Tabya Dijital
Envanter
Ulusal Güvenlik
Türkiye'nin hangi ülkelerde üssü var?
Türkiye'nin hangi ülkelerde üssü var?

Türkiye'nin hangi ülkelerde üssü var?

Türkiye'nin hangi ülkelerde askeri üssü olduğu sorusu, dış politika ve güvenlik stratejileri açısından önem taşıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışındaki varlığı hangi ülkelerde bulunuyor?

BlogUlusal Güvenlik30 Haziran 2025 23:40 (Güncelleme: 18 Ekim 2025 17:32)İrem Pelin Dinç Söğüt
Türkiye'nin hangi ülkelerde üssü var?

Türkiye, savunma ve dış politika stratejileri kapsamında yurt dışında çeşitli askeri üsler ve tesisler bulundurmaktadır. Bu üsler; terörle mücadele, bölgesel istikrar, eğitim ve danışmanlık gibi amaçlarla aktif olarak kullanılmaktadır. 2025 itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak, Suriye, Katar, Somali, Libya, Azerbaycan ve KKTC gibi ülkelerde farklı düzeylerde askeri varlığı mevcuttur.

  • Irak – Başika Üssü, Bamarni Üssü, Hakurk Üssü
  • Suriye – El Bab Üssü, Afrin Üssü, Tel Abyad Üssü, Resulayn Üssü (ve diğer tesisler)
  • Katar – Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı
  • Somali – TURKSOM Askeri Üssü (Mogadişu)
  • Libya – Misrata Deniz Üssü, Vatiyye Hava Üssü
  • Azerbaycan – Ortak Tatbikat Alanları, Nahçıvan Varlığı
  • KKTC – Girne ve Lefkoşa’daki Kalıcı TSK Üsleri

Irak'ta bulunan üsler

Türkiye, kuzey Irak'ta terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen operasyonlar kapsamında birkaç stratejik noktada askeri üs bulundurmaktadır. Bu üsler:

Başika Üssü (Ninova/Gedû)

2015 yılında kurulmuştur. Irak merkezi hükümetinin bilgisi dâhilinde Musul'un kuzeydoğusunda inşa edilen bu üs, öncelikle yerel Sünni aşiret güçlerinin eğitimi için oluşturulmuştur. DAEŞ tehdidine karşı güvenlik sağlama amacıyla kurulan üs, daha sonra PKK ile mücadelede de aktif operasyon merkezi haline gelmiştir. Türkiye’nin bölgede eğitim verdiği unsurlar “Haşdi Vatani” adıyla da anılmıştır. Başika, aynı zamanda Türkiye-Irak ilişkilerinde zaman zaman diplomatik tartışmalara konu olmuş, ancak terörle mücadelede sağladığı katkı nedeniyle askeri varlık korunmuştur.

Bamarni Üssü (Duhok)

1997 yılında kurulmuştur ve Türkiye'nin yurt dışındaki en eski askeri üssüdür. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin kontrol alanında bulunan üs, lojistik destek sağlamak, hava harekâtlarını koordine etmek ve ileri gözetleme faaliyetlerini yürütmek amacıyla kullanılmaktadır. Bölgedeki kara birlikleri ile hava destek unsurları arasındaki bağlantının sağlandığı bu üs, sınır ötesi operasyonlarda kilit lojistik merkez konumundadır.

Hakurk Üssü

2018 yılında başlatılan Pençe Harekâtı ile aktif hale getirilmiştir. Türkiye-Irak sınırına yakın, dağlık bir bölgede yer almaktadır. Terörist sızmalarını engellemek, sınır güvenliğini sağlamak ve derinlikli kara harekâtlarına zemin hazırlamak üzere kurulmuştur. Üste komando birlikleri, keşif timleri, topçu bataryaları ve ileri gözetleme unsurları konuşlandırılmıştır. Hakurk, TSK'nın sınır ötesindeki en aktif operasyon üslerinden biri olarak faaliyet göstermektedir.

