Yunanistan, İsrail'in desteğiyle ''Yunan Kubbesi'' inşa ediyor
Yunanistan, çok katmanlı hava savunma kubbesi projesinde yerli C2 sistemini şart koşuyor; hedef, savunma ağının “beynini” ulusal kontrol altına almak.

Yunanistan’ın planladığı çok katmanlı hava ve füze savunma “kubbesi” projesinde kritik bir aşamaya gelindi. Savunma kaynaklarına göre, konvansiyonel sistemler için yürütülen müzakerelerin önümüzdeki ay tamamlanması hedefleniyor.
Yunan Genelkurmay Başkanlığı (GEETHA), Komuta ve Kontrol (C2) altyapısında Yunan imzası olmadan anlaşmanın ilerlemeyeceğini net şekilde vurguluyor. OnAlert kaynaklarına göre, C2 sisteminin İsrail iş birliğiyle bir Yunan şirketi tarafından geliştirilmesi konusunda önemli ilerleme sağlandı.
İsrail ile görüşmeler ileri aşamada olsa da teknoloji transferi ve yazılım paylaşımı başlıkları zorlayıcı. Buna rağmen askeri kaynaklar, yazılım, veri yönetimi, elektronik altyapı, shelter sistemleri ve depo seviyesinde bakım alanlarında uzlaşı sağlandığını belirtiyor.
Projedeki asıl kritik soru, hangi sistemlerin alınacağından çok, bu sistemlerin “beynini” kimin kontrol edeceği olarak görülüyor.
Yunan çok katmanlı hava savunma kubbesi nedir?
Yunanistan’ın planı, İsrail modeline benzer çok katmanlı ve ağ merkezli bir hava savunma mimarisine dayanıyor. Amaç, sensörlerden önleyici sistemlere ve ulusal komuta merkezlerine kadar entegre bir savunma ağı kurmak. Kurulacak yapı, hedef tespitinden imhaya kadar tüm sürecin gerçek zamanlı olarak merkezi bir komuta yapısı üzerinden yönetilmesini öngörüyor.
Planlanan ana sistemler
- Spyder All-in-One: Alçak ve orta irtifa hava savunması
- Barak MX: Orta ve uzun menzilli hava savunma sistemi
- Davut Sapanı: Balistik füze savunma katmanı
- ELM-2084 MMR radarları: Ana sensör ve erken uyarı ağı
Spyder AiO: İlk savunma hattı
Spyder All-in-One sistemi, düşük irtifa tehditlerine karşı ilk savunma katmanını oluşturacak. Python-5 ve Derby füzeleriyle donatılan mobil sistem, İHA’lar, helikopterler ve alçak irtifa uçaklara karşı hızlı reaksiyon için tasarlandı.

Ege’nin karmaşık coğrafyası ve ada yapısı nedeniyle hareket kabiliyeti ve kısa reaksiyon süresi kritik görülüyor. Spyder’ın TOR-M1 ve OSA sistemlerinin yerini kademeli olarak alması ve NATO ağlarıyla tam uyumlu çalışması planlanıyor.
Barak MX: Bölgesel savunmanın omurgası
Barak MX, orta menzilli hava savunmanın temel taşı olarak değerlendiriliyor. 150 km’ye kadar menzile sahip füze ailesiyle uçaklar, İHA’lar ve seyir füzelerine karşı 360 derece kapsama sunuyor.

Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sistemi envantere katması, Doğu Akdeniz’de bölgesel entegrasyon potansiyelini artırıyor. Yunanistan için Barak MX, eski HAWK bataryalarının yerini alacak ve düşük ile yüksek katman arasında bağlantı sağlayacak.
Davut Sapanı: Balistik füze karşıtı katman
Davut Sapanı (David’s Sling), balistik füzelere karşı üst katmanı oluşturuyor. Hit-to-kill prensibine dayalı Stunner önleyicisiyle taktik balistik ve seyir füzelerine karşı tasarlandı.

Yunanistan’da bu sistemin, Girit’teki S-300’lerin rolünü üstlenmesi ve yeni C2 mimarisiyle tam entegrasyon sağlaması hedefleniyor.
ELM-2084 radarları: Dijital erken uyarı ağı
ELM-2084 AESA radarları, yüzlerce hedefi aynı anda izleyebilen çok görevli sensörler olarak tanımlanıyor. Düşük radar kesit alanına sahip hedefleri, balistik tehditleri ve seyir füzelerini tespit edebiliyor.

Yunanistan’ın bu radarları Meriç'ten Girit’e kadar konuşlandırması, ülke çapında kesintisiz erken uyarı ağı oluşturmayı amaçlıyor.
Yunanistan - İsrail arasındaki C2 meselesi: Asıl stratejik mücadele
En kritik müzakere başlığı Komuta ve Kontrol altyapısı. İsrail’in Rafael MIC4AD mimarisini ana omurga olarak önerdiği, ancak Atina’nın ulusal kontrol şartını öne sürdüğü belirtiliyor.
Yunanistan’ın talepleri arasında:
- Yazılım ve protokoller üzerinde ulusal kontrol
- Veri yönetimi ve siber güvenlikte mülkiyet
- Açık mimari ve yeni silah entegrasyonu
- Kara, hava ve deniz kuvvetleri komuta merkezleriyle entegrasyon
Askeri kaynaklara göre Atina, klasik offset yerine gerçek teknoloji transferi ve ortak üretim hedefliyor.
PULS sonrası en büyük savunma programı
PULS çok namlulu roket sistemi programının ardından hava savunma kubbesi, Yunanistan’ın en büyük savunma projelerinden biri olarak görülüyor. Amaç, sadece montaj değil kritik alt sistemlerde yerli sanayi katılımı sağlamak.

Savunma çevrelerine göre yerli destek olmadan bakım maliyetleri yükseliyor, dışa bağımlılık kalıcı hale geliyor ve teknoloji birikimi oluşmuyor.
Takvim ve zaman baskısı
Sözleşme görüşmelerinin Mart sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Yerli sanayi katılım modeli netleşirse anlaşma siyasi onaya sunulacak. İlk bağlayıcı kararların 2026 içinde alınması ve sistemin 10 yıllık süreçte tam kapasiteye ulaşması planlanıyor.
Hava savunma kubbesi, Yunan savunma sanayisi için son yılların en büyük teknolojik sıçraması olabilir. Ancak yerli katkı sınırlı kalırsa proje sadece ithal bir savunma sistemi olarak kalabilir.

C2’nin Yunan yapımı olması, sistemi uzun vadede geliştirilebilir, modernize edilebilir ve ulusal ihtiyaçlara göre uyarlanabilir bir savunma altyapısına dönüştürme potansiyeli taşıyor.
Projenin hayata geçirilmesi Yunan hava savunma doktrinini kökten değiştirebilir:
- Rus menşeli S-300 ve TOR gibi sistemlerin kademeli çıkarılması
- Patriot başta olmak üzere NATO ile tam uyumlu entegre savunma ağı
- Kara, hava ve deniz kuvvetleri arasında ortak operasyonel gücün artması
- Rafale, F-16V ve gelecekte F-35 uçaklarının yer sistemleriyle aynı ağda çalışması
Yükleniyor...













