MKE PİRANA, DIMDEX 2026’da sahneye çıktı
MKE, DIMDEX 2026’da sergilediği PIRANA kamikaze insansız su üstü aracıyla, deniz ve kıyı hedeflerine karşı düşük maliyetli yüksek etki vadediyor.

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), Doha’da düzenlenen DIMDEX 2026 fuarında PIRANA Kamikaze İnsansız Su Üstü Aracı’nı (KİDA) vitrine çıkardı.
Yüksek süratli, düşük görünürlüklü ve harcanabilir bir deniz taarruz sistemi olarak tasarlanan PIRANA, gemi ve kıyı hedeflerine karşı uzun menzilden hassas vuruş kabiliyeti sunuyor. Platform, Türkiye’nin deniz harp anlayışında giderek öne çıkan “düşük maliyet–yüksek etki” yaklaşımının somut bir örneği olarak dikkat çekiyor.
PIRANA, yaklaşık 1.200 kg deplasmana sahip kompakt bir gövde üzerinde yükseliyor. 4,5 metre uzunluk, 1,6 metre genişlik, yaklaşık 1,5 metre yükseklik ve yalnızca 0,35 metrelik sığ draft; liman girişleri, kıyıya yakın dar su yolları ve kapalı alanlar için uygun hale getiriyor. Bu ölçüler, daha büyük insansız deniz araçlarının kolayca tespit edilebildiği ortamlarda PIRANA’ya operasyonel avantaj sağlıyor.
Tahrik sistemi ve performans değerleri
Platform, dizel motor ile su jeti tahrik sisteminin birleşimini kullanıyor. Bu yapı; yüksek hızlarda daha iyi manevra kabiliyeti, hızlı ivmelenme ve açıkta kalan hareketli parçaların azalması sayesinde kıyı ortamlarında etkinlik sunuyor.

MKE’nin paylaştığı verilere göre PIRANA, 20 knot seyir hızına ve yaklaşık 42 knot azami hıza ulaşabiliyor. Dalga yüksekliğinin 4 olduğu koşullarda görev yapabilen sistemin menzili 200 deniz milinin üzerine çıkıyor. Böylece araç, hedefe yakın riskli bölgelerden değil, dağınık kıyı noktalarından veya ana platformlardan emniyetli mesafeden sevk edilebiliyor.
100 kg harp başlığı ve hassas tapa yapısı
PIRANA’nın en kritik bileşeni, hassas tapa teknolojisiyle entegre edilmiş 100 kg sınıfı harp başlığıdır. Söz konusu ağırlık, küçük ve hızlı hücum botlarından devriye gemilerine kadar görev öldürücü etki yaratabilecek bir kapasite sunarken; korvetler, fırkateynler, yardımcı gemiler ve liman altyapısında ciddi yapısal hasar potansiyeli barındırıyor.
Patlayıcı türü ve tapa modları kamuoyuna açıklanmasa da MKE’nin yerli harp başlığı ve tapa vurgusu, sistemin basit bir temas bombası değil, kontrollü etki üreten bir deniz mühimmatı olarak ele alındığını gösteriyor.

Kamikaze insansız su üstü araçlarında tapa tasarımı hayati öneme sahiptir. Yüksek hız, yoğun titreşim, su serpintisi ve karmaşık deniz durumu altında emniyetli çalışabilen bir tapa; hedefe temas anında tutarlı ateşleme sağlamalı. Sürü konseptinde ise bu hassasiyet daha da kritik hâle geliyor. Zamanlama ve ayrışma doğru yönetilmediğinde, araçların dalga izi, küçük çarpışmalar veya yüzey türbülansı nedeniyle etkisiz şekilde kendini imha etme riski bulunuyor.
Uzaktan kumanda ve yarı otonom görev yapısı
PIRANA, uzaktan kumandalı kullanım ile yarı otonom görev icrasını bir arada sunuyor. Sistem; rota planlama kabiliyeti, görev bilgisayarı ve gelişmiş elektro-optik sensörlerle destekleniyor. FLIR entegrasyonu sayesinde gündüz ve gece hedef tespiti yapılabiliyor. Seyrüsefer tarafında ise CRPA destekli, karıştırmaya dayanıklı GNSS mimarisi kullanılıyor.

Haberleşme altyapısı; görüş hattı kontrolü, görüş ötesi kullanım için SATCOM ve senaryoya bağlı olarak RF ile LTE kanallarını kapsayan katmanlı bir yapı sunuyor. Kompozit gövde tasarımı radar kesit alanını azaltmayı hedeflerken, “sessiz seyir” kabiliyeti düşman unsurların tespit–müdahale süresini özellikle saldırının son safhasında ciddi biçimde kısaltmayı amaçlıyor.
Testler ve hedef imha gösterimleri
MKE, PIRANA’nın yüzey seyrüseferi ve hedefe çarpma testlerini başarıyla tamamladığını belirtiyor. Yapılan denemelerde yaklaşık 3,5 metre boyutunda küçük bir hedefin imha edilmesi, sistemin karmaşık deniz ortamlarında dahi hassas çarpma kabiliyetini ortaya koyuyor. Bu ölçekte bir hedef, savunma unsurlarının decoy, dalga izi ve çevresel karmaşa ile gizlemeye çalışabileceği temas noktalarına iyi bir örnek teşkil ediyor.
TCG Anadolu ve Bayraktar TB3 entegrasyonu
PIRANA’nın en dikkat çekici yönlerinden biri, daha geniş bir insansız harp zincirine entegre edilebilmesi. Haziran 2025’te yapılan bir tatbikatta sistem, önce TCG Anadolu’nun komuta-kontrol merkezinden yönetildi, ardından Bayraktar TB3 İHA’ya devredildi.
TB3’ün hava üzerinden kontrolü devralarak PIRANA’yı hedefe yönlendirmesi, görüş ötesi komuta ve terminal güdüm konseptinin sahada doğrulandığını gösterdi. Bu yaklaşım, ileri konuşlu kıyı ekiplerine duyulan ihtiyacı azaltırken sensörden atıcıya uzanan süreci de ciddi biçimde kısaltıyor.
Seri üretim ve teslimat takvimi
Mevcut testlerin seri üretime dönüşmesi hâlinde, 2026 yılı boyunca üretim sürecinin başlaması ve aynı yıl içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslimatların yapılması en olası senaryo olarak öne çıkıyor. Bu takvim, Türkiye’nin hava, kara ve deniz alanlarında kitlesel ve yıpratıcı insansız sistemlere yönelik genel stratejisiyle de uyumlu.
Bölgesel ve stratejik etkiler
PIRANA’nın önemi, tek başına bir platform olmasından çok, bölgesel deniz stratejisine sağladığı katkıda yatıyor. Ege ve Doğu Akdeniz’de pusuya elverişli coğrafya ve katmanlı kıyı savunmaları içinde, 200 deniz milini aşan menzile sahip kamikaze İDA'lar, rakiplerin manevra serbestisini ciddi biçimde kısıtlıyor.
Karadeniz’de ise tonaj yarışına girmeden yüzey erişimini engellemeye dayalı bir caydırıcılığı güçlendiriyor. Amfibi harekât, ileri konuşlanma ve deniz ulaştırma hatlarının korunması gibi senaryolarda ise TB3–TCG Anadolu–PIRANA üçlüsü,
Türkiye’ye özgü dağıtık deniz taarruzu modelini somutlaştırıyor: deniz üssünden fırlat, havadan röleyle kontrolü uzat ve düşük izli, yüksek etkili çoklu saldırganlarla savunmayı doyur.
Yükleniyor...