Bu üsler; keşif, istihbarat toplama, sınır güvenliği, topçu desteği ve hava operasyonları için önemli işlevler üstlenmektedir. Irak'taki TSK varlığı, aynı zamanda İran sınırına yakın bölgelerdeki hareketliliği de gözlemleyebilecek stratejik konum avantajına sahiptir.

Suriye'deki üsler

Suriye'nin kuzeyinde Türkiye tarafından kurulan üsler; El Bab, Afrin, Tel Abyad ve Resulayn gibi kritik bölgelerde yer almaktadır. Bu üslerin detayları şöyledir:

  • El Bab Üssü: 2017 yılında Fırat Kalkanı Harekâtı sonrasında kurulmuştur. El Bab çevresinin güvenliğinin sağlanması, terör örgütü DAEŞ'e karşı kazanılan bölgenin istikrarının korunması için faaliyet göstermektedir.
  • Afrin Üssü: 2018 yılında Zeytin Dalı Harekâtı ile kurulan bu üs, PYD/YPG unsurlarına karşı Afrin'in kontrol altında tutulmasına destek verir. Aynı zamanda lojistik ve sağlık hizmetlerinin yönetildiği ana üs konumundadır.
  • Tel Abyad Üssü: 2019 yılında Barış Pınarı Harekâtı'nın ardından kurulmuştur. Bu üs, Rasulayn ile birlikte sınır hattının güvenliğini sağlamak ve yerel güvenlik güçlerini eğitmek amacıyla kullanılmaktadır.
  • Resulayn Üssü: 2019'daki Barış Pınarı Harekâtı ile tesis edilmiştir. Tel Abyad ile eş güdümlü olarak çalışmakta ve Suriye içindeki Türk askeri koordinasyonunun doğu hattını oluşturur.

Bu üsler, sınır güvenliğini korumanın yanı sıra, yerel güçlerin eğitimi ve hızlı müdahale kapasitesi açısından da önemli rol oynamaktadır.

Katar'daki askeri üs

Katar'da yer alan Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı, 2014 yılında imzalanan askeri iş birliği anlaşması sonrasında 2015–2017 yılları arasında hayata geçirilmiştir. Körfez’deki bu üs, Türkiye’nin bölgedeki askeri ortaklıklarını güçlendirdiği önemli bir merkezdir. Üs aktif şekilde Katar ordusu ile ortak tatbikat, eğitim, danışmanlık ve kriz yönetimi görevlerinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda Körfez’deki askeri hareketlilik açısından Türkiye’nin ileri gözlem ve müdahale kapasitesini artırmaktadır.

2016 Darbe Girişimi Sonrası Gelişmeler: Türkiye’deki darbe girişiminin ardından Katar yönetimi, üsdeki Türk askerleriyle ilgili güvenlik ve envanter bilgileri talep etmiş; Ankara ise üsse dair tüm faaliyetlerin kontrollü ve dostane biçimde sürdüğünü belirtmiştir.

2017 Körfez Krizi ve Baskılar: Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın Katar’a yönelik diplomatik ve ekonomik ablukasında, Türkiye'nin Katar'daki askeri üssü özellikle hedef alınmıştır. Bu ülkeler, üssün kapatılmasını talep etmiş; ancak Türkiye ve Katar bu talebi kesin bir dille reddetmiştir.

Somali'deki TURKSOM Askeri Üssü

TURKSOM Askeri Üssü, 2017 yılında Mogadişu'da hizmete açılmıştır. Türkiye'nin Afrika kıtasındaki en büyük askeri tesisi olan bu üs, Somali ordusunun profesyonelleşmesini desteklemek amacıyla kurulmuştur. 400 dönümlük geniş bir alana yayılan üs; üç eğitim taburu, komuta merkezi, lojistik depolar, yatakhaneler, sınıf binaları, atış poligonları ve tam donanımlı bir askeri hastane içermektedir.

