Tabya Dijital
Envanter
Savaş
Güneydoğu Asya’da yeni kriz: Tayland ve Kamboçya savaşı
Güneydoğu Asya’da yeni kriz: Tayland ve Kamboçya savaşı

Güneydoğu Asya’da yeni kriz: Tayland ve Kamboçya savaşı

Güneydoğu Asya ülkeleri, doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerine rağmen yüzyıllara dayanan meseleler yüzünden çatışıyor

BlogDünyadanSavaş25 Temmuz 2025 15:21 (Güncelleme: 12 Aralık 2025 09:47)Ozan Akarsu
Güneydoğu Asya’da yeni kriz: Tayland ve Kamboçya savaşı

Güneydoğu Asya, doğal güzellikleri, kültürel çeşitliliği ve tarihî zenginliğiyle öne çıkan bir coğrafyadır. Ancak bu coğrafyada yaşanan yüzyıllara dayanan tarihsel kırılmalar, zaman zaman bölge ülkelerinin günümüzdeki politikalarını da etkiliyor. Haliyle Kamboçya ve Tayland arasındaki sınır gerginlikleri, bu bağlamda hem tarihî hem de siyasi bir öneme sahiptir.

İki ülke arasında zaman zaman yeniden alevlenen gerilimlerin merkezinde yer alan unsurlar, yalnızca sınır çizgileriyle sınırlı kalmıyor; ulusal kimlikler, kültürel miras ve jeopolitik dengeler de bu çatışmaların önemli bileşenleri arasında yer alıyor.

Angkor İmparatorluğu mirası yüzünden mahkemelik olan iki ülke

Kamboçya ve Tayland arasındaki tarihsel ilişkiler, büyük ölçüde Angkor İmparatorluğu dönemine uzanıyor.

9. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar bölgede etkili olan imparatorluk, günümüz Kamboçya topraklarında hüküm sürerken, bugünkü Tayland sınırlarını da zaman zaman içine alan geniş bir alanı kontrol etti. Bu dönemde yapılan dini yapılar ve tapınaklar, hem mimari hem de kültürel olarak iki ülke için büyük bir değer taşıyor.

Söz konusu yapılardan biri olan Preah Vihear Tapınağı, 11. yüzyılda inşa edilmiş ve Hinduizme adanmış önemli bir kültürel miras örneğidir.

Tapınak, Kamboçya-Tayland sınırında yer almakla birlikte, 20. yüzyıldan itibaren iki ülke arasında diplomatik sorunlara neden olmaya başlamıştır. 1962 yılında Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Preah Vihear Tapınağı’nın Kamboçya toprağında bulunduğuna hükmetmiştir. Ancak bu karar, yalnızca tapınağın kendisini kapsamakta; çevresindeki topraklar üzerindeki hak iddiaları belirsizliğini korumaktadır.

Bölgedeki belirsizlik, iki ülkenin de kendi tarihsel anlatılarını ön plana çıkararak tapınağın ve çevresinin kendilerine ait olduğunu iddia etmelerine yol açmıştır. Tapınağın stratejik bir noktada yer alması, bu bölgeyi sadece kültürel değil, aynı zamanda askeri ve siyasi açıdan da önemli bir hale getirmiştir.

Tapınağa ulaşan yolun Tayland tarafından kontrol edilmesi, Kamboçya’nın bu karara itiraz etmesine neden olmuş, bu da iki ülke arasında derin bir güvensizlik yaratmıştır.

Son yıllarda sınır hattındaki çatışmalar artıyor

Tarihsel mirasın yanı sıra, son yıllarda yaşanan gelişmeler de Kamboçya ve Tayland arasındaki gerilimi artıran bir başka unsur olmuştur. Özellikle 2008 yılında UNESCO’nun Preah Vihear’ı dünya mirası ilan etmesiyle tansiyon yeniden yükseldi.

Bu kararın sonucunda da 2011 yılında Preah Vihear çevresinde çok sayıda silahlı çatışma yaşanmıştır. Bu çatışmalarda her iki ülkenin askerleri hayatını kaybetmiş, sivil halk ise tahliyelerle karşı karşıya kalmıştır. Zaman zaman top atışlarının ve karşılıklı suçlamaların yaşandığı bu süreç, iki ülke ilişkilerinde büyük bir kırılmaya neden olmuştur.

Aradan geçen yıllarda göreceli bir sükûnet sağlanmış olsa da, sınırın hassas yapısı her zaman yeni bir kıvılcım için zemin hazırlıyordu.

2023 yılından günümüze kadar geçen dönemde, Kamboçya ve Tayland sınırında askeri hareketlilik zaman zaman artış göstermiştir. Yerel kaynaklardan gelen haberlere göre, özellikle tartışmalı bölgelerde askeri devriyelerin sıklaştığı ve her iki tarafın da “saldırıya hazır” pozisyonda konuşlandığı bildirildi.

