Jerusalem Post: Hizbullah zayıflarsa Türkiye'nin etkisi artar
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Jerusalem Post, Hizbullah sonrası güç dengesi içerikli bir analizinde Türkiye’nin artan etkisine dikkat çekti.
Google'da tercih edilenkaynak olarak ekle

İsrail basınında yayımlanan bir analizde, Hizbullah’ın etkisinin zayıflaması halinde Orta Doğu’da oluşabilecek güç boşluğunun Türkiye’nin bölgesel nüfuzunu artırabileceği öne sürüldü.
Jerusalem Post’ta yayımlanan değerlendirmede, Hizbullah’ın yalnızca silahlı bir yapı olmadığı, aynı zamanda Lübnan’ın siyasi, askeri ve ekonomik sistemine derin şekilde entegre olduğu vurgulandı. Bu nedenle örgütün dış müdahaleler ya da siyasi kararlarla kısa sürede etkisiz hale getirilemeyeceği ifade edildi.
Hizbullah’ın kapasitesi ve bölgesel etkisi
Analizde Hizbullah’ın on binlerce savaşçıya, geniş bir füze envanterine ve devlet kurumları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirtilerek, örgütün tasfiyesinin karmaşık bir süreç olacağına dikkat çekildi. Hizbullah’ın geleceğinin yalnızca Lübnan iç siyasetiyle değil, bölgesel ittifak dengeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Türkiye’nin artan rolü
Yazıda, Suriye’deki mevcut yönetimin Türkiye’den askeri, ekonomik ve diplomatik destek aldığı yönündeki iddialara yer verildi. Ankara’nın özellikle Suriye’nin kuzeyinde uzun süredir etkin olduğu ve bölgedeki gelişmeler üzerinde belirgin bir nüfuz kurduğu ifade edildi. Bu çerçevede, Suriye yönetiminin güçlenmesinin Türkiye’nin bölgesel etkisini artırabileceği ve bunun İsrail açısından yeni stratejik riskler doğurabileceği ileri sürüldü.
İsrail için yeni denge arayışı
Analizde, Hizbullah’ın zayıflatılmasının İsrail açısından tek başına bir güvenlik kazanımı anlamına gelmeyebileceği belirtildi. İran’ın bölgedeki etkisinin azalması durumunda ortaya çıkacak boşluğun Türkiye tarafından doldurulmasının farklı ve karmaşık riskler doğurabileceği ifade edildi.
“Bir tehdit ortadan kalkarken onun yerine en az aynı ölçüde karmaşık yeni bir tehdit ortaya çıkabilir” değerlendirmesine yer verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e yönelik sert açıklamalarının hatırlatıldığı analizde, Ankara’nın bölgesel hedeflerinin Tel Aviv tarafından yakından takip edildiği kaydedildi.
ABD’ye stratejik uyarı
Analizde ABD’nin Orta Doğu politikası da eleştirilerek, geçmişte Irak ve Afganistan’da uygulanan stratejilerin beklenmeyen sonuçlar doğurduğu ifade edildi. Washington yönetiminin yeni planlarında daha temkinli hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
ABD ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğine de değinilen yazıda, Türkiye’nin NATO üyesi ve gelişmiş bir savunma sanayine sahip olduğu, ancak S-400 hava savunma sistemi alımı ve bölgesel politikalar nedeniyle iki ülke arasında görüş ayrılıkları yaşandığı belirtildi. ABD’nin Türkiye’ye yönelik ileri askeri teknoloji ve havacılık ekipmanı satışlarında uzun vadeli stratejik sonuçları dikkate alması gerektiği ifade edildi.
“Sihirli çözüm yok” uyarısı
Analizin sonunda Lübnan’ın derin bir siyasi ve ekonomik kriz içinde olduğu hatırlatılarak, ülkedeki güç dengesinin ancak devlet kurumları ve uluslararası uzlaşı ile değiştirilebileceği belirtildi. Orta Doğu’da kısa vadeli ve iyimser varsayımlara dayanan kararların uzun vadede ciddi güvenlik riskleri doğurabileceği vurgulanarak, bölgedeki stratejik hesaplamalarda gerçekçi analizlerin önemine dikkat çekildi.
Yükleniyor...