Üs, Somali’nin en yetkin askerlerinin yetiştirilmesine odaklanan kapsamlı eğitim programlarına ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca bölgedeki Türk askeri danışmanlarının merkezi konumunda olan üs, insani yardım koordinasyonu ve terörle mücadele planlamasında da önemli bir görev üstlenmektedir. Türkiye'nin Doğu Afrika'daki diplomatik ve stratejik etkinliğini artıran bir merkez olarak değerlendirilmektedir.

Dikkat çeken gelişmeler:

  • 2023 intihar saldırısı: Üssün yakınlarında, Gorgor özel birliklerine asker alımı sırasında düzenlenen intihar saldırısında çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı El Şebab üstlendi.
  • Mortar saldırıları: 2023-2025 döneminde üs, birçok kez havan topu saldırılarına hedef oldu. Bu saldırılarda can kaybı ve yaralanmalar meydana geldi.
  • 2025 personel artırımı: Mayıs 2025'te Türkiye, üsdeki askeri personel sayısını artırarak yaklaşık 500 komando ve ileri teknoloji İHA sistemleri (Bayraktar TB2, Akıncı) konuşlandırdı.
  • Savunma ve deniz yetki anlaşması: 2024 yılında Somali ile imzalanan savunma anlaşması sayesinde Türkiye, Somali kara ve deniz sahasında güvenlik sağlama görevini 10 yıllığına üstlendi; enerji kaynaklarının korunması ve gelir paylaşımı gibi alanlarda da yeni roller üstlenildi.
  • Sivil kayıplar iddiası: 2024’te Bayraktar TB2 SİHA’larının düzenlediği bir operasyonda 23 sivilin hayatını kaybettiği öne sürüldü. Bu olay, insan hakları kuruluşlarının incelemesine konu oldu.

Libya'daki Türk askeri varlığı

Libya'da Türkiye, 2019 yılında Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzalanan Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakatı sonrasında ülkeye askerî danışmanlar ve teknik uzmanlar göndermeye başlamıştır.

Misrata Deniz Üssü:

Libya'nın batısındaki Misrata kentinde yer almakta ve Türkiye'nin deniz kuvvetleri unsurlarının faaliyet gösterdiği kritik bir merkezdir. Deniz güvenliğinin sağlanması, Libya Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyonu ve lojistik destek hizmetleri bu üs üzerinden yürütülmektedir. Üs, aynı zamanda Türkiye'nin Akdeniz'deki varlığını güçlendiren stratejik bir unsur olarak öne çıkar.

Dikkat çeken olaylar:

  • 2020 – Gemi krizinde diplomatik gerginlik: Hafter güçleri tarafından, Türk bayraklı bir yük gemisinin Misrata’ya yaklaşırken alıkonulması, Türkiye tarafından sert bir şekilde protesto edildi. Gemi tıbbi malzeme taşıyordu ve bu olay iki ülke arasında diplomatik gerilimi tırmandırdı.
  • AB’nin Irini Operasyonu ile gerilim: Avrupa Birliği'nin Libya’ya yönelik silah ambargosunu denetleyen Irini Operasyonu kapsamında Türk gemilerine denetim talepleri Türkiye tarafından reddedildi. Bu durum NATO müttefikleri arasında da görüş ayrılıklarına yol açtı.
  • Tatbikatlar ve deniz devriyeleri: Türk donanmasına bağlı gemilerle yapılan tatbikatlar, Misrata çevresinde deniz kontrol kapasitesinin artırılmasını hedefledi. SAT komandoları ve deniz piyadeleri üs çevresinde aktif görev aldı.
  • Türkiye-Libya Deniz Yetki Anlaşması: 2019 yılında imzalanan bu stratejik anlaşma sayesinde Türkiye, Akdeniz’deki deniz yetki alanlarında hak ve çıkarlarını daha güçlü bir şekilde savunma imkânı elde etmiştir.

Vatiyye Hava Üssü

Libya'nın batısında, Tunus sınırına yakın bir noktada bulunan ve Türk Hava Kuvvetleri'nin destek sağladığı stratejik bir askeri noktadır. Üs, Hafter güçlerinden temizlendikten sonra Türkiye'nin danışmanlığında yeniden yapılandırılmıştır. Libya ordusunun hava operasyon yeteneğinin artırılması ve hava savunma sistemlerinin kurulması bu üs üzerinden yürütülmektedir.

