Çok namlulu roketatar sistemi
ÇNRA sistemlerinin ne olduğu, nasıl çalıştığı ve hangi ülkelerde hangi modellerin kullanıldığına dair bir rehber.
- Çok namlulu roketatar sistemi nedir?
- ÇNRA sistemleri hangi amaçlarla kullanılır?
- Çok namlulu roketatar sistemleri nasıl çalışır?
- ÇNRA sistemlerinin avantajları nelerdir?
- Türkiye’nin envanterindeki ÇNRA sistemleri
- Dünyada öne çıkan ve yoğun kullanılan ÇNRA sistemleri
- ÇNRA sistemlerinin tarihsel gelişimi
- ÇNRA sistemleri sivil alanlarda kullanılabilir mi?
Modern kara savaşlarında sadece tanklar ve insansız hava araçları değil, arkadaki topçu bataryalarının ne kadar güçlü ve ne kadar hassas ateş açabildiği de belirleyici hale geldi. Çok namlulu roketatar sistemleri (ÇNRA), kısa sürede yoğun ateş açarak hem cephe hattını hem de derinlikteki kritik hedefleri etkileyebilen, günümüz ordularının vazgeçilmez ateş destek unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Çok namlulu roketatar sistemi nedir?
Çok namlulu roketatar sistemi (ÇNRA), kısa sürede yüksek yoğunlukta ateş gücü üretebilen, aynı anda veya ardışık şekilde çok sayıda roket fırlatabilen topçu sistemidir. Genellikle tekerlekli ya da paletli araçlara monte edilir ve topçu birlikleri bünyesinde görev yapar.
Klasik obüslerden farkı, tek atış yerine "yaylım ateşi" mantığıyla geniş bir alan üzerinde tahrip etkisi yaratabilmesidir. Bir batarya, saniyeler içinde onlarca roketi hedef bölgeye gönderebilir ve mevzisini terk ederek karşı batarya ateşinden kurtulabilir.
ÇNRA sistemleri hangi amaçlarla kullanılır?
Çok namlulu roketatar sistemleri, sahada hem taktik hem de operatif seviyede kullanılan araçlardır. Başlıca kullanım amaçlarını şöyle özetleyebiliriz:
- Geniş alan baskılaması yapmak
- Düşman birliklerinin mevzilerini, toplanma alanlarını ve ileri karargâhlarını vurmak
- Lojistik hatlar, mühimmat depoları ve ikmal merkezleri gibi kritik hedefleri imha etmek
- Harekâtın ilk safhalarında şok ve moral çöküntüsü yaratmak
- Düşmanın manevra kabiliyetini sınırlamak, belirli bölgeleri geçilmez kılmak
- Kısa sürede yoğun ateş desteği sağlayarak dost birliklerin taarruz ve savunma faaliyetlerini desteklemek
Ukrayna–Rusya Savaşı’nda HIMARS ve benzeri sistemlerin sahadaki etkisi, ÇNRA’ların modern savaş doktrinlerindeki rolünü bir kez daha gündeme taşıdı. Bu sistemler, yalnızca cephe hattını değil, cephe gerisini de hedef alarak savaşın ritmini değiştirebiliyor.
Çok namlulu roketatar sistemleri nasıl çalışır?
ÇNRA sistemleri, fırlatma tüplerine yüklenmiş roketlerin elektronik ateşleme sistemi üzerinden peş peşe veya salvo (yaylım) şeklinde fırlatılması prensibiyle çalışır. Temel çalışma adımları şöyle özetlenebilir:
- Hedef tespiti ve koordinatların belirlenmesi (keşif unsurları, insansız hava araçları, radarlar, ileri gözetleyiciler vb.)
- Atış kontrol bilgisayarına hedef koordinatlarının girilmesi
- Roketlerin balistik hesaplamalarına göre namlu açısı ve yönlendirme ayarlarının yapılması
- Komuta unsuru tarafından verilen ateş emriyle roketlerin belirlenen zaman aralıklarında veya aynı anda fırlatılması
- Atış sonrası aracın hızla mevzi değiştirerek karşı batarya ateşinden kaçması ("shoot & scoot" taktiği)
Günümüzde modern ÇNRA’lar, yalnızca mekanik bir fırlatma sistemi olmaktan çıkıp gelişmiş elektronik altyapıya sahip platformlara dönüşmüş durumda. Birçok sistemde:
- INS/GPS güdüm
- Dijital atış kontrol bilgisayarı
- Otomatik yönlendirme ve seviyeleme sistemleri
- Komuta–kontrol ağlarına entegrasyon
- İHA’larla hedef teyidi ve atış sonrası isabet analizi
gibi kabiliyetler standart hale gelmeye başladı.

