Uraloğlu: GÖKBEY’in Tip Sertifikası Türkiye’yi seçkin ülkeler arasına taşıdı
GÖKBEY Tip Sertifikasıyla Türkiye, hava aracı sertifikasyonunu dijital ve milli platformda yönetebilen sınırlı ülkeler arasına girdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, T625 GÖKBEY helikopterinin Tip Sertifikası almasıyla Türkiye’nin hava aracı sertifikasyonunu uçtan uca dijital ve milli bir platform üzerinden yönetebilen dünyadaki sınırlı sayıdaki ülkelerden biri haline geldiğini bildirdi.
GÖKBEY Helikopteri Sertifika Teslim Töreni, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında düzenlendi. Törende konuşan Uraloğlu, son yıllarda yaşanan bölgesel çatışmalar ve ambargoların, Türkiye’nin kendi teknolojisini üretmesinin zorunluluğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
Yerli ve milli üretimin yalnızca sanayi politikası değil, aynı zamanda güvenlik, ekonomik bağımsızlık ve gelecek vizyonu açısından stratejik bir ihtiyaç olduğunu belirten Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 24 yılda savunma sanayi, makine, medikal, ulaştırma, elektrik-elektronik ve haberleşme gibi alanlarda yüksek teknolojili milli ürünlerle Türkiye’nin küresel ölçekte üretici ve ihracatçı bir ülkeye dönüştüğünü söyledi.
GÖKBEY’in sertifikasyon süreci 10 yıla yayıldı
Türkiye’nin savunma ve teknoloji alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını vurgulayan Uraloğlu, Bayraktar TB2, Akıncı ve Kızılelma ile insansız hava araçlarında, MİLGEM ve TCG Anadolu ile deniz platformlarında, TOGG ile otomotivde ve TÜRKSAT 6A ile uzay alanında önemli aşamalar kaydedildiğini dile getirdi. Elektrikli trenler, sürücüsüz metro sistemleri ve milli banliyö trenlerinin de bu dönüşümün parçaları olduğunu ifade etti.
Bu başarıların milletin kararlılığı, devletin desteği ve mühendislerin emeğiyle ortaya çıktığını söyleyen Uraloğlu, sürecin Türkiye’nin kendi gücüyle yükselişini ve geleceğe olan inancını simgelediğini belirtti.
Uraloğlu, TUSAŞ’ın 1973 yılında iki küçük kulübede başlayan yolculuğunun bugün 4 milyon metrekarelik tesislerde yürütülen projelerle çok daha ileri bir noktaya taşındığını kaydetti. KAAN, HÜRJET, ANKA ve ATAK-2 gibi projelerin ardından bu yolculuktaki yeni aşamanın T625 GÖKBEY helikopteri olduğunu söyledi.
Başlangıçta sivil amaçlarla tasarlanan GÖKBEY için sertifikasyon sürecinin 23 Mart 2016 tarihinde yapılan başvuruyla başladığını aktaran Uraloğlu, yaklaşık 10 yıl süren yoğun çalışmaların ardından helikopterin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilen Tip Sertifikası’nı aldığını bildirdi.
Süreç tamamen dijital ve milli platformda yürütüldü
Bakan Uraloğlu, sertifikasyon kapsamında 600’ün üzerinde teknik toplantı yapıldığını, 180’den fazla sertifikasyon testinin tamamlandığını, yaklaşık 18 bin uçuş test noktasının değerlendirildiğini ve 800’ü aşkın uyum dokümanının hazırlandığını belirtti. Şubat ayında gerçekleştirilen doğrulama uçuşlarının da başta CS-29 standartları olmak üzere uluslararası gerekliliklere tam uyum içinde tamamlandığını ifade etti.
Sürecin, Kamusal Dönüşüm Modeli kapsamında geliştirilen KDM-ERP Sertifikasyon Modülü üzerinden tamamen dijital, kanıt bazlı ve şeffaf biçimde yönetildiğini söyleyen Uraloğlu, bu yapının Türkiye’yi hava aracı sertifikasyonunu milli bir dijital platformda baştan sona yürütebilen ülkeler arasına taşıdığını vurguladı.
Uraloğlu, bu sertifikayla Türkiye’nin sivil döner kanatlı bir hava aracını tasarlayıp üretmenin yanı sıra, bunu kendi ulusal otoritesiyle ve dışa bağımlı olmadan sertifikalandırabilen ülkeler arasına girdiğini belirtti. Türkiye’nin bu gelişmeyle ABD, Avrupa Birliği, Kanada ve Brezilya gibi köklü havacılık ekosistemlerinin yanında yer aldığını söyledi.
“GÖKBEY milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur”
GÖKBEY’in yalnızca teknik bir başarı olmadığını kaydeden Uraloğlu, bu gelişmenin teknolojik egemenlik, milli irade ve bağımsızlık açısından da önemli bir anlam taşıdığını dile getirdi. Yıllarca dış onay mekanizmalarına bağımlı kalan bir ülkenin, kendi helikopterini kendi standartlarıyla dünyaya kabul ettirmesinin önemli bir eşik olduğunu ifade etti.
Uraloğlu, GÖKBEY’in sivil havacılıkta bağımsızlığın bir göstergesi olduğunu belirterek, helikopterin sağlık, yangın söndürme ve genel maksat görevlerinde millete hizmet edeceğini söyledi. Elde edilen sonucun ortak bir başarı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, bu eserin şehitlerin aziz hatıralarına armağan niteliği taşıdığını kaydetti.
Savunma sanayide geliştirilen teknolojiler diğer alanlara da taşınıyor
Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e de seslenen Uraloğlu, savunma sanayide geliştirilen teknolojilerin yalnızca hava platformlarında değil, sanayinin ve ulaştırma sistemlerinin farklı alanlarında da karşılık bulduğunu söyledi.
Bu teknolojilerin milli tren projeleri, akıllı ulaşım sistemleri ve çeşitli kamu yatırımlarında da kullanıldığını belirten Uraloğlu, Savunma Sanayii Başkanlığı ile olduğu kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile de yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade etti. Uraloğlu, geliştirilen teknolojilerin ülkenin farklı sektörlerinde değer ürettiğini vurgulayarak projelerde emeği geçen tüm ekiplere teşekkür etti.
Yükleniyor...














