Askeri lojistiğe uyarlanabilir sivil drone: DJI FlyCart 100 tanıtıldı
DJI FlyCart 100, savaş alanlarına uyarlanabilir yapısıyla dikkat çekiyor. Çift kullanımlı bu ağır yük drone’u askeri senaryolarda kullanılabilir.
Tabya'yı güvenli kaynaklarına ekle
Son yıllarda insansız hava araçlarının savaş alanlarında ve askeri lojistikteki rolü hızla genişliyor. Hafif keşif drone’larından ağır yük taşıyabilen sistemlere kadar farklı segmentlerde geliştirilen bu araçlar, sahada insansız çözümler sunma kapasitesini artırıyor. Özellikle sivil amaçlarla üretilmiş fakat askeri potansiyele sahip sistemler, çift kullanımlı (dual-use) teknolojiler olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, Çinli DJI firmasının tanıttığı yeni ağır yük drone'u FlyCart 100 (FC100), sadece endüstriyel ihtiyaçlara değil, aynı zamanda askeri kullanıma uygun özellikleriyle dikkat çekiyor.
Çin merkezli DJI, 30 Haziran 2025’te Shenzhen’de düzenlediği etkinlikte yeni amiral gemisi sivil kargo drone’u FlyCart 100’ü tanıttı. 2023 yılında tanıtılan FlyCart 30’un devamı niteliğindeki bu model, acil müdahale, mühendislik desteği, yangınla mücadele, deniz taşımacılığı ve yüksek irtifa altyapı tedariki gibi senaryolara yönelik geliştirildi. FC100, tek batarya ile 80 kilogram, çift batarya ile 65 kilogram taşıma kapasitesine sahip. Maksimum kalkış ağırlığı 149,9 kilogram.

Drone; dört eksenli, sekiz pervaneli koaksiyel rotor düzenine sahip. Koaksiyel rotor yapısı, aynı eksen üzerinde ters yönde dönen iki pervaneden oluşur. Bu sistem, daha yüksek kaldırma gücü ve denge sağladığı için ağır yük taşıyan drone'larda tercih edilir. Her rotor, karbon fiberden üretilmiş 62 inçlik pervane ve 420A hız kontrol ünitesiyle çalışan motorla destekleniyor. Toplamda her rotor 82 kilogram itiş gücü üretebiliyor. Bataryasız menzili 26 kilometre olan FC100, 3.000 metre irtifada tek batarya ile 70, çift batarya ile 50 kilogram yük taşıyabiliyor. DJI DB2160 bataryaları, 41 amper-saat kapasiteli ve dokuz dakikada tam şarj olabiliyor.
Güvenlik tarafında, 300.000 nokta/saniye hızında ölçüm yapan LiDAR sensör, milimetre dalga radar ve beş kameralı görüş sistemi ile 360 derece algılama sağlanıyor. 80 metreden yüksek irtifalarda devreye giren paraşüt sistemi, tam yükte iniş hızını saniyede 7 metrenin altına düşürüyor. Sistem, bağımsız güç kaynağı ve yedekli tetikleme mekanizmalarına sahip.
Kumanda tarafında, RC Plus 2 adlı 7 inçlik ekranla gelen kontrol sistemi, DJI’ın O4 protokolü ile 20 kilometre menzilli video aktarımı sağlıyor. Ek olarak 4G modülü ve D-RTK3 istasyonu gibi seçenekler mevcut. DJI Delivery uygulaması ve DJI DeliveryHub yazılımı ile görev planlama ve ekip koordinasyonu kolaylaştırılıyor.

Askeri alanda sivil drone teknolojisinin yansımaları
DJI, FC100 ve diğer drone modellerinin yalnızca sivil kullanım için geliştirildiğini savunsa da, dünya genelinde benzer yeteneklere sahip ağır yük taşıyabilen altı rotorlu drone'lar askeri amaçlarla yaygın biçimde kullanılmakta. ABD, Rusya ve Birleşik Krallık gibi ülkeler; 50 ila 200 kilogram yük taşıyabilen döner kanatlı insansız sistemleri kısa ve orta menzilli askeri lojistik, ikmal ve teçhizat aktarımı gibi görevlerde devreye almış durumda.
Bu bağlamda, FC100’ün sunduğu çok rotorlu kaldırma kapasitesi, otomatik seyrüsefer, yük yönetimi ve sağlamlaştırılmış gövde yapısı gibi özellikler; askeri lojistik ve sahada destek görevleri açısından da kullanılabilirliğini gündeme getiriyor.
DJI drone’larının Ukrayna savaşındaki rolü
DJI, Nisan 2022’de hem Rusya hem de Ukrayna’ya satışlarını durdurduğunu açıklasa da, özellikle Mavic serisi drone’lar savaşın her iki tarafı tarafından aktif olarak kullanılmaya devam etti. Ukrayna birlikleri bu drone’ları keşif, topçu atışı yönlendirme ve video kaydı için kullanırken, Rus tarafı da benzer işlevlerde modifiye edilmiş DJI drone’larına yöneldi.
DJI'ın AeroScope adlı drone tespit ve takip sistemi, özellikle Ukraynalı yetkililer tarafından eleştirilmişti. Ukrayna, bu sistemin Rus birlikleri tarafından drone operatörlerini tespit etmekte kullanıldığını öne sürdü. DJI ise bu iddiaları reddetti ve AeroScope ürününü sonlandırdı. Ancak, 2023 başında yürürlüğe giren Çin’in yüksek performanslı drone ihracat kısıtlamaları sonrası, Ukrayna’nın DJI drone’larına erişimi azalmaya başladı. Bu durum, Cumhurbaşkanı Zelenskiy ve Başbakan Şmıhal gibi üst düzey yetkililerce de kamuoyuna taşınmıştı.

Ukrayna’daki DJI kullanımının temelleri Donbas çatışmaları sırasında atılmış olup, 2022’de başlayan geniş çaplı Rus işgali sonrası bu kullanım hızlı şekilde yaygınlaştı. Sivil bağış kampanyaları ve gönüllü girişimler aracılığıyla binlerce DJI drone’u orduya ulaştırıldı. 2024 sonunda Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne 1,5 milyonun üzerinde İHA teslim edildiği, bunlar arasında 8.000’den fazla Mavic 3E ve 3T modelinin yer aldığı bildirildi.
Benzer bir kullanım ve tedarik süreci Rusya’da da yaşandı. Sekiz aylık dönemde 100.000 DJI drone’unun üçüncü taraflar aracılığıyla tedarik edildiği raporlandı. Her iki ülke de doğrudan erişimde yaşanan kısıtlamalar nedeniyle alternatif tedarik yolları ve yerli üretim programlarına yöneldi.
Ukrayna, 2025 itibarıyla drone tedarik bütçesinin yüzde 96’sını yerli üreticilere tahsis ettiğini duyurmuştu. En az on yerli firmanın, DJI Mavic benzeri sistemler geliştirdiği ancak üreticilerin, DJI teknolojisini birebir kopyalamakta zorluk çektiği bildiriliyor. Rusya tarafı ise tedarik için Kazakistan, Çin ve BAE gibi pazarlardan yararlanırken, İran tasarımı Şahid tipi İHA’ların üretimini de artırmaya devam ediyor.
Yükleniyor...