Taraflar, birbirlerini “provokatif hamlelerle gerginliği artırmakla” suçlamakta, ancak aynı zamanda diplomatik çözüm yollarına açık olduklarını ifade etmektedir.

İki ülke arasındaki gergin ortamda dikkat çeken bir başka unsur ise ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) gibi bölgesel yapıların etkisiz kalmasıdır. ASEAN, her ne kadar barışçıl çözümü teşvik eden bir organizasyon olarak görülse de üye ülkelerin egemenlik ilkelerine olan saygısı nedeniyle bu tür sınır ihtilaflarında doğrudan müdahale etmekte zorlanıyor.

28 Mayıs 2025: Kısa çatışma, kalıcı etkiler

Zümrüt Üçgeni olarak bilinen Tayland-Kamboçya-Laos üçgenindeki sınır hattı, 28 Mayıs 2025’te yeniden çatışmaların yeniden merkezine oturdu.

Kamboçyalı ve Taylandlı askerler arasında yaşanan yaklaşık 10 dakikalık silahlı çatışmada, Kamboçyalı bir teğmen hayatını kaybetti. Söz konusu çatışma, Kamboçya’nın Preah Vihear, Tayland’ın ise Ubon Ratchathani eyaletleri ekseninde gerçekleşti.

Her iki taraf da ilk ateşi karşı tarafın açtığını savundu. Kamboçya, Taylandlı askerlerin uzun süredir kullanılan bir sipere saldırdığını öne sürerken, Tayland tarafı ise Kamboçyalıların provokatif şekilde ilerlediğini iddia etti.

Diplomasi ve diyalog çıkmazı: Gerilimi azaltma çabaları

Çatışmanın ardından Kamboçya Başbakanı Hun Manet, konuyu Uluslararası Adalet Divanı’na taşıyacaklarını duyurdu. Tayland Savunma Bakanı Phumtham Wechayachai ise olayın büyütülmemesi gerektiğini ve tarafların gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını belirtti.

29 Mayıs’ta iki ülkenin Genelkurmay Başkanları arasında yapılan toplantı, ilk temasların sağlandığını gösterdi.

5 Haziran’da yapılan ikili görüşmelerde ilerleme sağlanamadı. Kamboçya, Tayland’ın önerilerini reddetti. Ardından Tayland sınırdaki askeri varlığını artırdı.

Aynı gün Tayland, Kamboçyalı sivillerin Tayland topraklarına yasa dışı geçiş yaptığını öne sürdü ve bu durumun bir "güç gösterisi" olduğunu savundu.

Ekonomik misillemeler ve sınır kapatmaları

Siyasi gerilim ekonomik alana da sıçradı. Kamboçya, 17 Haziran’da Tayland’dan meyve ve dizi ithalatını yasakladı.

Tayland ise 21 Haziran’da Buri Ram’daki Chong Sai Taku sınır kapısını süresiz olarak kapattı. Ertesi gün Kamboçya da iki sınır kapısını kapattı ve Tayland’dan yakıt ithalatını durdurduğunu duyurdu.

23 Haziran’da Tayland, Kamboçya sınırındaki tüm kontrol noktalarını kapattı. Bu karar, sadece insani durumlar ve sınırlı tarım ürünleri için geçişe izin vererek büyük bir ekonomik ve sosyal daralma anlamına geliyordu.

Bu kararın yanı sıra uluslararası suçlarla mücadele bahanesiyle havaalanlarında ve diğer sınırlarda denetimler artırıldı.

Sınırda mayınlar ve askerî tırmanış

Zümrüt Üçgeni’ndeki kriz sadece diplomatik ve ekonomik düzeyde kalmadı; sınır hattı daha da tehlikeli hâle geldi. 5 Temmuz’da Taylandlı beş asker, sınırda devriye gezerken askerlerden biri bir kara mayınına bastı.

Başlangıçta bu mayının Soğuk Savaş döneminden kaldığı düşünülse de daha sonra yapılan analizler Rus yapımı PMN-2 tipi modern bir mayın olduğunu ortaya koydu.

Olay, Tayland’ın egemenlik ihlali iddiasını güçlendirdi ve taraflar karşılıklı suçlamalarda bulundu. Kamboçya tarafı ise Tayland’ın kendi askerlerinin sorumlu olabileceğini ima etti. Ardından 23 Temmuz’da benzer bir olay daha yaşandı: Yine beş Tayland askeri mayın patlaması sonucu yaralandı.

