MSB, TCG İzmir ve TCG İçel’in satışına yönelik iddiaları yalanladı
Milli Savunma Bakanlığı, İstif sınıfı fırkateynlerin üçüncü ülkelere satıldığı yönündeki haberlerin doğru olmadığını belirterek, Katar’da imzalanan mutabakatın bağlayıcı bir satış anlaşması niteliği taşımadığını açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), bazı basın organlarında yer alan İstif sınıfı fırkateynlerin yabancı ülkelere satıldığına ilişkin haberler üzerine kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
Açıklamada, Katar’da düzenlenen DIMDEX-2026 savunma fuarı sırasında TAIS Tersaneleri ile Katar merkezli Barzan Holdings arasında iki adet İstif sınıfı fırkateynin inşasını kapsayan bir mutabakat zaptı imzalandığı hatırlatıldı.
Mutabakat zaptının bağlayıcılığı bulunmuyor
MSB, imzalanan mutabakat zaptının kesin bir satış sözleşmesi olmadığını ve gemilerin inşa ile teslimat takvimine ilişkin herhangi bir bağlayıcı hüküm içermediğini vurguladı.
Bakanlık, Katar ve üçüncü ülkeler için Türk deniz platformlarının tedarikine yönelik mutabakatın yalnızca niyet beyanı niteliğinde olduğunu ve bu nedenle medyada yer alan satış haberlerinin doğru olmadığını ifade etti. Satış iddialarına da MSB'nin yanıtı şöyle oldu:
"Katar'da icra edilen DIMDEX-2026 fuarında TAIS Shipyards ile Katar merkezli Barzan Holdings arasında iki adet istif sınıfı fırkateyn inşasını kapsayan bir mutabakat zaptı imzalanmıştır. Katar ve üçüncü ülkeler için Türk deniz sistemlerinin tedarikini içeren mutabakat kesinleşmiş bir anlaşma olmadığı gibi gemilerin inşa ve teslimat takvimi konusunda da bir hüküm içermemektedir. Bu nedenle basında yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu konuda resmi makamlar tarafından yapılacak açıklamalar haricinde iddia, yorum ve haberlere itibar edilmemelidir. Sonuç olarak ülkemizin güvenliği, egemenliği ve denizlerdeki hak ve menfaatleri azami düzeyde korunmakta; bu doğrultuda atılan her adım; askeri ihtiyaçlar, milli çıkarlar ve uzun vadeli stratejik hedefler doğrultusunda, titizlikle planlanmakta ve uygulanmaktadır."
Endonezya’ya satış iddiası ortaya atılmıştı
Naval News tarafından yayımlanan haberde, TAIS ile Barzan Holdings arasındaki mutabakat kapsamında iki adet İstif sınıfı fırkateynin Endonezya’ya satılacağı ileri sürülmüştü.

Haberde, Türk Deniz Kuvvetleri için planlanan ve TCG İzmir ile TCG İçel isimlerini alması öngörülen gemilerin ihracat programına aktarılacağı iddia edilmiş, anlaşmanın yaklaşık 1 milyar dolar değerinde olduğu ve finansmanın Barzan Holdings tarafından sağlanacak krediyle karşılanacağı belirtilmişti.
TAIS ile Katar merkezli Barzan arasında imzalanan istif sınıfı fırkateyn inşasını kapsayan mutabakat zaptıyla ilgili iddialara ilişkin MSB'den şu değerlendirme yapıldı:
"Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyadaki ve bölgemizdeki her türlü gelişmeyi takip etmekte, değerlendirmekte ve savunma ve güvenliği için ihtiyaç duyduğu platform ve sistemleri nicelik ve nitelik bakımından eksiksiz şekilde temin edecek şekilde planlamalar yapmaktadır. Gemi inşa faaliyetlerimizin planlaması da Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını önceleyen, gemi inşa altyapımızın geliştirilmesine ve ihracat fırsatlarının değerlendirilmesine imkan sağlamak suretiyle sürdürülebilir bir gemi inşa ekosistemi oluşturmayı hedefleyen bir stratejiyle Savunma Sanayii Başkanlığı ile koordinasyon içinde yapılmaktadır. Bu çerçevede tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürdürülmekte olup, bu durum ülkemizin deniz gücünü yerli ve milli platformlarla geliştirmeye ve yenilemeye yönelik kararlılığının somut bir göstergesidir."
MİLGEM projesinin devamı olarak geliştirildi
İstif sınıfı fırkateynler, MİLGEM programı kapsamında Ada sınıfı korvetlerin devamı olarak tasarlandı. Sınıfın ilk platformu olan TCG İstanbul, Ocak 2024’te Türk Deniz Kuvvetleri envanterine dahil edildi.
Bakanlık, mutabakat zaptının bağlayıcı bir satış sözleşmesi olmadığı ve gemilerin üretimi ile teslimatına dair kesin bir zaman çizelgesi bulunmadığını bir kez daha özellikle vurguladı.
İstif sınıfı fırkateynler 113,2 metre uzunluğa, 14,4 metre genişliğe ve yaklaşık 3.000 ton deplasmana sahip. CODAG tahrik sistemi kullanan platformlarda iki adet MTU dizel motor ile bir adet LM2500 gaz türbini bulunuyor. Bu yapı sayesinde 29 knot üzeri azami hıza ulaşılabiliyor. Seyir menzili ise 14 knot hızda yaklaşık 5.700 deniz mili olarak belirtiliyor.

Gemilerde yerlilik oranı yüzde 80’e yaklaşan Türk sistemleri kullanılıyor. Türk Deniz Kuvvetleri konfigürasyonunda Roketsan üretimi ATMACA gemisavar füzeleri, 76 mm baş topu ve ASELSAN tarafından geliştirilen GÖKDENİZ yakın hava savunma sistemi yer alıyor. MİDLAS dikey atım sistemi üzerinden HİSAR hava savunma füzeleri kullanılabiliyor.
Sensör paketinin merkezinde CENK-S AESA radarı bulunurken, savaş yönetimi HAVELSAN’ın ADVENT sistemi tarafından sağlanıyor. Denizaltı savunma harbi yetenekleri ise FERSAH sonar, MK 46 veya ORKA hafif torpidolar ve HIZIR torpido karşı tedbir sistemiyle destekleniyor. Programda yaklaşık 220 Türk firması ve 150’den fazla alt sistem görev alıyor.
Yükleniyor...










