPLF'nin dağlık bölgelerdeki mevzilerini ortadan kaldırmaya çalışıyor.

ENDF güçlerinin 20 Ekim'de Semema'yı, 22 Ekim'de Zana ve Abiy Addi'yi ele geçirdiği bildirildi. ACLED'in 26 Ekim tarihli kayıtlarında ise Çila bölgesinde yeni çatışmalar yaşandığı, bazı üst düzey Tigray komutanlarının federal güçler tarafından yakalandığı aktarıldı. Sahadan son bilgilere göre ENDF birlikleri Hawzen üzerinden, TPLF ise Werqamba üzerinden Orta Tigray'daki Werie bölgesine doğru karşılıklı askeri saldırılar düzenliyor.
Eritre neden eski müttefiki Etiyopya ile karşı karşıya geldi?
2020-2022 savaşında Etiyopya federal ordusuyla birlikte TPLF'ye karşı savaşan Eritre, 2026'da Addis Ababa ile ciddi bir güvenlik krizine girdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin bozulmasında Pretoria Anlaşması sonrasında oluşan siyasi dengeler, sınır güvenliği ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişim talepleri etkili oldu.
Denize kıyısı bulunmayan Etiyopya, dış ticaretinin büyük bölümünü Cibuti üzerinden gerçekleştiriyor. Addis Ababa yönetiminin Kızıldeniz'de daha doğrudan ve güvenli liman erişimi arayışı, Eritre'nin Assab Limanı çevresindeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Eritre yönetimi, Etiyopya'nın açıklamalarını kendi egemenliği açısından tehdit olarak değerlendirirken Addis Ababa, Eritre'yi TPLF'ye destek vermekle suçladı. Ekim ayında Eritre birliklerinin Tigray sınırını geçtiğine ilişkin haberler yayımlandı. ACLED, 7 Ekim'de Etiyopya ordusunun Eritre unsurlarını İHA'larla hedef aldığını, 12 Ekim'de ise bazı Eritre birliklerinin sınırın kuzeyine çekildiğini bildirdi. Eritre yönetimi, Etiyopya'nın askerî müdahale iddialarını reddetti.
Uluslararası Kriz Grubu, iki ülke arasındaki doğrudan savaş riskinin arttığına dikkat çekerek yeni bir çatışmanın Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'nun daha geniş bir bölümünü etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Sudan, Mısır ve bölgesel güçler çatışmanın neresinde?
Etiyopya'daki yeni çatışmaların bölgesel boyutu, Sudan'daki iç savaş ve Nil havzasındaki siyasi anlaşmazlıklarla da bağlantılı hâle geldi. Etiyopya Genelkurmay Başkanı Birhanu Jula, eylül ayının sonunda Eritre'yi TPLF'ye mali destek sağlamakla suçladı. Jula, Sudan ve Mısır'ın da silahlı gruplara destek veriyor olabileceğini öne sürdü.
Eritre ve Sudan, Etiyopya'nın suçlamalarını reddetti. Mısır'ın TPLF'ye askerî destek sağladığına ilişkin bağımsız olarak doğrulanmış bir bulgu da bulunmuyor. Sudan'daki iç savaş, sınır bölgelerindeki silahlı grupların hareketliliğini artırırken Etiyopya ile Sudan arasında karşılıklı destek suçlamaları gündeme geldi.

Mısır ile Etiyopya arasındaki ilişkilerde ise Büyük Etiyopya Rönesans Barajı ve Nil sularının kullanımı uzun süredir temel anlaşmazlık konuları arasında yer alıyor. Bu nedenle Etiyopya'daki çatışmalar, ülkenin iç güvenliğinin ötesinde Afrika Boynuzu'ndaki diplomatik ilişkileri etkileyen bir kriz olarak öne çıkıyor.
Etiyopya ordusunun hava gücü yeni savaşta nasıl bir rol oynuyor?
2026'daki çatışmaların 2020-2022 savaşından ayrılan önemli özelliklerinden biri, Etiyopya ordusunun hava gücünün daha belirgin biçimde kullanılması oldu. Federal birlikler, eylül ve ekim aylarında Tigray güçlerinin mevzilerine, ikmal güzergâhlarına ve bazı komuta unsurlarına yönelik hava ve İHA saldırıları gerçekleştirdi. Federal ordunun hava gücü, Tigray güçlerinin geniş çaplı konvansiyonel harekât yürütmesini zorlaştırırken hükümet birliklerinin karşı taarruzlarına destek sağladı.

