Çin, J-10CE savaş uçağının 2025 Hindistan–Pakistan Savaşı’ndaki ilk muharebe başarısını doğruladı
Çin, ihraç edilen bir savaş uçağının ilk kez gerçek muharebe başarısını resmen kabul etti. Pekin yönetimi, J-10CE savaş uçağının 2025 yılında muharebe sonuçları elde ettiğini açıkladı.

Çin Devlet Savunma Bilim, Teknoloji ve Sanayi İdaresi (SASTIND), Chengdu J-10CE’nin 2025’te ilk muharebe başarısını kaydettiğini açıklayarak, Pekin’in bu konuda bugüne kadarki en net resmi teyidini vermiş oldu. Söz konusu ifadeler, Mayıs 2025’te Hindistan ile Pakistan arasında yaşanan gerilime atıfta bulunduğu geniş kabul görüyor.
Açıklama, doğrudan Hindistan’ın adını anmasa da Pakistan’ın aynı dönemde yaptığı duyurular ve operasyonel bilgilerle örtüşüyor. Bu bağlamda çatışmaların ardından fotoğraflanan bir J-10C uçağının gövdesinde yer alan ve Pakistan Hava Kuvvetleri tarafından elde edildiği iddia edilen altı “kill” işareti de yeniden gündeme geldi. Bu işaretlerin, üç adet Rafale, bir adet Su-30MKI, bir adet MiG-29 savaş uçağı ve bir Heron İHA’ya atfedildiği öne sürülmüştü.

J-10 programı, Çin’in eski nesil savaş uçaklarını ikame etmek ve yabancı tasarımlara bağımlılığı azaltmak amacıyla geliştirdiği yerli bir çok rollü muharip uçak projesi olarak ortaya çıktı. Tek motorlu, delta-kanard konfigürasyonuna sahip J-10, 2000’li yılların ortasında hizmete girdi.
Takip eden yıllarda sensörler, aviyonikler ve hayatta kalma kabiliyetleri açısından kademeli iyileştirmeler yapıldı. J-10B varyantı geliştirilmiş hava alığı ve elektronik sistemlerle öne çıkarken, J-10C modeli aktif elektronik taramalı dizi (AESA) radar, güncellenmiş veri linkleri ve gelişmiş elektronik harp unsurlarıyla daha büyük bir sıçrama anlamına geldi. J-10C, 2010’ların ortalarında 4,5 nesil bir savaş uçağı olarak hava üstünlüğü ve çok rollü görevler için konumlandırıldı.

J-10CE ise J-10C’nin ihracata yönelik bir türevi olarak geliştirildi. İlk kez 2019’dan itibaren uluslararası pazarda tanıtılan uçak, tek koltuklu, tek motorlu ve her hava koşulunda görev yapabilen çok rollü bir platform olarak sunuldu. AESA radar, modern cam kokpit, güncel Çin yapımı hava-hava ve hava-yer mühimmatlarıyla uyumluluk, J-10CE’nin temel özellikleri arasında yer aldı. İhracat konfigürasyonunda, kısa menzilli füzeler için çiftli askı düzeni, görüş ötesi altı adede kadar füze taşıma kapasitesi ve harici yakıt tanklarıyla uzun menzilli önleme ve devriye görevlerine uygun bir yapı öne çıktı. Tüm bunlar, uçağın Batılı muadillerine kıyasla daha düşük maliyetli bir alternatif olarak konumlandırılmasını sağladı.
Teknik açıdan J-10CE, delta-kanard aerodinamik yapıya ve tam dijital elektronik kontrollü uçuş uçuş kontrol sistemine sahip tek motorlu bir savaş uçağıdır. Azami hızının yaklaşık Mach 1,8 seviyesinde olduğu, servis tavanının 18.000 metrenin üzerinde bulunduğu ve görev profiline bağlı olarak 1.000 kilometrenin üzerinde muharebe yarıçapına sahip olduğu değerlendiriliyor. Harici yakıt tanklarıyla birlikte intikal menzilinin 4.500 kilometreyi aştığı ifade ediliyor. Toplam 11 silah istasyonuna dağıtılabilen 5.600–6.000 kilogram sınıfında faydalı yük kapasitesi, uçağın hava-hava füzeleri, güdümlü mühimmatlar, elektronik harp podları ve yakıt tanklarını aynı anda taşımasına imkân tanıyor.

