Tabya Dijital
Envanter
Ulusal Güvenlik
Hudutlarda geniş çaplı operasyon: 176 kişi yakalandı
Hudutlarda geniş çaplı operasyon: 176 kişi yakalandı

Hudutlarda geniş çaplı operasyon: 176 kişi yakalandı

Hudut hattında son bir haftada 176 kişi yakalandı, yılbaşından bu yana engellenen yasa dışı geçiş sayısı 9 bin 714’e ulaştı.

Hudutlarda geniş çaplı operasyon: 176 kişi yakalandı

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, sınır güvenliğine yönelik operasyonların kesintisiz sürdüğünü belirterek, son bir haftada 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere toplam 176 kişinin hudut hattında yakalandığını açıkladı.

Aktürk, 1 Ocak’tan bu yana yasa dışı yollarla geçiş yapmaya çalışırken yakalananların sayısının 966’ya yükseldiğini, engellenenlerle birlikte toplam engellenen kişi sayısının ise 9 bin 714’e ulaştığını bildirdi.

Aktürk ayrıca Hakkari sınır hattında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde 21 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini kaydetti. 12 Şubat’ta Foça-Karaburun arasında battığı bildirilen düzensiz göçmen botuna yönelik arama-kurtarma çalışmalarına Hava Kuvvetleri’ne ait helikopterle destek sağlandığını da aktardı.

Ortaya çıkan bu tablo, dünya üzerinde yaşanan düzensiz göç hareketlerinin devam ettiğini ve Türkiye'nin önemli bir uğrak merkezi olduğunu gösteriyor.

Peki, Türkiye neden göç tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor?

Türkiye’nin coğrafi konumu, uğrak noktası haline getiriyor

Türkiye, üç kıtanın kesişim noktasında yer alan jeopolitik konumu nedeniyle tarih boyunca göç yollarının merkezinde bulunuyor.

Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’dan Avrupa’ya yönelen göç hareketleri çoğu zaman Türkiye üzerinden ilerliyor. Bu durum Türkiye’yi hem hedef ülke hem de transit ülke haline getiriyor.

Kara ve deniz sınırlarının geniş olması, Ege ve Akdeniz üzerinden Avrupa’ya geçiş imkanlarının bulunması, düzensiz göç rotalarının Türkiye üzerinden şekillenmesine yol açıyor.

Suriye İç Savaşı, tarihin en büyük göç hareketlerinden birini tetikledi

Türkiye’ye yönelik göçün en temel nedenlerinden biri çevre bölgelerde yaşanan savaşlar ve iç çatışmalardır.

Örneğin Suriye İç Savaşı, Türkiye tarihinin en büyük mülteci hareketine yol açtı ve milyonlarca insanın sınırı geçmesine neden oldu. Afganistan’da uzun süredir devam eden çatışmalar, Taliban yönetimi sonrası artan belirsizlik ve Irak’taki güvenlik sorunları da göç hareketlerini tetikledi.

İran’da son dönemde artan iç ve dış siyasi baskılar ile Afrika’nın bazı bölgelerinde görülen iç savaşlar, devlet otoritesinin zayıflaması, insanların güvenli bir ülke arayışına girmesine yol açtı.

Haliyle Türkiye, coğrafi yakınlık ve sınır erişimi nedeniyle göç hareketlerinden doğrudan etkileniyor. Göç eden kişiler çoğu zaman savaş, şiddet, zorunlu askerlik, insan hakları ihlalleri ve yaşam koşullarının bozulması gibi nedenlerle ülkelerini terk ediyor.

Savaşın yanı sıra ekonomik nedenler de göçü tetikliyor

Savaş, yoksulluk, siyasi baskı ve işsizlik gibi itici faktörler göçmenleri ülkelerinden ayrılmaya zorluyor. Bu noktada Avrupa’daki yüksek yaşam standartları, sosyal refah sistemleri ve ekonomik fırsatlar ise çekici faktörler olarak öne çıkıyor.

Türkiye, coğrafi konumu ve sınır erişimi nedeniyle bu iki faktör arasında da bir geçiş noktası oluşturuyor. Ancak Avrupa Birliği’nin sınır kontrollerini sıkılaştırması, vize politikalarını zorlaştırması ve geri kabul anlaşmaları, birçok göçmenin Türkiye’de uzun süre kalmasına yol açıyor.

Haliyle bu durum, Türkiye’de düzensiz göçmen sayısının artmasına ve göçün kalıcı hale gelmesine neden oluyor.

Kaynak: MSB
20 Şubat 2026 06:10Ozan Akarsu
Yorumlar yükleniyor...