2020 – Kimliği belirsiz saldırı: Vatiyye Hava Üssü, 2020 yılında kimliği belirsiz hava unsurları tarafından bombalandı. Yerel kaynaklar, saldırının Hafter güçlerine destek veren bazı yabancı aktörler tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü. Saldırıda bazı altyapı birimleri hasar gördü ancak can kaybı yaşanmadı.

Türkiye, saldırıyı uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirdi ve tepki olarak hava savunma kapasitesini artırma kararı aldı. Bu olay, Libya'daki Türk askeri varlığına yönelik ilk doğrudan saldırılardan biri olarak yankı buldu. Saldırı sonrası Türkiye, Vatiyye Üssü'ne Bayraktar TB2 ve Akıncı SİHA'lar konuşlandırarak hava keşif ve taarruz kapasitesini artırdı. Ayrıca elektronik harp sistemleri, radar unsurları ve mobil hava savunma bataryaları üs çevresine yerleştirilerek üsse yönelik yeni tehditlerin önlenmesi hedeflendi. 

Hava savunma sistemleri tartışması: Türkiye, saldırılar sonrası Vatiyye Üssü’ne SİHA konuşlandırmış, Pantsir savunma sistemleri ve radar donanımı kurmuştur. Bu hareket BM’nin silah ambargosu kararlarını ihlal ettiği gerekçesiyle tartışma yaratmıştır.

Azerbaycan ile yürütülen askeri iş birliği

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki askeri iş birliği 2020 Karabağ Savaşı sonrasında yoğunlaşmıştır. Her ne kadar Azerbaycan'da kalıcı bir Türk üssü bulunmasa da:

Nahçıvan Varlığı

2010 yılında imzalanan anlaşma doğrultusunda Nahçıvan'da ortak tatbikatlar ve askeri eğitim programları sürdürülmektedir. 2021'de yapılan "Sarsılmaz Kardeşlik" tatbikatları bu iş birliğinin kapsamını göstermek için iyi bir örnektir. Bu tatbikat, TSK ile Azerbaycan ordusunun müşterek harekât yeteneklerinin geliştirilmesini amaçlamış; kara birlikleri, zırhlı unsurlar, topçu birlikleri ve insansız hava araçlarının birlikte görev yaptığı senaryolar icra edilmiştir. Aynı zamanda taktik sevk ve idare, sınır güvenliği ve lojistik desteğin koordinasyonu gibi alanlarda da iki ülke askeri arasında yüksek düzeyde eşgüdüm sağlanmıştır.

Tatbikat Alanları

Bakü çevresi ve Karabağ bölgesinde kurulan geçici askeri alanlarda TSK ile Azerbaycan ordusu müşterek eğitim ve operasyonel hazırlık çalışmaları yürütmektedir. Bu faaliyetler, iki ülkenin ordu yapılarının uyum içinde çalışmasını sağlamaktadır.

KKTC'deki askeri üsler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Türkiye'nin askeri varlığı, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra kurulmuştur. Türkiye, 30 bini aşkın personeliyle KKTC'de kalıcı bir askeri varlık bulundurmaktadır. Bu varlık, yalnızca güvenlik sağlamakla kalmayıp, bölgedeki Türk çıkarlarını da koruma görevini üstlenmektedir.

Girne'deki TSK Üssü

Kıyı güvenliği ve deniz kontrolü açısından kritik önemdedir. Bu üs, deniz piyadeleri ve zırhlı birliklerin konuşlandığı bir merkezdir. Aynı zamanda tatbikat ve deniz eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alandır.

Lefkoşa'daki Komuta Üssü

TSK'nin KKTC'deki ana karargâhı konumundadır. Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı (KTBK) buradan yönetilmektedir. Komuta ve kontrol görevlerinin yanı sıra eğitim, ikmal ve koordinasyon işlevleri de burada yürütülmektedir.

