Husiler: İran’a yönelik olası saldırıya karşı askeri olarak hazırız
Yemen’deki Husiler, ABD’nin İran’a olası saldırısı halinde askeri olarak hazır olduklarını ve bölgesel gerilimin artacağını açıkladı.

Yemen’de Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri saldırı başlatması halinde Husilerin askeri olarak hazır olduğunu açıkladı. El-Husi’nin açıklamaları, Kızıldeniz ve Yemen hattında aylardır süren gerilimin İran-ABD eksenine doğru genişleyebileceği yönündeki değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.

Husilere ait el-Mesira televizyonunda yayımlanan konuşmada el-Husi, ABD’nin İran limanlarına yönelik baskı ve abluka uyguladığını öne sürerek bunun yalnızca bölgesel değil küresel ekonomiyi de etkilediğini savundu. Açıklamada Washington yönetiminin İsrail’e yönelik politikalarla paralel hareket ettiği iddia edilirken, ABD’nin bölgede yeni bir askeri tırmanışa hazırlandığı yönünde “işaretler bulunduğu” ifade edildi.
Bölgesel gerilim uyarısı
El-Husi, İran’a yönelik olası bir askeri müdahalenin yalnızca iki ülke arasında sınırlı kalmayacağını, geniş bir bölgesel çatışma riskini tetikleyebileceğini söyledi. “Askeri düzeyde tüm gelişmelere hazırız” ifadesi, Husilerin son yıllarda geliştirdiği füze ve İHA kapasitesine de gönderme olarak değerlendiriliyor.
Açık kaynak askeri analizlere göre Husiler, özellikle 2023’ten itibaren Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattında insansız hava araçları ve gemisavar füzelerle saldırı kapasitesini artırdı. Bu süreçte grup, İran’dan sağlanan teknik destekle uzun menzilli İHA ve füze sistemlerini operasyonel hale getirdi.

Uzman değerlendirmelerinde, Husilerin bu tür açıklamalarının genellikle “caydırıcılık mesajı” niteliği taşıdığı ve ABD ya da müttefiklerinin İran’a yönelik olası bir operasyonunda Kızıldeniz hattında ticari ve askeri gemileri hedef alma kapasitesine vurgu yapıldığı belirtiliyor.
Kızıldeniz hattında tansiyon yüksek
Husiler, İsrail-Gazze savaşı sonrası Kızıldeniz’de çok sayıda gemiye saldırı düzenlemiş, bazı operasyonlarda insansız hava araçları ve balistik füze kullanmıştı. Bu saldırılar nedeniyle ABD öncülüğünde deniz güvenliği operasyonları artırıldı. ABD kuvvetleri, Refah Muhafızı Operasyonu (Operation Prosperity Guardian) ile bölgeye büyük bir deniz gücü sevk ederken, Avrupa Birliği Aspides Misyonu kapsamında bölgeye çok sayıda savaş gemisi gönderilmiştir.

Açık kaynaklı deniz güvenliği raporlarına göre Husilerin bu kapasitesi, özellikle Babülmendep Boğazı çevresinde küresel ticaret rotaları üzerinde baskı oluşturabilecek bir etki alanı yaratmış durumda. Bu nedenle grup, İran-ABD geriliminde “vekil güç” olarak en hızlı mobilize olabilecek aktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı son açıklamalarda, Körfez ülkelerinin girişimiyle İran’a yönelik planlanan askeri adımların ertelendiğini söyledi. İsrail tarafı ise saldırı için gerekli hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Bu süreç, bölgede diplomasi ve askeri baskı arasında gidip gelen kırılgan bir denge oluşturmuş durumda.
Hamaney’den “yeni cephe” uyarısı
İran lideri Mücteba Hamaney ise daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD’nin İran’a yönelik askeri baskıyı artırması halinde “yeni cephelerin açılabileceğini” ifade etmişti. Yapılan açıklama, İran’ın yalnızca doğrudan değil, bölgesel müttefikleri üzerinden de karşılık verebileceği yorumlarına neden olmuştu.

Açık kaynak analizlerde, İran’ın bölgesel ağının Irak’taki bazı silahlı gruplar, Lübnan’daki Hizbullah ve Yemen’deki Husiler üzerinden çok katmanlı bir caydırıcılık stratejisi oluşturduğu değerlendiriliyor. Söz konusu yapı, olası bir ABD-İran çatışmasının yalnızca iki ülke arasında kalmayacağına işaret ediyor.
Yükleniyor...