ÇNRA sistemlerinin avantajları nelerdir?
Çok namlulu roketatar sistemlerinin savaş alanında öne çıkan avantajları şöyle sıralanabilir:
- Kısa sürede yüksek ateş yoğunluğu: Bir batarya, saniyeler içinde geniş bir hedef bölgeye çok sayıda roket gönderebilir.
- Geniş alan etkisi: Tek bir obüs mermisine kıyasla çok daha geniş bir alanda baskı ve tahrip etkisi yaratır.
- Yüksek hareket kabiliyeti: Tekerlekli ve paletli şasiler üzerinde konumlandıkları için atış sonrası hızla mevzi değiştirebilirler.
- Görece düşük maliyet: Ağır balistik füzelere göre daha düşük maliyetli bir ateş gücü çözümüdür.
- Psikolojik etki: ÇNRA yaylım atışlarının ses ve tahrip gücü, hedef bölgedeki birlikler üzerinde ciddi moral bozukluğuna yol açar.
Bu özellikler, ÇNRA sistemlerini modern ordular için hem savunmada hem de taarruzda vazgeçilmez bir ateş destek aracı haline getiriyor.
Türkiye’nin envanterindeki ÇNRA sistemleri
Türkiye, çok namlulu roketatar alanında hem klasik alan baskı sistemleri hem de güdümlü roket çözümleriyle dikkat çeken bir ülke konumunda. Kara Kuvvetleri başta olmak üzere farklı birliklerce kullanılan yerli ÇNRA ailesi şu şekilde özetlenebilir:
T-122 Sakarya
T-122 Sakarya, Türkiye’de ÇNRA kavramının modern anlamda ilk büyük temsilcilerinden biridir. 122 mm kalibreli roketler kullanır ve yaklaşık 20–40 km menzil aralığına sahiptir. Sakarya’nın temel görevi, geniş alanlara hızlı ve yoğun ateş desteği sağlamaktır.
Attığı mühimmatlar
- TR‑122 (güdümsüz roket)
- TRG‑122 (INS/GPS güdümlü roket)
- TRLG‑122 (SİHA lazer işaretlemeli güdümlü roket)
Farklı harp başlıklarıyla donatılabilen bu sistem, özellikle sınır ötesi operasyonlar ve sınır hattı güvenliğinde alan baskısı amacıyla kullanılmaktadır. Basit, güvenilir ve bakım maliyetleri açısından görece ekonomik bir platform olarak Türk topçusunun önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.
T-122 Sakarya, Türkiye’nin uzun yıllardır sahada kendini kanıtlamış ÇNRA platformlarından biri olduğu için zaman içinde çeşitli ülkelere ihraç edildi. Azerbaycan, Bangladeş ve BAE gibi ülkeler bu sistemi envanterine katan aktörler arasında yer alıyor. Sakarya özellikle Azerbaycan tarafından 2020 Karabağ Savaşı sırasında yoğun biçimde kullanıldı; savaşın ilk günlerinde Ermeni savunma hatlarının kırılması sürecinde geniş alan baskısı sağlayarak taktik üstünlük yarattı.
Türk Silahlı Kuvvetleri ise Sakarya’yı ağırlıklı olarak sınır ötesi operasyonlarda, sınır hattı güvenliğinde ve yoğun ateş desteği gerektiren harekât görevlerinde aktif şekilde kullanmayı sürdürüyor.
T-300 Kasırga
T-300 Kasırga, Türkiye’nin 300 mm sınıfındaki ağır ÇNRA sistemidir. 100 km’nin üzerindeki menzili ve yüksek tahrip gücüyle öne çıkar. Geniş hedef kümelerine karşı etkili olmak üzere tasarlanmış bu sistem, operasyonel derinlikteki hedeflere yönelik alan baskısı ve tahrip görevlerinde tercih edilmektedir.