Etiyopya Hava Kuvvetleri, uzun yıllardır Su-27 ve daha sonra tedarik edilen Su-30 gibi Rus yapımı savaş uçaklarını kullanıyor. Ülke ayrıca Türkiye'den Bayraktar AKINCI insansız hava araçları da tedarik etti. 28 Ekim'de Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Rusya'dan ilk 12 Su-35 savaş uçağının teslim alındığını ve dört batarya S-400 uzun menzilli hava savunma sistemi tedarik edileceğini açıkladı.
Mekelle'nin ele geçirilmesi Etiyopya savaşını bitirecek mi?
Etiyopya ordusu, Ekim 2026 itibarıyla Mekelle ve Tigray'ın önemli kent merkezlerinde yeniden kontrol sağladı. Ancak 2021'de yaşanan gelişmeler, bir bölgesel başkentin ele geçirilmesinin silahlı çatışmayı tek başına sona erdirmediğini göstermişti.
Bugünkü askerî tablo, 2020-2022 döneminden bazı yönleriyle ayrılıyor. TPLF içinde siyasi ve askerî bölünmeler bulunuyor. Federal hükümet, Tigray Barış Gücü (Tigray Peace Force – TPF) olarak anılan grup hükümet ile birlikte hareket ediyor. Fano gibi silahlı gruplar ise önceki savaşın aksine Addis Ababa'ya karşı mücadele ediyor.

Eritre ile yaşanan gerilim, çatışmanın devletler arası savaşa dönüşme riskini artırırken Sudan sınırındaki istikrarsızlık da yeni bir güvenlik sorunu oluşturuyor.
Öte yandan Pretoria Anlaşması'nın çözümsüz bıraktığı tartışmalı bölgeler, yerinden edilen nüfusun dönüşü, Tigray'ın siyasi temsili ve silahlı grupların geleceği gibi meseleler varlığını koruyor. Bu nedenle Etiyopya ordusunun kent merkezlerinde sağladığı askerî kontrol ile ülkenin kuzeyinde kalıcı istikrarın tesis edilmesi birbirinden ayrı süreçler olarak değerlendiriliyor.

Muhtemelen savaşın bundan sonraki seyri, federal yönetimin askerî kazanımlarını sürdürülebilir bir siyasi uzlaşmayla destekleyip destekleyemeyeceğine, TPLF'nin silahlı faaliyetlerine ve Eritre ile yaşanan gerilimin nasıl gelişeceğine bağlı olacak.
Etiyopya'daki savaşın insani bilançosu
2020-2022 Tigray savaşı, son yılların en ağır insani krizlerinden birine neden oldu. Birleşik Krallık hükümetinin ülke değerlendirmesinde aktarılan çeşitli tahminlere göre savaş sırasında 300 bin ile 800 bin arasında sivil hayatını kaybetti. Bu tahminler farklı yöntemlere dayanıyor ve çatışmanın kesin can kaybı sayısı konusunda uluslararası düzeyde uzlaşılmış bir rakam bulunmuyor.
Savaş sırasında milyonlarca kişi yerinden edilirken sağlık, eğitim, ulaşım ve iletişim altyapısında ağır hasar oluştu. İnsani yardımların bölgeye ulaştırılmasında yaşanan kesintiler, gıda güvensizliğini derinleştirdi. Eylül 2026'da çatışmaların yeniden başlamasıyla siviller bir kez daha yerinden edilmeye başladı. İnsani yardım kuruluşları, hastanelerde yaralı sayısının arttığını ve temel hizmetlere erişimin zorlaştığını bildirdi.

