Yunan Silahlı Kuvvetleri’nde personel krizi derinleşiyor
Artan istifalar, düşük katılım oranları ve askeri kariyere azalan ilgi, Yunan ordusunda özellikle donanmayı zorlayan ciddi bir insan kaynağı sorununa işaret ediyor.

Yunan Deniz Kuvvetleri’nde 2025 yılı boyunca 276 personelin görevinden ayrılması, kurum tarihinde görülmemiş bir seviye olarak kayda geçti.
Yetkililer, bu istifaların yalnızca deneyimli personelle sınırlı kalmadığını, yeni gemiler için eğitilen mürettebat arasında da yaşandığını vurguluyor. Bu durum, sorunun geçici değil yapısal olduğuna dair endişeleri artırıyor. Büyük modernizasyon projelerine rağmen insan kaynağındaki erime, donanmanın operasyonel kapasitesini doğrudan etkileme riski taşıyor.
Yunan donanması geçtiğimiz yıl da istifalarla gündeme gelmişti
Geçtiğimiz yıl, Yunanistan Silahlı Kuvvetleri Sendikası (ESPEENPA), Yunan Deniz Kuvvetleri’nde artan istifaların, nitelikli ve tecrübeli personel sayısında hızlı bir düşüşe yol açtığını ve bu durumun yürütülen askeri faaliyetleri sekteye uğrattığını açıklamıştı.
Sendikanın 2025 yılında paylaştığı verilere göre, 2024 yılının ilk altı ayında donanmadan ayrılan personel sayısı 112’ye ulaşmıştı. Bu rakam, 2023’ün aynı döneminde kaydedilen 57 istifanın neredeyse iki katı olarak dikkat çekti. ESPEENPA, istifa eğiliminin hız kesmeden devam ettiğini ve geçen yıla kıyasla ciddi bir artış yaşandığını vurguladı.

2023 yılının tamamında toplam 180 personelin donanmadan ayrıldığını hatırlatan sendika, 2024’ün henüz ilk yarısında bu sayının geçen yılın yüzde 62’sine ulaştığını belirtti. Yetkililer, 2023’ün ikinci yarısında istifaların ilk yarıya göre iki katından fazla arttığına dikkat çekerek, benzer bir tablonun 2024’te de yaşanması halinde donanmanın ağır bir personel kriziyle karşı karşıya kalacağını ifade etti.
Aspides Operasyonu, krizi gün yüzüne çıkardı
Yemen’de İran’ın desteğini alan Husiler, İsrail’in Gazze saldırılarını gerekçe göstererek, 31 Ekim 2023 tarihinden bu yana Yemen açıklarında İsrail’e giden ticaret gemilerine saldırılar düzenliyor veya el koymaya çalışıyor.
Yunanistan da bu süreçte Husiler’in saldırılarından dolayı Yunan gemilerinin zarar gördüğünü belirterek, Avrupa Birliği ülkelerinin bölgede güvenliği sağlamak üzere başlattığı Aspides Operasyonuna katılma kararı aldı. Ancak ülkede muhalefet konumunda olan solcular, Yunan karar vericilerini yine gereksiz masrafa yol açtığı için suçlamıştı.
Tepkilere rağmen Yunan donanması için en önemli gemilerden biri olarak gösterilen Hydra Fırketeyni, Kızıldeniz’deki görev yerine gitmek için denize açıldı. Ancak 10 Haziran tarihli iEdiseis haber sitesinin haberi, durumun pek iç açıcı olmadığını ortaya çıkardı.
Yunan sitesi iEdiseis’in bir mektuba dayandırdığı habere göre, Hydra’da görev alan denizciler Kızıldeniz’de 102 gün geçirdikten sonra düşüncelerini şu cümleyle özetledi: ‘’Cehennemden döndük’’

Yunan denizciler, sahip oldukları MEKO sınıfı fırkateynin modernizasyondan geçmemiş olması nedeniyle, modern silah sistemlerine karşı savunmasız ve kör durumda olduğunu belirttiler. Denizcilere göre fırkateyn, etkili bir ihasavar silah sistemine sahip değildi ve bu yüzden Husilerin insansız hava araçlarından kaçınmak durumunda kaldı. Fırkateyn, üstlerinde uçan İHA’lara karşı eski Phalanx silah sistemleriyle düşürmeye çalıştı. Gemideki özel kuvvetler personelleri de av tüfekleriyle ateş açtılar
Husiler tarafından fırlatılan bir füze, Aden Körfezi’nde bir ticaret gemisine korumalık yapan Hydra’nın 150 metre uzağında patladı. Patlamadan dolayı gemi güçlü bir sarsıntı ve dalgalanmaya maruz kaldı.