Attığı mühimmatlar
- TR‑300 (güdümsüz ağır roket)
- TRG‑300 Kaplan mühimmatı (INS/GPS güdümlü 300 mm roket)
Kasırga, klasik topçu sistemlerine kıyasla çok daha geniş bir etki alanına sahiptir ve bu yönüyle kritik üs bölgeleri, lojistik merkezler ve yığınak alanları gibi hedeflere karşı önemli bir caydırıcılık sağlar.
Dünyada öne çıkan ve yoğun kullanılan ÇNRA sistemleri
Dünya genelinde pek çok ülke ÇNRA sistemlerini envanterinde bulundurmaktadır. Bu sistemlerin bazıları, sahada sık kullanım ve ihracat başarısı sayesinde adeta birer referans platform haline gelmiştir.
ABD – M270 MLRS
M270 MLRS (Multiple Launch Rocket System), dünyanın en bilinen paletli ÇNRA sistemlerinden biridir. GMLRS mühimmatıyla 70–85 km, ER-GMLRS ile 150 km sınıfına ulaşan menzillerde görev yapabilmektedir. Paletli şasisi sayesinde zorlu arazi şartlarında dahi yüksek hareket kabiliyeti sunar.
M270, 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana pek çok çatışmada kullanılmış ve özellikle geniş alan hedeflerine karşı sağladığı ateş yoğunluğuyla modern topçu doktrinlerinin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır.

ABD – M142 HIMARS
M142 HIMARS, MLRS’in daha hafif ve tekerlekli versiyonu olarak tasarlanmıştır. Yüksek mobilite, hızlı intikal ve "vur-kaç" taktikleri üzerine kuruludur. Aynı GMLRS mühimmatını kullanabilmesi sayesinde, MLRS ile benzer menzil ve isabet kabiliyetlerini daha hafif bir platformda sunar.
Ukrayna–Rusya Savaşı’nda HIMARS’ın komuta merkezleri, mühimmat depoları ve köprüler gibi kritik hedeflere karşı gerçekleştirdiği hassas vuruşlar, sistemin stratejik etkisini tüm dünyaya göstermiştir.,

Rusya – BM-21 Grad
BM-21 Grad, dünya üzerinde en yaygın kullanılan ÇNRA sistemlerinden biridir. 122 mm kalibreli roketler kullanan sistem, yaklaşık 20–40 km menzil aralığında görev yapar. Basit, dayanıklı ve nispeten ucuz olması nedeniyle onlarca ülke tarafından tercih edilmiştir.
Grad, özellikle şehir kuşatmaları, cephe hattı baskılaması ve geniş alan hedeflerine yönelik atışlarda uzun yıllar boyunca Sovyet ve sonrası dönemde Rus doktrininde önemli yer tutmuştur.
Rusya – BM-30 Smerch
BM-30 Smerch, Grad’ın ağır sınıf devamı niteliğindedir. 300 mm kalibreli roketler kullanır ve 90 km’nin üzerindeki menziliyle geniş alanlarda yüksek tahrip gücü sağlar. Yüksek patlayıcı, kasetli mühimmat ve farklı harp başlıkları taşıyabilir.
Smerch, büyük yığınak alanları, hava üsleri ve lojistik merkezler gibi kritik hedeflere yönelik yoğun ateş görevlerinde tercih edilen bir sistemdir.

Rusya – 9A52-4 Tornado-S
Tornado-S, Smerch’in modernize edilmiş ve güdümlü mühimmat kullanabilen versiyonudur. Gelişmiş roketleriyle 120–150 km menzil sınıfına ulaşabilmekte ve daha yüksek isabet oranı sunmaktadır.
Rus ordusu tarafından, ABD’nin MLRS/HIMARS çözümlerine karşı modern bir ÇNRA cevabı olarak konumlandırılmaktadır.
Çin – PHL-03
PHL-03, yapısal olarak Smerch’e benzeyen, 300 mm sınıfında bir Çin ÇNRA sistemidir. Yaklaşık 150 km’ye varan menzil seçenekleri ve farklı harp başlıklarıyla geniş bir hedef spektrumuna karşı kullanılabilmektedir.
Çin’in ihracat pazarında öne çıkan ürünlerinden biri olan PHL-03, Orta Doğu ve Afrika’da bazı ülkeler tarafından tercih edilmektedir.