Diplomatik kopuş: Elçiler geri çağrıldı. Bölge ülkeleri sağduyu çağrısında bulundu

23 Temmuz 2025, kriz açısından bir dönüm noktasıydı. Tayland, Kamboçya ile diplomatik ilişkileri resmî olarak düşürdü.

Tayland, Phnom Penh’deki büyükelçisini geri çağırırken, Kamboçya’nın Bangkok büyükelçisini sınır dışı etti. Aynı gün Tayland, dört sınır kapısını ve iki kaleyi süresiz olarak kapattığını ve ordusunu "muhtemel sıcak çatışmaya hazır hâle" getirdiğini açıkladı.

Tayland ile Kamboçya arasında 24-25 Temmuz 2025 tarihlerinde yaşanan çatışmalar, Güneydoğu Asya’daki bölgesel istikrarı tehdit eden ciddi bir kriz olarak ASEAN üyesi ülkelerin dikkatini çekti.

Endonezya, Bangkok ve Phnom Penh'deki büyükelçilikleri aracılığıyla vatandaşlarını uyarırken, taraflara ASEAN Şartı ve Dostluk ve İşbirliği Antlaşması çerçevesinde diyaloğa davet etti. Laos, sınırdaki gelişmelere dair derin endişesini dile getirerek, barışçıl çözüm çağrısında bulundu. Malezya Başbakanı Anwar İbrahim, çatışmayı sona erdirmek için her iki tarafla görüşmeye hazır olduğunu belirtti.

Myanmar, Tayland ve Kamboçya’nın barışçıl yollarla anlaşmazlığı çözebileceğine inandığını ifade ederken, yurtdışındaki vatandaşlarını dikkatli olmaya çağırdı. Filipinler ve Singapur ise açık iletişim kanallarının korunmasının ve sivillerin güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Vietnam da taraflara güç kullanımından kaçınmaları ve bölgesel dayanışma çerçevesinde itidalli davranmaları yönünde çağrıda bulundu.

Tüm bu açıklamalar, ASEAN ülkelerinin çatışmanın büyümesinden duyduğu ortak endişeyi ve diplomatik çözüm arayışını yansıttı.

Bölgesel barış tehdit altında

Zümrüt Üçgeni’ndeki bu son kriz, Tayland ve Kamboçya arasında kronikleşmiş sınır sorunlarının ne denli kolay bir şekilde yeniden alevlenebileceğini bir kez daha gösterdi.

Bölge, yalnızca iki ülke için değil, Güneydoğu Asya'nın genel güvenlik mimarisi açısından da önemlidir. ASEAN’ın ve uluslararası toplumun bu krizi izlemekle yetinmesi, gelecekte benzer çatışmalara zemin hazırlayabilir.

Taraflar arasında yeni bir müzakere süreci başlatılmadıkça ve sınır çizgisi konusundaki belirsizlikler kalıcı şekilde çözülmedikçe, Zümrüt Üçgeni uzun yıllar boyunca hem askerî hem de diplomatik bir sıcak nokta olarak kalmaya devam edecek.

24 Temmuz günü iki ülke, güne savaşla başladı

24 Temmuz 2025 sabahında Tayland ve Kamboçya arasında Prasat Ta Muen Thom Tapınağı çevresinde yaşanan askeri hareketlilik, iki ülke arasındaki gerilimin kısa sürede silahlı çatışmaya dönüşmesine neden oldu.

Tayland ordusu, Kamboçya’ya ait insansız hava araçlarının Tayland hava sahasında uçtuğunu ve dikenli tel sınır hattına yaklaşan altı silahlı Kamboçya askerinin tespit edildiğini açıkladı.

Tayland Kraliyet Ordusu, Kamboçya birliklerinin Ta Muen Thom Tapınağı’nın doğusunda Tayland askerlerine ateş açtığını iddia ederek çatışmanın bu şekilde başladığını duyurdu.

Aynı gün Kamboçya, Tayland ordusunun önce silahlı saldırıda bulunduğunu ve tapınağa halkın erişimini zorla engellediğini bildirdi. Kamboçya Savunma Bakanlığı, Tayland’ın toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini savunarak verilen askeri karşılığın meşru müdafaa kapsamında olduğunu ifade etti.

Çatışmalar, sabah saatlerinden itibaren giderek şiddetlendi. Tayland ordusu, saat 09:40’ta Kamboçya tarafından BM-21 çok namlulu roketatarlarla Tayland’a ait Prasat Don Tuan bölgesine saldırı düzenlendiğini ileri sürdü. Kısa süre sonra Kamboçya askerlerinin Ta Kwai Tapınağı yakınlarında Tayland topraklarına sızma girişiminde bulunduğu ve buna topçu atışlarıyla karşılık verildiği belirtildi.

