Yunanistan beş yeni denizaltı modeli için süreci başlattı
Yunanistan, donanmasını yenilemek için beş denizaltı modeli üzerinde çalışıyor; bazı platformlar Türkiye’de uzun süredir hizmette.

Yunanistan, donanmasını modernize etmek amacıyla yeni nesil denizaltı alımı sürecini resmen başlattı. Savunma Bakanı Nikos Dendias, Pire Limanı’nda Cumhurbaşkanı ile birlikte katıldığı donanma incelemesi sırasında yaptığı kısa konuşmada, “Yeni nesil denizaltıların alımı için görüşmelere başlıyoruz. Bu süreç mevcut bütçe çerçevesinde, şeffaflıkla ve Yunan halkının vergileri gözetilerek yürütülecek” ifadelerini kullandı. Dendias ayrıca, denizaltıların üretiminin uzun vadeli bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “Bu denizaltılar kısa sürede üretilmez, bu on yıla yayılan bir planlama gerektirir” dedi.
Yeni denizaltıların alımı, Yunanistan’ın duyurduğu ve önümüzdeki on yıl boyunca uygulanacak 25 milyar avroluk kapsamlı askeri modernizasyon programı çerçevesinde gerçekleştirilecek. Bakan Dendias, denizaltıların şeffaflıkla ve mevcut bütçe sınırları içinde, Yunan halkının vergileri gözetilerek tedarik edileceğini vurguladı.

Yunanistan’ın envanterindeki denizaltılar
Yunanistan Deniz Kuvvetleri’nin sahip olduğu denizaltılar, dört farklı sınıftan oluşuyor ve her biri farklı dönemlerde hizmete alınarak farklı teknolojik seviyelere sahip denizaltılar.
Tip 214/1600 (Papanikolis sınıfı): Alman yapımı bu denizaltılar, AIP (havadan bağımsız tahrik) sistemi sayesinde su altında klasik denizaltılardan çok daha uzun süre kalabiliyor. Düşük akustik iz, gelişmiş sonar ve tespit sistemleri ile modern savaş yönetim sistemlerine sahip. 65 metre uzunluğundaki bu platformlar, sekiz adet 533 mm torpido kovanı taşıyor ve modern ağır torpidolarla donatılabiliyor.
Tip 209/1200 (Poseidon sınıfı): 1970’li yıllarda envantere giren bu sınıf, dizel-elektrik tahrik sistemine sahip ve daha sınırlı görev süresiyle dikkat çekiyor. Sualtı dayanımı ve elektronik sistemleri, günümüz koşullarının gerisinde kalmış durumda. Ancak halen eğitim ve ikinci kademe görevlerde kullanılabiliyor.
Tip 209/1500 MLU-AIP (Okeanos sınıfı): Modernizasyon geçirmiş bu sınıf, AIP sistemi ile donatılmış olup, daha gelişmiş sonar sistemleri ve silah yönetim altyapısına sahip. Bu sayede hem görev süresi uzamış hem de sualtı tespit kabiliyeti artmıştır.
Tip 209/1100 MLU (Glafkos sınıfı): En eski denizaltı platformu olan Glafkos sınıfı, artık teknik ömrünün sonuna yaklaşmış durumda. Sınırlı elektronik sistemleri, kısa görev süresi ve düşük vuruş kapasitesi ile operasyonel kabiliyeti oldukça kısıtlıdır.

Yunanistan’ın değerlendirdiği yeni nesil denizaltı adayları
Yunan basınına göre Atina yönetimi, yeni denizaltılar için beş farklı modeli değerlendiriyor. Ancak Yunanistan’ın bu projede yerli tasarıma dayalı bir çözüm üretme kapasitesi bulunmuyor. Önceki platformlarda olduğu gibi, yeni denizaltıların da yabancı tasarımlara dayanması ve üretimlerinin büyük ölçüde bu firmaların teknoloji ve lisanslarıyla yapılması bekleniyor.
Daha önce Papanikolis sınıfı denizaltıların üçü Yunan Skaramangas Tersanesi’nde inşa edilmiş olsa da, bu süreç tasarım ve mühendislik açısından yerli üretim olarak kabul edilmiyor. Yeni projede bazı parçaların Yunanistan’da monte edilmesi ya da sınırlı üretim katkısı sağlanması gündeme gelse de, bu katkı sadece tersane kapasitesiyle sınırlı olacak. Bu modeller arasında İsveçli Saab firması tarafından geliştirilen A26 sınıfı, Alman TKMS şirketine ait Type 219 ve 209 NG platformları, Fransız Naval Group’un Scorpène modeli ile yine Naval Group'un Barracuda sınıfının konvansiyonel versiyonu yer alıyor.
A26 sınıfı, düşük akustik iz, AIP sistemi ve modüler yapısıyla öne çıkan ve sığ sularda etkin görev yapabilme kapasitesine sahip modern bir platform. Type 219, Almanya’nın en yeni nesil tasarımı olarak öne çıkarken, daha fazla mühimmat kapasitesi, gelişmiş sonar sistemleri ve uzun menzilli görev kabiliyeti sunuyor. Type 209 NG ise klasik Tip 209’un güncellenmiş versiyonu olup, daha kompakt yapısına rağmen modern elektronik ve silah sistemleri ile donatılmış durumda.