İsrail – LYNX/PULS
İsrail’in LYNX ÇNRA sistemi, esnekliğiyle öne çıkan bir platformdur. Farklı kalibrelerde roket ve taktik füze kullanabilme kabiliyeti sayesinde, tek bir fırlatıcı üzerinden çok geniş bir görev yelpazesini destekleyebilir.Yüksek mobilite ve hassas güdümlü mühimmat seçenekleri, LYNX’i modern vur-kaç ve hassas ateş doktrinlerinde önemli bir araç haline getirmiştir.
Birçok ülke tarafından kullanılan sistemin geliştirilmiş ve modernize edilmiş hali PULS'u İsrail, Gazze saldırılarında kullanıyor.

Ukrayna – Vilkha
Vilkha, Sovyet menşeli Smerch sisteminin Ukrayna tarafından modernize edilmesiyle ortaya çıkan bir çözümdür. Vilkha-M roketleriyle 130–140 km menzil sınıfına ulaşabilen sistem, güdümlü mühimmat sayesinde yüksek isabet oranı sunar.
Ukrayna–Rusya Savaşı’nda, Rus birliklerine ve lojistik hedeflere karşı gerçekleştirilen hassas atışlarda etkin biçimde kullanılmıştır.
ÇNRA sistemlerinin tarihsel gelişimi
Çok namlulu roketatar sistemlerinin tarih sahnesine çıkışı, II. Dünya Savaşı’na uzanır. Sovyetler Birliği tarafından kullanılan "Katyuşa" roketatarları, sınırlı hassasiyetlerine rağmen ani ateş yoğunluğu ve psikolojik etkileriyle büyük yankı uyandırmıştır.
Soğuk Savaş döneminde hem NATO hem de Varşova Paktı ülkeleri, ÇNRA konseptini geliştirerek daha uzun menzil, daha fazla roket kapasitesi ve çeşitli harp başlıkları üzerinde çalıştı. 1991 Körfez Savaşı’nda ABD’nin MLRS sistemlerini yoğun biçimde kullanması, ÇNRA’ların modern harekât ortamındaki önemini tüm dünyaya gösterdi.
21. yüzyıla gelindiğinde ise asıl kırılma noktası, güdümlü roketlerin devreye girmesiyle yaşandı. INS/GPS güdümü, lazer işaretleme ve ağ merkezli harp kabiliyetleri sayesinde ÇNRA’lar, yalnızca "alan baskısı" yapan sistemler olmaktan çıkıp, taktik ve operatif seviyede noktasal vuruş yapabilen ateş unsurlarına dönüştü.

ÇNRA sistemlerinin geleceği
Askeri teknolojideki eğilimler, ÇNRA sistemlerinin de önümüzdeki yıllarda şu alanlarda gelişeceğine işaret ediyor:
- Yapay zekâ destekli hedef analizi ve atış planlama sistemleri
- Mikro İHA’larla gerçek zamanlı hedef tespiti, rota düzeltmesi ve hasar kıymetlendirme
- 200 km ve üzeri menzil sınıfında güdümlü roketlerin yaygınlaşması
- Otomatik mühimmat yükleme sistemleriyle daha hızlı yeniden atış hazırlığı
- Komuta–kontrol ağlarıyla tam entegrasyon sayesinde gerçek zamanlı veri paylaşımı
Bu gelişmeler, ÇNRA’ları sadece topçu birliklerinin bir parçası olmaktan çıkarıp, kara–hava–İHA ağının içinde kilit bir düğüm haline getirecek gibi görünüyor.
ÇNRA sistemleri sivil alanlarda kullanılabilir mi?
Çok namlulu roketatar sistemleri, tasarım itibarıyla tamamen askeri amaçlar için geliştirilmiş, yüksek tahrip gücüne sahip silah sistemleridir ve sivil kullanım için uygun değildir. Ancak bu sistemlerde kullanılan bazı teknolojiler –uydu tabanlı konumlandırma, haberleşme altyapıları, yazılım çözümleri, sensör ve kontrol algoritmaları gibi– dolaylı olarak sivil sektörlerde de kendine yer bulabilmektedir.
Sonuç olarak, ÇNRA sistemleri modern orduların ateş gücü, caydırıcılık ve esneklik dengesini kuran temel unsurlardan biri haline gelmiş durumda. Hem Türkiye’de hem de dünyada bu alandaki teknolojik yarış, önümüzdeki yıllarda da hız kesmeden devam edecek gibi görünüyor.
Yükleniyor...