Saat 10:58’de ise Tayland Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait altı F-16 savaş uçağı, Ubon Ratchathani eyaletinden havalanarak Chong An Ma bölgesindeki Kamboçya mevzilerini hedef aldı. Tayland bu hava saldırısında bazı askeri üslerin başarıyla imha edildiğini duyurdu.

Olayların ciddiyeti üzerine Tayland’ın Phnom Penh Büyükelçiliği, ülkede yaşayan vatandaşlarına derhal Kamboçya’dan ayrılma çağrısı yaptı. Bu gelişme, çatışmaların diplomatik boyutta da bir krize dönüşebileceğinin işareti olarak değerlendirildi.

Çatışmalarda sadece askeri hedefler değil, siviller ve kamu altyapısı da ciddi şekilde zarar gördü. Sisaket ilinde bir benzin istasyonuna Kamboçya tarafından BM-21 Grad roketiyle saldırı düzenlendi ve olayda sekiz kişi hayatını kaybetti.

Ölenler arasında sekiz yaşında bir erkek çocuğun da bulunduğu bildirildi. Aynı sabah Phnom Dongkrak’taki bir hastane de Kamboçya roketlerinin hedefi oldu. Saldırı sonucu bazı yaralılar meydana gelirken hastane güvenlik gerekçesiyle tahliye edildi.

Tayland’ın Karşı Taarruzu: Yuttha Bodin Harekâtı

Öğle saatlerinden sonra çatışmalar daha organize bir askeri harekâta dönüştü. Tayland Kraliyet Ordusu, saat 14:41’de Khao Sattasom bölgesinde iki Kamboçya tankını imha ettiklerini duyurdu.

Bu gelişmenin ardından saat 15:00’te Tayland, “Yuttha Bodin Harekâtı” adı verilen geniş çaplı kara ve hava operasyonunu başlattı. Harekâtın komutasını General Pana Klaewblaudtuk üstlendi. Operasyonun temel amacı, sınır boyunca konuşlanmış Kamboçya birliklerini geri püskürtmekti.

Aynı akşam Kamboçya Başbakanı Hun Sen, askeri komutayla video bağlantısı kurarak gelişmeleri doğrudan izlediğini belirtti. Tayland’ı durumun tırmanmasından sorumlu tutan Sen, Taylandlıların Ta Muen Thom Tapınağı’nı kendi kontrollerine almaya çalıştığını ve bu girişimlerin çatışmayı kaçınılmaz hale getirdiğini ifade etti. Aynı saatlerde Kamboçya’nın Oddar Meanchey eyalet yönetimi, çatışma bölgesinden 5 bin sivilin tahliye edildiğini açıkladı.

Hava Saldırıları, İHA Operasyonları ve karşılıklı suçlamalar

Tayland Kraliyet Hava Kuvvetleri, Kamboçya’yı sivillere yönelik saldırılar gerçekleştirmekle suçladı. Kamboçya’nın insan haklarını ihlal ettiğini iddia eden Tayland, sivilleri ve tarihi miras alanlarını korumak için uluslararası hukuka uygun hareket ettiklerini bildirdi.

Tayland, Kamboçya mevzilerine en az iki hava saldırısı düzenlediğini açıklarken, bu saldırılardan biri görüntülerle de teyit edildi. Ayrıca Tayland ordusuna ait bir insansız hava aracının Kamboçya’daki mühimmat depolarına el bombaları bıraktığı ve ardından alev alarak düştüğü görüntüler kamuoyuyla paylaşıldı.

Çatışmalar 25 Temmuz’da da devam etti. Tayland tarafı, bir asker ile 14 sivilin hayatını kaybettiğini, 14 asker ve 32 sivilin yaralandığını açıkladı.

Kamboçya’da ise dört sivilin yaralandığı, toplamda 4 bin kişinin daha bölgeden tahliye edildiği bildirildi. Tayland Kraliyet Donanması, Kamboçya’nın savaş suçu işlediğini öne sürerek, özellikle Tayland’a ait hastane, sivil yerleşim ve tarihi alanların kasıtlı olarak hedef alındığını belirten bir açıklamayı çevrimiçi olarak yayımladı.

Akabinde güvenlik gerekçesiyle Chanthaburi ve Trat eyaletlerinin Kamboçya sınırına yakın bölgelerinde sıkıyönetim ilan etti. Bu adım, çatışmaların yalnızca askeri değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koydu. Çatışmaların ikinci gününde 135 bin kişinin yerinden edildiği bildiriliyor.

Kaynak: Nation Thailand, Reuters, CNN, The Diplomat
25 Temmuz 2025 15:21 (Güncelleme: 12 Aralık 2025 09:47)Ozan Akarsu
Yorumlar yükleniyor...