TSK, hudut güvenliği ve terörle mücadele faaliyetlerine devam ediyor
Türk Silahlı Kuvvetleri, sınır güvenliği, terörle mücadele ve uluslararası görevlerle Türkiye’nin beka ve güvenliğini artırıyor

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Türkiye’nin beka ve güvenliğine yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sınırlarda ve ötesinde kesintisiz faaliyet yürüttüğünü belirtti.
Aktürk, son bir hafta içerisinde yürütülen operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında 2 PKK’lı teröristin teslim olduğunu ve harekat bölgelerinde mayın, el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.
Hudutlarda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahsın yakalandığını, 950 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini kaydetti. Aktürk, “1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.524, engellenen kişi sayısı ise 16.929 olmuştur” dedi.

Aktürk, TSK’nın uluslararası görevler ve ikili ilişkiler çerçevesinde geniş bir coğrafyada barış ve istikrarın sürdürülmesine katkı sağladığını belirtti.
NATO makamlarının bölgede meydana gelen gelişmeler doğrultusunda “NATO Irak Misyonu”nun çekilmesine karar verdiğini aktaran Aktürk, “Bu karar kapsamında Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan TSK personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır” dedi.
Orta Doğu’da gerilim ve Türkiye’nin diplomatik tutumu
Aktürk, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail’in Orta Doğu’daki faaliyetlerinin barış ve istikrarı tehdit etmeye devam ettiğini belirtti. Türkiye’nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi yönündeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü vurguladı.

Aktürk, İsrail’in Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarına yönelik saldırılarının siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu ve uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğini ifade etti. Litani Nehri güneyine yapılan kara harekatı ve köprülerin imhasının Lübnan’a yönelik olası işgal politikasına işaret ettiğini dile getirdi.
Ayrıca, İsrail’in Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetlerin ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini, Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim ve şiddet olaylarının bölgedeki kırılganlığı artırdığını belirtti. Aktürk, kalıcı barışın sağlanabilmesi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Son olarak, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet etti.
Yükleniyor...