J-10CE, WS-10B turbofan motoruyla güçlendiriliyor. Art yakıcı ile birlikte 135–145 kilonewton aralığında itki üreten bu motor, hava-hava görev konfigürasyonlarında 1’in üzerinde itki-ağırlık oranı sağlıyor. Bu da uçağa yüksek tırmanma oranı ve güçlü dikey manevra kabiliyeti kazandırıyor. AESA radarının aynı anda çok sayıda hedefi takip ve angaje edebildiği, elektronik karşı tedbirlere karşı daha dayanıklı olduğu ve özellikle görüş ötesi muharebede F-16C Block 52 radarlarına kıyasla yaklaşık 50 kilometrelik bir algılama menzili avantajı sunduğu iddia ediliyor.
Aviyonik paket; radar ikaz alıcıları, füze yaklaşma uyarı sistemleri, veri linkleri, kaska monteli nişangâh uyumluluğu ve modern çok fonksiyonlu ekranlardan oluşan bir kokpiti kapsıyor. Bu yapı, yakın it dalaşından ziyade sensör füzyonu ve uzun menzilli füze kullanımına dayalı ağ merkezli hava muharebesini ön plana çıkarıyor.

Pakistan, J-10CE’nin ilk ihracat müşterisi oldu ve 2022 yılında ilk altı uçağı teslim alarak kısa sürede ön hat görevlerine entegre etti. Pakistan Hava Kuvvetleri envanterinde J-10CE’ler, F-16 ve JF-17 gibi platformlarla birlikte hava savunma mimarisinin önemli bir unsuru hâline getirildi. Pakistanlı pilotlar, J-10CE’nin özellikle durumsal farkındalık ve angajman menzili açısından avantaj sağladığını, ancak harici yük kapasitesi konusunda bazı Batılı uçaklara kıyasla sınırlamaları bulunduğunu ifade etti. Enerji yönetiminin, uzun süreli yakın muharebelerde kritik olduğu da dile getirilen hususlar arasında yer aldı.
Çin tarafından teyit edilen muharebe başarısının, Mayıs 2025’te Hindistan ile Pakistan arasında yaşanan ve iki tarafın da ulusal hava sahasını ihlal etmeden yürüttüğü angajmanlarla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Bu süreçte Pakistan J-10CE’leri önleme ve hava savunma görevlerinde kullanıldı. Pakistan, birkaç Hint uçağını düşürdüğünü ve hiçbir J-10CE kaybetmediğini öne sürerken, Çin’in açıklaması bu iddiaları dolaylı biçimde destekler nitelikte olsa da taraf isimleri veya uçak tipleri zikredilmedi.

Yapılan angajmanlarda en sık adı geçen mühimmat, Çin’in PL-15E görüş ötesi hava-hava füzesi oldu. PL-15E’nin, uçuş profiline ve hedefleme desteğine bağlı olarak 150–200 kilometre civarında bir menzile sahip olduğu ve aktif radar arayıcı başlık ile veri linki üzerinden orta safha güdüm kullandığı biliniyor. Resmi Çin açıklamasında füze adı geçmese de, Pakistan kaynakları PL-15 serisinin muharebede belirleyici rol oynadığını savunuyor. Bu durum, çatışmanın yakın manevra muharebesinden ziyade uzun menzilli sensör ve füze kabiliyetlerine dayandığını gösteriyor.
Çin’in J-10CE’ye ilişkin bu resmi teyidi, uçağın uluslararası pazardaki algısını doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Gerçek muharebe tecrübesinin resmen kabul edilmesi, özellikle Batılı platformlara alternatif arayan ülkeler için J-10CE’nin cazibesini artırabilir. Ancak ayrıntıların sınırlı olması, bağımsız doğrulamanın bulunmaması ve taraflar arasındaki kayıp iddialarının netleşmemesi nedeniyle, bu konudaki tartışmaların süreceği değerlendiriliyor. Buna rağmen, J-10CE artık yalnızca kağıt üzerindeki kabiliyetleriyle değil, Pekin’in ifadesiyle “muharebede kanıtlanmış” bir platform olarak anılmaya başlanmış durumda.
Yükleniyor...












