Suudi Arabistan öncülüğünde Kızıldeniz için yeni deniz ittifakı
Suudi Arabistan öncülüğündeki deniz savunma ittifakında 13 ülke üyelik sürecini tamamladı. Cidde’deki toplantıya 39 ülkeden temsilci katıldı.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı, kurumsal ve operasyonel faaliyete geçiş aşamasına ulaştı. Cidde’de düzenlenen üçüncü planlama toplantısına 39 ülkeden temsilci katılırken, 13 ülke ulusal süreçlerini tamamlayarak ittifak tüzüğünü imzaladı.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, 15 ülkenin ittifakın kuruluşuna ilişkin ortak bildiriyi imzaladığını açıkladı. Bu ülkelerden 13’ü üyelik işlemlerini tamamlayarak katılımını resmileştirdi. Diğer ülkelerin gerekli ulusal prosedürleri sürdürdüğü belirtildi.
Bakanlığın son açıklamasında üyeliğini resmileştiren 13 ülkenin isimleri ayrı ayrı paylaşılmadı. Daha önce Türkiye, Bahreyn, Bangladeş, Komorlar, Cibuti, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Somali, Sudan ve Yemen ittifakın kuruluşuna destek veren ülkeler arasında açıklanmıştı.
Komutan Suudi Arabistan’dan bir general, yardımcısı Pakistan’dan bir deniz subayı
İttifakın ilk dönem komutanlığına Suudi Tuğamiral Abdullah bin Salem eş-Şehri atandı. Komutan yardımcılığı görevini ise Pakistan’dan bir deniz subayı üstlenecek. Cidde’deki toplantıda ittifakın karargâhı ve resmî logosu belirlendi. Organizasyon, planlama ve harekât çerçeveleri de tamamlanarak üye ülkelerden gelecek subay ve personelin ortak komuta yapısına katılmasının önü açıldı.

Planlamaya göre ittifak bünyesinde ortak komuta ve karargâh yapılanması, Deniz Harekât ve Koordinasyon Merkezi ile istihbarat merkezi oluşturulacak. Üye ülkeler arasında bilgi paylaşımı, ortak harekât planlaması, eğitim ve deniz tatbikatları yürütülecek.
Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı korunacak
Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı; Kızıldeniz, Babülmendeb Boğazı ve Aden Körfezi’nde deniz güvenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Görev alanının merkezinde seyrüsefer serbestisinin, ticari gemilerin ve enerji nakil güzergâhlarının korunması bulunuyor.

Babülmendeb, Hint Okyanusu ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayarak Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa’ya ulaşan ticaret hattının giriş kapısını oluşturuyor. Yemen’deki Husilerin ticari gemilere ve Suudi Arabistan bağlantılı deniz taşımacılığına yönelik saldırıları, bölgede yeni bir güvenlik mekanizması kurulmasını hızlandırdı.
İttifak, faaliyetlerini tüzüğü, uluslararası hukuk ve belirlenen sorumluluk sahası çerçevesinde yürütecek. Ortak deniz operasyonlarının kapsamı ve üye ülkelerin sağlayacağı gemi, uçak veya personel miktarı henüz açıklanmadı.
Türkiye kuruluş sürecinde yer aldı
Türkiye, Suudi Arabistan’ın daveti üzerine deniz ittifakının oluşturulmasına yönelik teknik ve askerî toplantılara katıldı. Ankara, 28 Temmuz’daki teknik görüşmelerin ardından 30 Temmuz’da yapılan üst düzey toplantıda da yer alarak ittifakın kuruluşunu destekledi. Millî Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin Cidde’de Kızıldeniz’deki deniz yollarının korunmasına yönelik uluslararası koalisyon çalışmalarına katıldığını doğruladı.

Deniz ittifakının kurumsal aşamaya geçmesi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Müşterek Savunma Anlaşması’nın hemen ardından geldi. Üçlü anlaşma; ortak tatbikatlar, üst düzey askerî koordinasyon, savunma sanayisi iş birliği ve bir üyeye yönelik saldırının bütün taraflara yapılmış sayılması esasını içeriyor.
Bununla birlikte Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı, Mekke Müşterek Savunma Anlaşması’ndan ayrı bir yapı olarak faaliyet gösterecek. Yeni ittifak daha geniş bir ülke grubunu kapsıyor ve belirli deniz yollarının güvenliğine odaklanıyor.
ABD öncülüğündeki yapılardan ayrı bir mekanizma
Yeni oluşum, bölgede faaliyet gösteren ABD öncülüğündeki Birleşik Deniz Kuvvetleri ile Avrupa Birliği’nin Aspides misyonundan ayrı bir komuta yapısına sahip olacak. Ancak Suudi Arabistan, ittifakın diğer uluslararası deniz güvenliği yapılarıyla koordinasyon kuracağını açıkladı.
Bu yönüyle yeni yapı, mevcut güvenlik mekanizmalarının doğrudan alternatifi olmaktan çok Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki askerî sorumluluğun bölge ülkeleri arasında daha fazla paylaşılmasını amaçlayan bir model oluşturuyor.
Yükleniyor...














