Husiler, İsrail'e füze saldırısı düzenledi ve deniz ablukası ilan etti
Yemen’de Husiler Tel Aviv’e füze saldırısı düzenlediklerini ve İsrail bağlantılı gemilere Kızıldeniz’de tam yasak getirdiklerini duyurdu.

Yemen’de fiilen kontrolü elinde bulunduran ve uluslararası alanda “Husiler (Ensarullah)” olarak bilinen yapı, İsrail’e yönelik yeni bir askeri operasyon gerçekleştirdiklerini açıkladı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri sözcüsü Yahya Saree tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Tel Aviv bölgesinde yer alan “hassas hedeflerin” füze saldırısıyla vurulduğu ve operasyonun hedeflerine başarıyla ulaştığı iddia edildi.

Saldırının, bölgede devam eden askeri gerilime karşılık olarak yapıldığı belirtilirken; operasyonun gerekçesi olarak “Amerikan-Siyonist saldırganlık” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada İran, Filistin, Lübnan, Irak ve Yemen’deki “cihat ve direniş eksenine” yönelik baskılara karşılık verildiği savunuldu. Bunun yanında İsrail’in “Büyük İsrail planı” ve “Yeni Orta Doğu” stratejisine karşı bir yanıt verildiği ileri sürüldü.
Kızıldeniz’de İsrail bağlantılı gemilere tam yasak
Açıklamada ayrıca Kızıldeniz üzerinden İsrail’e ait ya da İsrail ile bağlantılı olduğu değerlendirilen tüm deniz trafiğine tam ve kesin bir yasak getirildiği duyuruldu. Duyuruya göre söz konusu gemiler “düşman hedefi” olarak değerlendirilecek ve bu kararın, yayımlandığı andan itibaren geçerli olduğu ifade edildi.

Kararın, deniz güvenliği ve bölgesel ticaret açısından kritik öneme sahip Kızıldeniz hattında gerilimi daha da artırabileceği değerlendiriliyor. Son dönemde bölgedeki askeri hareketlilik ve deniz trafiğine yönelik tehditler, küresel ticaret yolları üzerinde risk oluşturmuş durumda.
Kızıldeniz, stratejik gerilim hattına dönüştü
Kızıldeniz hattı, son dönemde bölgesel çatışmaların deniz trafiğine yansıdığı en kritik alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Husiler, daha önce de İsrail bağlantılı gemileri hedef alacaklarını açıklamış ve bölgedeki ticari deniz taşımacılığı üzerinde risk algısını artırmıştı.
Geçmiş dönemlerdeki kararların aksine, yeni kararda İsrail bağlantısı tanımının esnetilmesiyle birlikte; ABD, İngiltere veya İsrail'e destek verdiği iddia edilen şirketlere ait gemiler de risk altına girdi. Uluslararası deniz güvenliği ve enerji taşımacılığı açısından Kızıldeniz ve çevresini stratejik bir gerilim hattına dönüştürmüş durumda.

Rotaların uzaması; gemi başına yaklaşık 1 milyon dolar ekstra yakıt maliyeti, teslimat sürelerinde ciddi gecikmeler ve küresel navlun (taşımacılık) fiyatlarında ani yükselişler yaratıyor. Babulmendep Boğazı dünyadaki deniz yolu petrol ticaretinin %12'sini, sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) ise %8'ini taşıyor. Bu boğazdaki istikrarsızlık, küresel enerji piyasalarında fiyat artışı riskini doğrudan tetikliyor.
Yükleniyor...













