ASFAT’tan sahada su ikmalini azaltacak yerli çözüm
ASFAT, havadaki nemi içme suyuna dönüştüren yerli sistemini SAHA 2026'da sergiledi. Sistem, günlük 25 tona kadar su üretebiliyor.

Operasyon bölgelerinde su ihtiyacı çoğu zaman yalnızca insani bir gereklilik değil, doğrudan lojistik ve görev sürekliliği meselesi olarak öne çıkıyor. ASFAT, bu ihtiyaca sahada çözüm üretmek amacıyla havadaki nemi içme suyuna dönüştüren yerli sistemini ilk kez SAHA 2026'da sergiledi.
Şebeke altyapısına ihtiyaç duymadan çalışan sistem, uygun çevre koşullarında günlük 25 tona kadar içme suyu üretebiliyor. Bu kapasite yaklaşık 25 bin litre suya karşılık geliyor.
Özellikle doğal su kaynaklarının bulunmadığı, lojistik erişimin zorlaştığı ve uzun süreli görevlerin yürütüldüğü bölgeler hedef alınarak geliştirilen sistem, askeri birliklerin sahadaki su ihtiyacını kesintisiz şekilde karşılamayı amaçlıyor.
Su lojistiğine bağımlılığı azaltacak çözüm
Askeri operasyonlarda su tedariki, sahadaki en kritik lojistik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. İleri üs bölgeleri, geçici konuşlanma alanları, afet sahaları ve altyapının sınırlı olduğu bölgelerde içme suyunun sürekli taşınması; personel, araç, zaman ve güvenlik açısından ek yük oluşturuyor.
ASFAT’ın geliştirdiği sistem, suyun doğrudan ihtiyaç noktasında üretilmesine imkân tanıyarak tanker, kara konvoyu veya uzun mesafeli ikmal ihtiyacını azaltabilecek bir çözüm sunuyor. Bu yönüyle sistem, yalnızca bir içme suyu üretim cihazı değil; sahadaki birliklerin görev süresini, hareket serbestisini ve lojistik dayanıklılığını destekleyen tamamlayıcı bir teknoloji olarak değerlendiriliyor.
Atmosferden su üretim teknolojileri, dünyada askeri üs bölgeleri, afet yönetimi ve insani yardım faaliyetlerinde kullanılmak üzere geliştirilen çözümler arasında yer alıyor. ABD’de DARPA ve ABD Ordusu, sahadaki birliklerin su ikmal yükünü azaltacak sistemler üzerinde çalışırken; İsrail merkezli Watergen ve İspanya merkezli GENAQ gibi şirketler de farklı ülkelerde savunma, güvenlik ve acil durum alanlarına yönelik çözümler sunuyor. Bu teknolojilerin temel hedefi, suyu uzak kaynaklardan taşımak yerine doğrudan ihtiyaç noktasında üreterek özellikle ileri üs bölgeleri, ada konuşlanmaları ve altyapının sınırlı olduğu sahalarda lojistik bağımlılığı azaltmak.
Üç farklı kapasite seçeneği sunuluyor
ASFAT Pazarlama Uzmanı Nur Birce Yılmaz, cihazın zorlu çevre koşullarında kullanılmak üzere geliştirildiğini belirtti. Sistemin havadaki nemi özel filtreleme teknolojisiyle içilebilir suya dönüştürdüğünü aktaran Yılmaz, cihazın tamamen yerli imkanlarla üretildiğini söyledi.
Yılmaz, ürünün 20 litre, 150 litre ve günlük 25 ton olmak üzere üç farklı kapasite seçeneğiyle hazırlandığını ifade etti. Sistemin tasarımından üretimine kadar tüm süreçlerde Türk mühendislerin görev aldığını vurgulayan Yılmaz, cihazın aktif kullanıma ve satışa hazır durumda bulunduğunu kaydetti.

Sahra görevlerinden gemilere kadar kullanılabilecek
ASFAT’ın geliştirdiği sistem, doğru sıcaklık ve nem seviyelerinde en yüksek verime ulaşıyor. Bununla birlikte cihaz, düşük nem ve zorlu çevre koşullarında da çalışabilecek şekilde tasarlandı.
Sistemin sahra görevlerinde, gemilerde ve farklı askeri platformlarda kullanılabildiğini belirten Yılmaz, öncelikli hedefin Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu söyledi. Yılmaz ayrıca dost ve müttefik ülkelere yönelik satış hazırlıklarının da tamamlandığını ifade etti.
Bu tür teknolojilerin askeri açıdan önemi, suyu ihtiyaç noktasında üretme kabiliyetinden kaynaklanıyor. ABD merkezli askeri mühendislik yayınlarında da atmosferik su üretim sistemlerinin, özellikle dağınık konuşlanan birlikler için su planlamasını güçlendirebilecek ve ileri operasyon bölgelerinde ikmal yükünü azaltabilecek çözümler arasında değerlendirildiği belirtiliyor.
Yükleniyor...












