Nicolas Maduro
Venezuela’nın mevcut cumhurbaşkanı ve Bolivarcı Devrim’in liderlerinden biri. 2013’ten bu yana ülkeyi yönetiyor ve Hugo Chávez’in politik mirasını sürdürüyor.
- Doğum tarihi23 Kasım 1962
- Doğum yeriCaracas, Venezuela
- UyruğuVenezuela
- GöreviVenezuela Devlet Başkanı
- Göreve başlangıcı5 Mart 2013
- EşiCilia Flores
- ÇocuklarıNicolás Maduro Guerra
Tam adlı Nicolás Maduro Moros olan Venezuela devlet başkanı, 23 Kasım 1962 yılında Caracas'ta doğdu.
Eski devlet başkanı Hugo Chávez'in yakın çalışma arkadaşı olan Maduro, 2012 yılında devlet başkan yardımcılığı görevine getirilmiş, Chávez’in 5 Mart 2013’teki ölümünün ardından geçici devlet başkanı olarak ülkeyi yönetmeye başladı.
Aile geçmişi ve erken yaşamı
Maduro, Caracas’ta işçi sınıfı bir ailede dünyaya geldi. Babası Nicolás Maduro García, önde gelen bir sendika lideriydi ve 22 Nisan 1989’da bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Annesi Teresa de Jesús Moros ise Kolombiya’nın Cúcuta kentinde doğdu.

Bir Roma Katoliği olarak yetiştirilen Maduro'nun, 2000’li yıllarda Hintli guru Sathya Sai Baba’nın takipçilerinden biri olduğuna dair haberler çıkmıştır. Kendini mestizo olarak tanımlayan Maduro, yerli ve Afrikalı kökene sahip olduğunu belirtmiştir. Ayrıca aile soyunun bir kısmının Sefarad Yahudiliğine uzandığını ifade etmiştir.
Los Jardines, El Valle bölgesinde büyüyen Maduro, dört kardeşin tek erkek olanıdır. María Teresa, Josefina ve Anita adında üç kız kardeşi vardır. Sol görüşlü bir ailede yetişmiş, babası MEP (Movimiento Electoral del Pueblo) üyesi bir sendikacıydı.
Evlilikleri ve ailesi
Maduro iki kez evlenmiştir. İlk evliliğini Adriana Guerra Angulo ile yapmış ve bu evlilikten Nicolás Maduro Guerra adlı bir oğlu olmuştur. “Nicolasito” olarak bilinen oğlu, hükümette çeşitli üst düzey görevlere atanmıştır.
Maduro, daha sonra politikacı ve avukat Cilia Flores ile evlenmiştir. İkili, 1990’lardan bu yana bir ilişkideydi ve resmî olarak Temmuz 2013’te evlendiler. Maduro’nun Flores ile çocuğu bulunmamaktadır, ancak Flores’in önceki evliliğinden Walter Ramón Gavidia adlı oğlunun çocukları Walter Jacob, Yoswel ve Yosser Maduro’nun üvey çocuklarıdır.
Siyasi kariyeri
Maduro, siyasi kariyerine toplu taşıma sektöründe bir otobüs şoförü ve sendika temsilcisi olarak başladı. 1990’larda Hugo Chávez’in liderliğini yaptığı Beşinci Cumhuriyet Hareketi’nin kurucuları arasında yer aldı. Chávez’in 1992’deki darbe girişiminin ardından hapisten çıkmasında rol oynayan figürlerden biri olarak bilinir.

1998 seçimlerinde Chávez kampanyasında bölgesel koordinatörlük yaptı. 2000’lerde milletvekili olarak görev aldı ve daha sonra Ulusal Meclis Başkanı olarak önemli bir siyasi konuma yükseldi. 2006 yılında Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi ve 2012 yılına kadar bu görevini sürdürdü.
10 Ekim 2012’de Chávez tarafından devlet başkan yardımcılığına atandı ve Chávez’in ölümü üzerine geçici devlet başkanı oldu.
Devlet Başkanlığı dönemi
1. Dönem (2013–2019)
2013 seçimlerinde az farkla galip gelen Maduro, Chávez’in sosyalist politikalarını devam ettirdi. Ancak bu dönemde Venezuela ağır bir ekonomik krize sürüklendi. Yüksek enflasyon, işsizlik, yolsuzluk iddiaları ve ulusal para birimi bolívarın değer kaybı ülkeyi derinden etkiledi.