Gazimağusa ve Güzelyurt Tesisleri

Taktik sevk ve idare birimlerinin yer aldığı bu noktalar, adanın doğu ve batı bölgelerinin kontrolü açısından stratejik önem taşımaktadır. Kara birlikleri ve ileri karakollar bu alanlarda desteklenmektedir.

Bu üsler, KKTC'nin güvenliğini sağlamak, bölgedeki Türk halkının korunmasını garanti altına almak ve Doğu Akdeniz’deki dengeyi Türkiye lehine korumak için faaliyet göstermektedir. Ayrıca Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini kapsamında deniz yetki alanlarının korunması bakımından da kritik rol oynamaktadır.

Askerî üs dışında Türk askeri varlığının bulunduğu ülkeler

Türkiye, bazı ülkelerde doğrudan askeri üs kurmadan da çeşitli hukuki ve çok taraflı zeminlerde askerî varlık göstermektedir. Bu durum genellikle barışı koruma, eğitim, danışmanlık veya geçici operasyonel faaliyetler şeklinde gerçekleşmektedir:

Bosna-Hersek

  • Türkiye, Bosna-Hersek’te NATO ve ABFOR misyonları çerçevesinde askerî varlık bulundurmaktadır.
  • Türk Temsil Heyeti Başkanlığı aracılığıyla eğitim ve kültürel diplomasi faaliyetleri yürütülmektedir.

Kosova

  • NATO KFOR Barış Gücü kapsamında yaklaşık 350–400 Türk askeri görev yapmaktadır.
  • Türkiye, geçmişte Çok Uluslu Görev Gücü Güney komutanlığını üstlenmiş ve Kosova'da barışın sağlanmasına önemli katkı vermiştir.

Afganistan

  • Türkiye, 2003–2021 yılları arasında ISAF ve Resolute Support kapsamında Afganistan’da aktif rol almıştır.
  • NATO bünyesindeki bu görevlerde Türk askerleri doğrudan muharip görev almazken, eğitim ve güvenlik danışmanlığı sağladı.
  • 2021 sonrası doğrudan askerî varlık sona erse de bazı danışmanlık ve insani diplomasi faaliyetleri sınırlı ölçekte sürmektedir.

Sudan – Sevakin Adası

  • 2017 yılında Türkiye ile Sudan arasında imzalanan anlaşmayla Sevakin Adası’nın restorasyonu ve gelecekte lojistik/deniz destek merkezi olarak değerlendirilmesi gündeme gelmiştir.
  • Bu girişim, aktif bir üs olmasa da Türkiye’nin Kızıldeniz’deki stratejik planlamalarında yer alan bir potansiyel olarak değerlendirilir.

Orta Afrika Cumhuriyeti ve Sahel Bölgesi

Türkiye, Orta Afrika Cumhuriyeti ve çevresindeki Sahel kuşağında (özellikle Burkina Faso, Mali, Nijer ve Çad gibi ülkelerde) güvenlik ve savunma iş birliği faaliyetlerini artırma hedefindedir. Bu kapsamda bazı ülkelere askeri ataşeler atanmış, savunma sanayi ürünlerinin tanıtımı yapılmış ve eğitim odaklı görüşmeler başlatılmıştır. Henüz kalıcı bir üs kurulmamış olmakla birlikte, bölge ülkeleriyle yapılan güvenlik anlaşmaları, Türkiye'nin Afrika açılımında askeri diplomasiyi destekleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

Nijer ve Çad'daki iş birliği arayışları

Son yıllarda Türkiye ile Nijer ve Çad arasında güvenlik ve savunma alanındaki ilişkilerde belirgin bir yoğunlaşma yaşanmıştır. Bu ülkelerle yapılan görüşmelerde lojistik destek merkezleri, ortak tatbikat alanları ve askeri eğitim programları gibi başlıklar ön plana çıkmıştır. Özellikle Sahel’de artan terör tehdidine karşı Türkiye’nin bölgeye yönelik askeri danışmanlık ve kapasite inşa desteği sunma arzusu, gelecekte bu ülkelerde Türk askeri varlığının daha belirgin hale gelebileceği yorumlarına neden olmuştur.

