Dışişleri Bakanı Fidan: “Suriye’nin parçalanma riski var, ABD bunu artık daha iyi anlıyor”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’nin kuzeyi, kuzeydoğusu ve güneyindeki gelişmelerin dikkatle yönetilmemesi halinde ülkenin bütünlüğünün tehlikeye girebileceğini söyledi.

Türkiye’nin bölgesel diplomaside aktif rol oynadığı bir dönemde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Washington’daki temasları, hem Suriye krizi hem de Orta Doğu genelinde süren jeopolitik dengeler açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Ankara, son yıllarda izlediği dış politikada, çatışma alanlarının yönetimi, terörle mücadele, yaptırımların dengelenmesi ve insani yardımların önceliklendirilmesi gibi konularda etkin bir diplomasi yürütüyor.
Fidan’ın Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği temaslar, Türkiye’nin hem bölgesel istikrar hem de uluslararası diplomasi masasında güçlü bir aktör olarak yer alma iradesini yansıtıyor.

Görüşmeler, özellikle Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Sezar Yasası yaptırımlarının kaldırılması ve Gazze’deki ateşkes sürecinin desteklenmesi gibi konularda Türkiye’nin aktif rolünü bir kez daha öne çıkardı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’de gerçekleştirdiği temasların ardından yaptığı açıklamada, Suriye konusunda birçok yetkiliyle görüşmeler yaptığını belirtti.
Fidan, “Özellikle Suriye'nin güneyinde, kuzeyinde ve diğer yerlerdeki sorun alanları daha iyi nasıl yönetilebilir? Sezar Yasasıyla ilgili çalışmalar nasıl yapılabilir? Onlara detaylı bakma imkânımız oldu. Görüşlerimizi, pozisyonlarımızı ortaya koyduk.” dedi.

Bakan Fidan, Washington’daki temasları kapsamında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve diğer üst düzey isimlerle görüştü. Fidan, görüşmelerin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Washington ziyaretiyle denk geldiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını Başkan Trump’a ilettiğini aktaran Fidan, Türkiye’nin Suriye’ye ilişkin genel görüşlerini ve ABD ile işbirliği fırsatlarını değerlendirdiklerini ifade etti.
Suriye’nin bütünlüğü üzerine uyarı
Fidan, Suriye’deki mevcut durumun dikkatle yönetilmemesi halinde ülkenin bütünlüğünün riske girebileceğini vurguladı:
“Gerek kuzeyi, gerek kuzeydoğusu, gerek güneyi… Buradaki problemler dikkatle yönetilmezse, ülkenin toprak bütünlüğüne yönelik bir sıkıntının ortaya çıkma ihtimali var. Yani ülke giderek daha da parçalanmayla karşı karşıya kalabilir. Amerikalıların bu gerçeği anlıyor olması önemli ve anladıklarını da görüyorum.”
Sezar yasası hakkında olumlu gelişme
Fidan, görüşmelerin ana gündemlerinden birinin Sezar Sivil Koruma Yasası (Sezar Yasası) yaptırımları olduğunu belirtti.
“Suriye ekonomisinin yeniden ayağa kalkması için Sezar Yasası’nın tamamen kaldırılması gerekiyor. Şu anda başkanlık yetkileriyle bazı istisnalar getirilmiş durumda ama bu kalıcı çözüm değil. Yasanın Kongre’de yeniden ele alınması ve başkanlık istisnalarına gerek kalmadan kaldırılması önemli.”

Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın da ABD Kongre üyeleriyle temaslarda bulunduğunu, bu süreçte Türkiye’nin diplomatik katkılarının sürdüğünü kaydetti.
Gazze ve Filistin gündemi
Bakan Fidan, Gazze’deki ateşkes süreci ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) karar taslağına ilişkin müzakerelerin sürdüğünü belirtti.
“Türkiye olarak barış planının herkesin lehine olacak şekilde hayata geçmesini, soykırımın durmasını ve insani yardımların başlamasını bir numaralı önceliğimiz olarak görüyoruz.”

Fidan, Türkiye’nin Gazze Temas Grubu çerçevesinde sekiz ülkeyle yakın koordinasyon yürüttüğünü, barış planının ilerleyen aşamalarını destekleyecek bir BMGK karar metni üzerinde çalışıldığını aktardı.
ABD ile yapıcı görüşmeler gerçekleştirildi
Fidan, Beyaz Saray’daki görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, ABD tarafının Suriye ve Gazze meselelerinde yapıcı bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Özellikle Başkan Trump’ın Suriye konusundaki tutumunun “olumlu” olduğunu ifade eden Fidan, Türkiye’nin bölgedeki gelişmelere ilişkin görüşlerini açık biçimde ilettiğini söyledi.
Rusya-Ukrayna ve İran üzerine
Bakan Fidan, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Rusya-Ukrayna savaşı ve İran nükleer müzakereleri üzerine de kapsamlı bir değerlendirme yaptıklarını belirtti.

“Rusya-Ukrayna savaşının durması için mevcut kritik aşamada neler yapılabileceği ve bu konuda ABD ile nasıl çalışılabileceğimizi ele aldık. Ayrıca İran nükleer müzakereleri konusunda bölgenin istikrarını koruyacak adımların atılması gerektiğini vurguladık.”
Üçlü görüşme: Türkiye–ABD–Suriye
Fidan, ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile üçlü bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.
Antalya’da mayıs ayında yapılan benzer bir üçlü formatın devamı niteliğindeki toplantının, “ortak anlayış zemininin güçlenmesi” açısından önemli olduğunu söyledi.

Bakan Fidan’ın ABD temasları, Türkiye’nin bölgesel istikrar, insani diplomasi ve uluslararası işbirliği konularında yürüttüğü çok boyutlu dış politikanın somut bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Ankara, bu süreçte hem bölge ülkeleriyle diyalog kanallarını açık tutuyor hem de küresel aktörlerle dengeli ilişkiler kurarak barış süreçlerine katkı sağlamayı hedefliyor.
Yükleniyor...