Fransız Scorpène sınıfı, halihazırda birçok ülkenin hizmetinde olan, AIP destekli, yüksek manevra kabiliyetine ve sofistike savaş sistemlerine sahip bir platform. Barracuda sınıfının konvansiyonel versiyonu ise nükleer versiyondan türetilmiş olup, yüksek sürat, gelişmiş sensör paketi ve uzun görev süresi gibi avantajlara sahip.
Yunanistan’ın değerlendirdiği bu beş modelden bazıları, halihazırda Türk Deniz Kuvvetleri tarafından aktif şekilde kullanılmakta. Özellikle Type 209 serisinin 1200 ve 1400 varyantları, Türkiye’nin denizaltı filosunun önemli bir kısmını oluşturuyor. Type 209 NG ise, Türkiye’de kullanılan 209/1400 sınıfının modernize edilmiş bir türevi niteliğinde. Bu açıdan bakıldığında, Yunanistan'ın değerlendirmeye aldığı bazı modeller Türkiye’de uzun süredir operasyonel tecrübeye sahip. Öte yandan, A26, Scorpène ve Barracuda gibi modeller Türkiye envanterinde yer almıyor.
Papanikolis sınıfında kapsamlı modernizasyon planı
Savunma Bakanı Dendias, Nisan ayında yaptığı açıklamada, Yunan Deniz Kuvvetleri envanterindeki dört Tip 214/1600 (Papanikolis sınıfı) denizaltının modernize edilmesi yönünde çalışmaların başladığını belirtmişti. Modernizasyon kapsamında denizaltıların savaş yönetim sistemlerinin güncellenmesi, sonar ve tespit sistemlerinin geliştirilmesi, elektronik savunma ve bağlantı sistemlerinin yenilenmesi planlanıyor.
Ayrıca denizaltıların, Fransız üretimi Scalp Naval (MdCN) tipi seyir füzeleriyle donatılması da gündemde. Bu füzeler, denizaltıların hedef menzilini ve stratejik caydırıcılığını ciddi ölçüde artırma potansiyeline sahip. Modernizasyon süreci, platformların genel görev etkinliğini yükseltmeyi ve envanterdeki hizmet ömrünü uzatmayı hedefliyor.

Türkiye ile denizaltı filosu karşılaştırması daha da belirginleşiyor
Türkiye'nin denizaltı filosu, Yunanistan'a kıyasla hem sayı hem de operasyonel kapasite açısından daha ileri bir konumda bulunuyor. Türk Deniz Kuvvetleri’nin envanterinde dört Tip 209/1200 (Atılay sınıfı) ve sekiz Tip 209/1400 (Preveze ve Gür sınıfı) olmak üzere toplam 12 aktif dizel-elektrik denizaltı yer alıyor. Bu yapıya ek olarak, modern AIP sistemine sahip altı adet Tip 214TN (Reis sınıfı) denizaltının filoya katılması planlanıyor. Reis sınıfı platformlar, gelişmiş silah sistemleri, düşük akustik iz ve uzun sualtı dayanımıyla Türk denizaltı gücünü yeni bir seviyeye taşıyacak.
Türkiye ayrıca tamamen yerli imkanlarla geliştirdiği MİLDEN (Milli Denizaltı) projesi kapsamında kendi konvansiyonel denizaltısını üretmeye hazırlanıyor. Bu platformun; özgün tasarım gövde yapısı, gelişmiş sonar sistemleri, milli savaş yönetim sistemi ve torpido atış kontrol kabiliyetleriyle öne çıkması bekleniyor. MİLDEN, Türk Deniz Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilecek ve yerli sanayi iş birliğiyle üretilecek.

Uzun vadede ise NÜKDEN (Nükleer Denizaltı) projesiyle, Türkiye'nin nükleer tahrikli denizaltı geliştirmesi hedefleniyor. NÜKDEN projesi, yerli reaktör teknolojilerinin geliştirilmesini ve uzun menzilli stratejik görevlerde kullanılabilecek platformların tasarlanmasını amaçlıyor. Bu kapsamda ileri düzey mühendislik kabiliyetleri, nükleer tahrik sistemleri ve entegre sualtı görev sistemleri üzerine yoğun Ar-Ge faaliyetleri yürütülüyor.
Öte yandan Yunanistan’ın başlattığı yeni denizaltı tedarik süreci, mevcut filonun sınırlı teknolojik kapasitesi göz önüne alındığında önemli bir modernizasyon ihtiyacına yanıt niteliğinde. Ancak Türkiye’nin hem mevcut envanteri hem de devam eden projeleri dikkate alındığında, iki ülke arasındaki denizaltı kapasitesi farkının önümüzdeki yıllarda daha da açılması bekleniyor.
Yükleniyor...