Bu bölgelerdeki varlıklar, Türkiye'nin sadece kalıcı üsler değil, aynı zamanda çok taraflı görevler, geçici konuşlanmalar ve diplomatik/militer projeler aracılığıyla da bölgesel ve küresel etkisini artırma stratejisinin birer parçasıdır.

Türkiye'nin yurt dışındaki üslerinin uluslararası yankıları neler?

Türkiye’nin yurt dışındaki üsleri, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de diplomatik etkiler yaratmaktadır. Bu üslerin uluslararası yansımaları şu şekilde öne çıkmaktadır:

Bölgesel güç dengelerine etki: Türkiye'nin Somali, Katar, Libya ve Suriye'deki varlığı; başta Körfez ülkeleri olmak üzere, Mısır, BAE, İran ve İsrail gibi aktörlerde denge politikalarına yön vermektedir. Özellikle Katar üssü, Suudi Arabistan ve BAE ile yaşanan blokaj sürecinde dikkat çekmişti.

NATO içi tartışmalar: Türkiye'nin Suriye ve Libya gibi tartışmalı bölgelerdeki askeri operasyonları, zaman zaman NATO müttefikleriyle fikir ayrılıklarına neden olmuştur. Ancak bu varlık, aynı zamanda NATO'nun güney kanadında caydırıcılığı artıran bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Afrika ve Asya’da diplomatik açılım aracı: Somali ve Katar'daki üsler, Türkiye'nin Afrika ve Orta Doğu’daki diplomatik açılımının bir parçası olarak görülmektedir. Eğitim ve danışmanlık temelinde yürütülen bu faaliyetler, Türkiye'nin 'yumuşak güç' kapasitesini desteklemektedir.

Jeopolitik hamlelerin parçası: KKTC, Libya ve Suriye'deki üsler, enerji güvenliği, deniz yetki alanları ve göç rotaları üzerinde Türkiye'nin elini güçlendiren stratejik noktalar olarak yorumlanmaktadır. Bu üsler, aynı zamanda Türkiye'nin 'Mavi Vatan' doktrinini sahada uygulamasına imkân vermektedir. Bu durum özellikle Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail tarafından sürekli eleştirilmekte ve ihlal olarak nitelendirilmektedir.

Türkiye'nin yurt dışı askeri üslerinde dikkat çeken "en"ler

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'nin yurt dışındaki üsleriyle ilgili dikkat çeken bazı "en"ler yer almaktadır:

KriterÜsÜlkeAçıklama
En büyük üsTURKSOMSomali400 dönümlük alana kurulu, Afrika'nın en büyük TSK tesisi
En eski üsBamarni ÜssüIrak1997 yılında kuruldu; en uzun süredir faal dış üs
En yeni üsResulayn ÜssüSuriye2019 yılında kuruldu; Barış Pınarı sonrası tesis edildi
En kalabalık üsEl Bab ÜssüSuriyeEn fazla personel ve zırhlı birlik bu üste konuşlu
En stratejik üsTürk-Katar ÜssüKatarKörfez krizleri sırasında önemli rol üstlendi
En yoğun eğitim üssüTURKSOMSomaliHer yıl binlerce askere eğitim verilen merkez
En tartışmalı üsVatiyye ÜssüLibyaUluslararası basında en çok konuşulan üslerden biri
Deniz üssü örneğiMisrata ÜssüLibyaDeniz güvenliği ve deniz lojistik destek için önemli
Hava üssü örneğiVatiyye ÜssüLibyaLibya'nın hava savunma kapasitesinin merkez üssü
Ortak tatbikat üssüNahçıvanAzerbaycanOrtak tatbikatların yapıldığı düzenli merkez
Etiket:Afganistan
30 Haziran 2025 23:40 (Güncelleme: 18 Ekim 2025 17:32)İrem Pelin Dinç Söğüt
Yorumlar yükleniyor...