2015 parlamento seçimlerinde muhalefet büyük bir zafer kazandı ve Ulusal Parlamento’da çoğunluğu elde etti; ancak Maduro hükümetiyle yargı arasındaki çekişmeler ülke siyasetini kilitledi.
2. Dönem (2019-2024 )
Maduro, 20 Mayıs 2018’de yapılan seçimlerde %67,8 oyla yeniden seçildi. Fakat seçimlere katılım düşük kaldı ve muhalefet ile uluslararası kuruluşlar seçim sürecinin adil olmadığı yönünde ciddi eleştiriler getirdi.

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Lima Grubu ve birçok ülke seçimi tanımadıklarını açıklarken; Rusya, Çin, Türkiye, Küba ve İran gibi ülkeler Maduro'nun devlet başkanlığını kabul etti.
3. Dönem (2024 - )
Venezuela’da 28 Temmuz 2024’te, 10 Ocak 2025’te başlayacak altı yıllık dönem için cumhurbaşkanını belirlemek üzere seçimler yapıldı. Ancak seçim süreci oldukça tartışmalıydı. Uluslararası gözlemciler, seçimlerin ne özgür ne de adil olduğunu; Maduro yönetiminin devlet kurumlarının büyük kısmını kontrol ettiğini ve siyasi muhalefeti seçimden önce, seçim sırasında ve sonrasında yoğun şekilde baskı altına aldığını açıkladı.
Muhalefetin asıl adayı María Corina Machado’nın yargı kararıyla yarış dışı bırakılması sonrası muhalefet Edmundo González etrafında birleşti. González’in sandıkları açık farkla kazandığına dair geniş çaplı tutanak kanıtları bulunmasına rağmen, seçim kurulu kanıt sunmadan Nicolás Maduro’yu kazanan ilan etti.
Seçimin 28 Temmuz’a alınması da tesadüf değildi. Normalde Venezuela’da başkanlık seçimleri yıl sonunda yapılır; ancak hükümet ile muhalefet arasında 2023’te gerçekleştirilen “Barbados anlaşması” çerçevesinde tarih öne çekildi. Bu tarihin ayrıca Hugo Chávez’in doğum günü olması nedeniyle sembolik bir tercih olduğu yorumları yapıldı. Seçimin düzenlenmesini sağlayan anlaşma, rekabetçi bir seçim ortamı kurulmasını ve uluslararası gözlemcilerin katılımını öngörüyordu.

Tüm bu tartışmalı sürecin ardından göreve başlama tarihi olan 10 Ocak 2025 yaklaşırken, Venezuela hem içeride hem dışarıda yoğun bir meşruiyet krizinin içine sürüklendi. Bir yanda uluslararası toplumun büyük bölümü Maduro’nun ilan edilen zaferini tanımadı; diğer yanda muhalefet ve halkın önemli kısmı seçim sonuçlarının manipüle edildiğini savundu. Böylece Venezuela, siyasi baskılar, kurumsal kontrol ve tartışmalı seçim sonuçlarının birleştiği karmaşık ve derin bir krizin içine girmiş oldu.
Maduro dönemi Venezuela'sı
Nicolás Maduro, özellikle Hugo Chávez döneminden miras kalan ABD karşıtı dış politika, petrol sektöründe devlet kontrolünü artırması, Rusya, Çin, İran ve Küba gibi ABD’nin rakip gördüğü ülkelerle ittifaklarını güçlendirmesi nedeniyle Washington’ın siyasi hedeflerinden biri hâline geldi.

Maduro yönetimi, ABD'nin Venezuela üzerindeki ekonomik ve siyasi etkisini sınırlamaya yönelik adımlar attıkça, ABD de Maduro hükümetini otoriterlik, yolsuzluk ve insan hakları ihlalleri gerekçeleriyle eleştirip yaptırımlar uygulamaya başladı. Bu yaptırımlar özellikle petrol ihracatına yönelik olduğu için Venezuela ekonomisini daha da zayıflattı; ülke zaten yıllardır yanlış ekonomik politikalar, kur kontrolü, üretim çöküşü ve yolsuzluklar yüzünden ciddi bir krizin içindeydi.

Hiperenflasyon, para birimi bolívarın hızla değer kaybetmesi, temel ürün kıtlığı ve yüksek işsizlik, Maduro döneminin ekonomik tabloyu ağırlaştıran temel unsurları hâline geldi. Ekonomik çöküş hem ABD ile siyasi gerilimi artırdı hem de ülkeyi dünya siyasetinde daha tartışmalı bir konuma oturttu.
Yükleniyor...