Ancak saldırıdan önce gemiye füze konusunda bilgi vermesi gereken Larisa’daki merkez, patlamadan bir dakika sonra gemiyi füze konusunda bilgilendirdi. Bu skandal yüzünden gemi mürettebatından on denizci, fırkateynin Cibuti limanına yanaşmasından sonra acil olarak ülkeye dönme talebinde bulundu. Gemide başlayan hoşnutsuzluk yüzünden Hydra fırkateyni, planlandığı gibi Temmuz ayının sonunda değil, Haziran ayının başında geri döndü.
Sorun tüm kuvvetlere yayılıyor
Personel sıkıntısı yalnızca donanmayla sınırlı değil. Kara ve Hava Kuvvetleri ile askeri sağlık yapısı da benzer eğilimlerle karşı karşıya. Özellikle askeri doktorlar arasındaki ayrılmalar, sistemin farklı alanlarında aynı anda yaşanan bir krize işaret ediyor.
Askeri yetkililer, bu tablonun münferit nedenlerle açıklanamayacağını, çalışma koşulları, maaşlar ve kariyer beklentileri gibi birçok faktörün birlikte rol oynadığını belirtiyor.

Geçen yıl için açıklama yapan sendikaya göre 73 personel de sağlık sorunları nedeniyle işten çıkarıldı. İşten çıkarılan personelin büyük çoğunluğunun geri hizmet görevlerinde görevlendirilebileceği ancak donanmanın bunu tercih etmediği iddia edildi.
F-16 modernizasyon programı da personel eksikliğinden etkilendi
Yaklaşık 2 yıl önce çıkan haberlerde, Yunan Havacılık Endüstrisi (EAV) bünyesinde çalışan teknisyenlerin istifası sonucu oluşan boşluğa dikkat çekildi. Yunan makamları boşluğun kapanması için, uçaklarının üreticisi olan ABD’li şirket Lockheed Martin ile işbirliği yaparak teslimatların hızlandırılması için çalıştı.
Uzman personelin geri dönmesi için bir formülünü arayan EAV’nin karar vericileri, Yunan Silahlı Kuvvetlerinin en önemli programının tamamlanması için sürekli istişarelerde bulundu. Yunan basınına göre programdaki gecikme yüzünden Eylül 2023’te tamamlanması gereken Viper seviyesine yükseltilecek F-16 Block 50 ve Block 52M teslimatları, 2027 yılına kadar sarktı.

Ancak Yunanistan, 38 adet F-16 Block 50 savaş uçağını Viper konfigürasyonuna yükseltmek için yeni bir süreç başlatmaktan geri durmadı. Belirlenen takvime göre modernizasyon prosedürleri 2026 yılı içinde başlayacak, sözleşmenin ise 2027 yılında imzalanması öngörülüyor.
İlk Viper standardına yükseltilmiş uçağın 2031 yılında teslim edilmesi, son uçağın ise 2037 yılında envantere girmesi bekleniyor. Bu takvimle birlikte programın toplam süresi yaklaşık 10 yıl olacak.
Alımlar beklentinin gerisinde, askeri okullara ilgi yok
Yeni personel temini de sorunları hafifletmekten uzak. 2025 yılında profesyonel asker alımı için yürütülen süreçlerde başvuru ve katılım oranları hedeflerin oldukça altında kaldı. Özellikle Deniz Kuvvetleri için yapılan seçimlerde beklenen aday sayısının yüzde 50’sine bile ulaşılamadı.
Askeri akademilere yönelik talep de ciddi biçimde düşmüş durumda. Giriş puanları tarihi düşük seviyelere inerken, donanma ve kara kuvvetleri okullarındaki kontenjanların yarısından azı doldurulabildi.
Uzmanlar, gençler arasında uzun vadeli bir askeri kariyerin cazibesini yitirdiğine dikkat çekiyor. Ailelerin de çocuklarını askerlikten uzak tutmaya başlaması bu eğilimi güçlendiriyor.
Yükleniyor...













