İsrail medyası: ABD’nin İsrail ve çevresindeki askeri yığınağı ''eşi benzeri görülmemiş'' seviyede
ABD, Orta Doğu’ya hava ve deniz kuvvetlerinde kapsamlı sevkiyat yaparak İsrail ve çevresindeki askeri varlığını benzeri görülmemiş bir düzeye çıkardı.

İsrail basınında yer alan haberlerde, ABD’nin son günlerde Orta Doğu’ya yaptığı kapsamlı sevkiyatların, İsrail ve çevresindeki askeri varlığı “eşi benzeri görülmemiş” seviyeye taşıdığı vurgulandı.
Yapılan askeri yığınak, artan İran gerilimi ve Washington’un Tahran’ı nükleer programında bir anlaşmaya zorlamak amacıyla olası bir askeri saldırı ihtimali çerçevesinde değerlendiriliyor. Bazı İsrail medya organları, söz konusu hareketliliği “tüm zamanların en büyük konuşlandırması” olarak nitelendirdi.
Tanker uçaklarının varlığına dikkat çekildi, menzil artırıcı etkisine vurgu yapıldı
İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, ABD’nin Orta Doğu’daki yığınının parçası olarak dört KC-46A Pegasus yakıt ikmal uçağı Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’na ulaştı. Bu uçaklara ek olarak havalimanında zaten bulunan dört adet KC-135 Stratotanker ile birlikte toplam yakıt ikmal uçağı sayısı sekize yükseldi.

Times of Israel, önümüzdeki günlerde altı ek yakıt ikmal uçağının daha havalimanına inmesinin planlandığını bildirirken, analistlerin uçuş verilerine dayandırılan bilgilere göre, bu uçaklardan beşi New Hampshire’daki Portsmouth Uluslararası Havalimanı’ndan, altıncısı ise Kuzey Carolina’daki Seymour Johnson Hava Kuvvetleri Üssü’nden kalkacak ve hepsi Ben Gurion Havalimanı’na ulaşacak.
Aynı dönemde, havalimanında birkaç ABD yakıt ikmal ve kargo uçağı daha görülürken, 11 adet F-22 savaş uçağı lojistik destek uçakları ve mürettebatıyla İsrail’in güneyindeki Ovda Hava Üssü’ne intikal etti.
Son haftalarda F-35, F-22, F-15 ve F-16’lar dahil olmak üzere düzinelerce ABD menşeili savaş uçağı, çok sayıda yakıt ikmal ve yüzlerce askeri kargo uçağıyla birlikte bölgeye sevk edildi.

Yediot Ahronot gazetesi de 23 Şubat tarihli haberinde, havalimanındaki yakıt ikmal ve nakliye uçaklarının daha geniş kapsamlı hazırlıkların parçası olduğunu belirtti ve havadan yakıt ikmalinin olası operasyonlar için menzil artırıcı etkisini vurguladı.
F-22, F-35 ve F-15 gibi savaş uçaklarının menzili, taşıdıkları sınırlı yakıt kapasitesi nedeniyle doğal olarak sınırlı bulunuyor. Ancak havadan yakıt ikmali sayesinde bu uçaklar daha uzun mesafelere uçabiliyor, havada daha uzun süre kalabiliyor ve yakındaki bir üsse dönmeye gerek duymadan görevlerini yerine getirebiliyor. Böylece bir hava operasyonunun uzun menzilli veya ardışık sortilere dönüştürülmesini mümkün kılıyor ve İsrail’den veya bölgedeki ABD üslerinden binlerce kilometre uzaktaki hedeflere ardışık saldırı ihtimalini gündeme taşıyor.
F-22 Raptor savaş uçağının varlığı ön plana çıkarılıyor
KAN televizyonunun 24 Şubat’ta yayımladığı haberde, F-22 Raptor modelinin hava üstünlüğü sağlama ve düşman hava savunma sistemlerini delip devre dışı bırakma yeteneklerine sahip olduğu vurgulandı.
Haberde, 12 adet F-22 savaş uçağının bölgesel hazırlıkların bir parçası olarak İsrail’in güneyindeki bir hava üssüne indiği belirtildi. Kanal 12 televizyonu ise 22 Şubat tarihli haberinde, ABD’ye ait yakıt ikmal uçaklarının Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı’nda gözlemlendiğini aktardı.

İsrail Hayom gazetesi de 23 Şubat’ta yayımladığı haberde KC-46 modelinin operasyonel etkilerini detaylandırarak, bu uçakların varlığının uzun menzilli operasyon kapasitesi açısından kritik bir lojistik boyut taşıdığını ifade etti.
Walla haber sitesi ise Ben Gurion Havalimanı’nda Amerikan yakıt ikmal uçaklarının görülmesini yalnızca teknik bir detay olarak görmedi; havadan yakıt ikmalinin herhangi bir uzun menzilli hava harekâtı için menzil artırıcı bir işlev gördüğünü vurguladı.

Haberde, bu hareketliliğin olası bir saldırı senaryosuna ilişkin gerçek bir hazırlığı mı yansıttığı, yoksa nihai bir askeri karar alınmaksızın caydırıcılığı artırmayı ve siyasi baskıyı güçlendirmeyi amaçlayan daha geniş bir bölgesel konumlandırmanın parçası mı olduğu sorusu gündeme taşındı.
Deniz kuvvetlerinde hareketlilik gözden kaçmadı
Son günlerde İsrail basını, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Doğu Akdeniz’e yaklaşmasını ve bölgede konuşlu diğer ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün varlığını geniş biçimde ele aldı.

Kanal 12’nin 23 Şubat tarihli haberine göre, refakatçi deniz unsurları, hava ve keşif kapasitesi ile yakıt ikmal imkanları da dahil olmak üzere ABD seferi kuvvetlerinin konuşlandırılması kapsamında uçak gemilerinin çevresinde faaliyet gösteriyor.

i24NEWS televizyonu ise Gerald R. Ford’un Girit Adası’ndaki Suda Körfezi üssünden ayrılarak Hayfa’ya doğru ilerlediğini ve birkaç gün içinde bölgeye ulaşmasının beklendiğini bildirdi. Aynı kanal, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberde, Gerald R. Ford’un yakında kıyıya ulaşmasının, üslerin olası İran saldırılarına karşı korunması ve muhtemel misilleme senaryoları için oluşturulan “benzeri görülmemiş yığının” parçası olduğunu aktardı.
Operasyon ihtimali ve bölgesel tartışmalar
Haaretz gazetesi, ABD yönetimi içinde olası saldırının niteliği ve zamanlamasına dair tartışmaların devam ettiğini, karar alma mekanizmalarında uzun süreli bir operasyon konusunda çekincelerin bulunduğunu aktardı. Buna rağmen hava ve deniz kuvvetlerindeki takviyenin yakın dönemde askeri harekât hazırlıklarıyla ilişkili olabileceği ifade edildi.
Söz konusu gelişmeler, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sürdüğü ve Washington’dan resmi bir askeri karar açıklanmadığı bir dönemde yaşanıyor. İsrail medyası, Tahran’a yönelik olası ABD saldırısına ilişkin değerlendirmelerin ve senaryoların yoğun biçimde tartışıldığını vurguluyor.
Yükleniyor...
-1772609789516-9124.webp)










