UNICEF: Çatışmaların en ağır bedelini çocuklar ödüyor
UNICEF, Ortadoğu’daki çatışmalarda 2 binden fazla çocuğun öldüğünü ya da yaralandığını açıklarken krizin büyüdüğüne dikkat çekti.

- Günlük kayıplar dikkat çekici seviyede
- 44,8 milyon çocuk zaten risk altındaydı
- Zorunlu göç ve altyapı yıkımı birlikte ilerliyor
- Okullar barınağa dönüştü, eğitim kesintiye uğradı
- Sağlık sistemleri ve temel hizmetler çökme noktasında
- Sahadan bireysel hikâyeler tabloyu somutlaştırıyor
- İnsani yardım kapasitesi ihtiyaçların gerisinde kalıyor
- Üç başlıkta acil çağrı
Gazze’de uzun süredir devam eden savaşta on binlerce çocuğun hayatını kaybettiği yıkım sürerken, Ortadoğu’daki çatışma dalgası yeni cephelere yayılarak çocuklar üzerindeki krizi daha da ağırlaştırdı. UNICEF’in sahadan derlediği verilere göre, yeni saldırı dalgası mevcut insani krizi derinleştirirken çocuklar üzerindeki baskıyı da artırdı.
UNICEF İcra Direktör Yardımcısı Ted Chaiban, Birleşmiş Milletler’de yaptığı değerlendirmede, çatışmaların üçüncü haftasına girilirken ortaya çıkan verilerin çocukların doğrudan hedef haline geldiğini gösterdiğini belirtti. Mevcut sürecin daha geniş ve uzun süreli bir savaşa evrilmesi halinde milyonlarca insan açısından sonuçların çok daha ağır olacağı uyarısı yapıldı.
Günlük kayıplar dikkat çekici seviyede
UNICEF verilerine göre, çatışmaların başlamasından bu yana 2 bin 100’den fazla çocuk hayatını kaybetti ya da yaralandı. İran’da 206, Lübnan’da 118, İsrail’de 4 ve Kuveyt’te 1 çocuğun yaşamını yitirdiği bildirildi. Ancak bu verilerin yalnızca doğrulanabilen vakaları içerdiği ve gerçek sayının daha yüksek olabileceği ifade edildi.
Ortalama değerlere bakıldığında, her gün yaklaşık 87 çocuğun öldüğü ya da yaralandığı hesaplanıyor. Bu durum, çatışmaların çocuklar üzerindeki etkisinin süreklilik kazandığını ortaya koyuyor.

44,8 milyon çocuk zaten risk altındaydı
UNICEF, mevcut tırmanış öncesinde de yaklaşık 44,8 milyon çocuğun çatışma ortamlarında yaşadığını vurguladı. Yeni gelişmelerin bu zaten kırılgan olan yapıyı daha da zayıflattığı ve uzun vadeli etkiler doğuracağı değerlendiriliyor.
Zorunlu göç ve altyapı yıkımı birlikte ilerliyor
Süregelen bombardımanlar ve tahliye çağrıları, geniş çaplı yerinden edilme hareketlerini tetikledi. İran’da 3,2 milyona kadar kişinin yerinden edildiği, bunların 864 bininin çocuk olduğu tahmin ediliyor.
Lübnan’da ise bir milyondan fazla kişi evlerini terk ederken, yaklaşık 370 bin çocuğun bu grupta yer aldığı bildirildi. Çok sayıda ailenin kamu binalarında ve okullarda barınmak zorunda kaldığı ifade edildi.
Okullar barınağa dönüştü, eğitim kesintiye uğradı
Lübnan’da 350’den fazla devlet okulunun geçici barınma alanı olarak kullanılması, yaklaşık 100 bin öğrencinin eğitim sürecini sekteye uğrattı. Eğitim kurumlarının işlevini yitirmesi, çocukların yalnızca öğrenme değil güvenli alanlara erişimini de sınırlıyor.
Sağlık sistemleri ve temel hizmetler çökme noktasında
UNICEF, çok sayıda hastane, okul ve temel altyapının hasar gördüğünü veya tamamen kullanılamaz hale geldiğini bildirdi. Halihazırda baskı altında olan sağlık sistemlerinin mevcut durumla birlikte daha da zorlandığı, tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar yaşandığı kaydedildi.

Sahadan bireysel hikâyeler tabloyu somutlaştırıyor
UNICEF yetkilileri, Lübnan’da ağır yaralanan çocuklarla doğrudan temas kurulduğunu ve bu vakaların tekil değil, yaygın bir durumun yansıması olduğunu belirtti. Bombardıman altında kalan çocukların önemli bir bölümünün ağır travmalar yaşadığı ifade edildi.
İnsani yardım kapasitesi ihtiyaçların gerisinde kalıyor
UNICEF’in sahadaki faaliyetlerine rağmen ihtiyaçların mevcut kaynakları aştığı bildirildi. Birleşmiş Milletler’in acil çağrısında yer alan finansmanın büyük bölümünün henüz karşılanamadığı ve ciddi bir kaynak açığı bulunduğu ifade edildi.
Kurumun payına düşen 48,2 milyon dolarlık çağrının büyük kısmının karşılanamadığı, toplamda yüzde 80’in üzerinde bir finansman açığı bulunduğu kaydedildi.

Üç başlıkta acil çağrı
UNICEF, sahadaki mevcut tablonun kontrol altına alınabilmesi için uluslararası topluma üç kritik başlık altında acil adım çağrısında bulundu.
İlk olarak, çatışmaların derhal durdurulması ve gerilimin düşürülmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, sivillerin ve sivil altyapının korunmasının uluslararası insancıl hukukun temel yükümlülüklerinden biri olduğu hatırlatıldı. Okulların, hastanelerin ve çocukların hiçbir koşulda hedef haline gelmemesi gerektiğinin altı çizildi.
İkinci olarak, insani yardım operasyonlarının sahaya kesintisiz şekilde ulaşabilmesi için güvenli ve engelsiz erişim ihtiyacına dikkat çekildi. Özellikle çatışma bölgelerinde hasar gören ulaşım hatlarının ve köprülerin, yardım faaliyetlerini ciddi biçimde zorlaştırdığı ifade edildi.
Üçüncü başlık ise finansman ihtiyacı oldu. UNICEF, artan ihtiyaçlara rağmen mevcut kaynakların yetersiz kaldığını ve insani müdahalenin sürdürülebilirliği için acil mali destek gerektiğini bildirdi. Mevcut finansman açığının devam etmesi halinde, sahadaki yardım kapasitesinin daha da sınırlanabileceği uyarısı yapıldı.
Yükleniyor...