Birleşmiş Milletler, 13 Ekim'de Etiyopya'nın kuzeyindeki insani ihtiyaçlar için 8,5 milyon dolarlık acil kaynak ayırdı. Bu kaynağın Tigray, Amhara, Afar ve Benishangul-Gumuz bölgeleri başta olmak üzere 202 bin 700'den fazla kişiye destek sağlaması hedefleniyor.
ACLED'in kayıtlarına göre 20 Ekim'de Güneydoğu Tigray'daki Finarwa yerleşiminde bir araca yönelik İHA saldırısında dört kişi hayatını kaybetti, altı kişi yaralandı. Saldırının sorumluluğuna ilişkin bağımsız doğrulama sınırlı. Mekelle'de bazı özel okulların 26 Ekim'de yeniden açılması, kamu hizmetlerini normalleştirme çabalarının bir parçası olsa da bölgenin farklı kesimlerinde çatışmaların sürmesi siviller üzerindeki riskleri devam ettiriyor.
Etiyopya İç Savaşı'ndaki taraflar ve ittifak değişimleri
Etiyopya'da 2020-2022 Tigray Savaşı ile 2026'da yeniden başlayan çatışmalar arasındaki en belirgin fark, askerî ittifakların değişmesi oldu.
Federal hükümet eski müttefikleri Fano ve Eritre ile karşı karşıya gelirken, Tigray içinden ayrışan TPF unsurları Addis Ababa yönetiminin yanında yer aldı.
En önemli üç değişiklik
1. Fano saf değiştirdi: Önceki savaşta Etiyopya federal hükümetiyle birlikte hareket eden Amhara kökenli Fano grupları, 2023'ten itibaren hükümete karşı silahlı mücadeleye başladı.
2. Tigray cephesi bölündü: TPLF federal hükümete karşı mücadeleyi sürdürürken Tigray Barış Gücü (TPF) olarak anılan grup hükümetin yanında yer aldı.
3. Eritre ile ittifak bozuldu: Önceki savaşta Etiyopya ordusunu destekleyen Eritre, 2026'da sınır güvenliği ve Kızıldeniz'e erişim tartışmaları nedeniyle Addis Ababa ile ciddi bir gerilim yaşamaya başladı.
| Aktör / Silahlı grup | 2020-2022 savaşındaki konumu | 2026 çatışmalarındaki konumu |
| Etiyopya federal hükümeti (ENDF) | TPLF'ye karşı Eritre ordusu ve Amhara güçleriyle birlikte savaştı. | TPLF'ye karşı operasyonlarını sürdürüyor. Tigray Barış Gücü (TPF) ile birlikte hareket ediyor. |
| Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) | Federal hükümete, Eritre ordusuna ve Amhara güçlerine karşı savaştı. | Federal hükümete karşı silahlı mücadeleyi sürdürüyor. Amhara ve Afar'daki bazı unsurlarla ittifak kurdu. |
| Tigray Barış Gücü (TPF) | Bugünkü adı ve yapısıyla ayrı bir taraf olarak yer almıyordu. | Federal hükümetin müttefiki. TPLF'ye karşı ENDF ile birlikte hareket ediyor. |
| Fano (Amhara silahlı grupları) | Federal hükümetin müttefikiydi. TPLF'ye karşı savaştı. | Federal hükümete karşı savaşıyor. Bazı Fano unsurları TPLF ile ortak hareket ediyor. |
| Eritre ordusu (EDF) | Etiyopya federal hükümetinin müttefikiydi. TPLF'ye karşı savaştı. | Addis Ababa ile ilişkileri bozuldu. Sınırda askerî gerilim yaşanıyor; doğrudan çatışma iddiaları bulunuyor. |
| Afar'daki silahlı unsurlar | Bölgedeki bazı güçler federal hükümetin yanında TPLF'ye karşı mücadele etti. | Bazı Afar unsurları TPLF ile birlikte hareket ediyor. Diğerleri federal hükümet yanlısı. |
| Tigray geçici yönetimi | Pretoria Anlaşması sonrasında oluşturuldu. | TPLF ile yaşanan siyasi ayrışmanın ardından federal hükümet yeni bir geçici yönetim oluşturdu. |
Yükleniyor...
















