Danimarka, Rus hibrit saldırılarına karşı yüzen dron kullanıyor
Danimarka, Rusya'nın hibrit tehditlerine karşı Baltık Denizi'nde yüzen dronelar konuşlandırarak deniz güvenliğini artırıyor.

Danimarka, Baltık Denizi'nde yüzen insansız deniz araçları konuşlandırarak deniz altı altyapısını korumayı ve deniz gözetimini artırmayı hedefliyor. Bu hamle, Rusya'dan gelen hibrit saldırı tehditlerinin artmasıyla birlikte hayata geçirildi.
Söz konusu araçlar, Kaliforniya merkezli Saildrone şirketi tarafından geliştirildi. Ancak, dijital güvenlik gibi hassas bir alanda ABD ile iş birliği yapılması, Danimarka içinde bazı çevrelerce eleştirildi.
Saildrone araçlarının özellikleri ve amaçları
Yaklaşık 10 metre uzunluğundaki yelkenli görünümlü bu araçlar, tamamen veri toplama amacıyla tasarlandı. Üzerlerindeki yapay zeka, sensörler, kameralar ve radar sistemleri ile uydu görüntülerinden daha ayrıntılı veriler sağlayabiliyor. Şirketin CEO’su Richard Jenkins, "Saildrone’un amacı, daha önce gözümüzün ve kulağımızın olmadığı yerlerde bu eksikliği gidermek" dedi.
Daha önce ABD donanması ile uyuşturucu kaçakçılığı ve yasadışı balıkçılıkla mücadelede çalışan Saildrone, Avrupa sularında ilk kez savunma amaçlı kullanılıyor. Danimarka ordusu, Baltık Denizi'nde dört Saildrone aracını operasyonel testler için görevlendirdi. Haziran 2025’te başlayan bu testlerin üç ay süreceği belirtiliyor.
Saildrone Voyager model bu araçlar, radar, optik ve termal kameralar ile sonar ve akustik sensörlerle donatılmış durumda. Araçlar rüzgar, güneş ve dizel enerjisi ile çalışabiliyor ve denizde bir yıldan uzun süre kalabiliyor. Ortalama görev süreleri ise 100 gün civarında.

Veri güvenliği endişeleri
Danimarka’nın teknoloji çevreleri ise ABD merkezli bir firma ile bu düzeyde bir iş birliği yapılmasından dolayı endişeli. Yazılım mühendisi David Heinemeier Hansson, Amerikan yasaları nedeniyle verilerin Amerikan yönetimi tarafından talep edilebileceğini ve hesapların kapatılabileceğini ifade etti. Danimarka Siber Güvenlik Konseyi Başkanı Jacob Herbst de, mevcut uluslararası ortamda Amerikan tedarikçileri seçerken dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Jenkins ise Danimarka’daki görevlerinde gizli verilere erişimlerinin olmadığını ve tüm verilerin şifreli olduğunu vurguladı.

Baltık'ta gözetim stratejisi
Baltık Denizi’nin tamamını kapsayabilmek için 10 ila 20 adet Saildrone aracına ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor. Bu araçlar, 20–50 kilometrelik menzilde hem yüzey hem de su altı verisi toplayabiliyor. Son yıllarda Nord Stream boru hatları ve deniz altı veri kablolarında yaşanan sabotaj girişimleri, bu tür bir gözetim sistemine olan ihtiyacı artırdı.
Saildrone’un Baltık operasyonu, Danimarka Savunma Alımları Birimi (DALO), Deniz Kuvvetleri ve Silahlı Kuvvetler İnovasyon Birimi’nin iş birliğiyle yürütülüyor. Şirket ayrıca Danimarka’da yerel bir iştirak kurarak Avrupa operasyonlarını buradan koordine etmeye başladı.
Danimarka hükümeti, Baltık ve Kuzey Denizi'ndeki gözetim kapasitesini artırmak amacıyla 600 milyon dolarlık (yaklaşık 4 milyar kron) bütçe ile 26 yeni gemi, insansız araçlar ve sonar sistemleri içeren kapsamlı bir savunma yatırımı da planladı.
Özellikle Rusya’nın yaptırımları delmek için kullandığı yaşlı tankerlerden oluşan "gölge filosu" ve bu filonun potansiyel sabotaj faaliyetleri dikkate alındığında, Saildrone araçlarının kimlik tespiti ve şüpheli hareketlerin belirlenmesinde kritik rol oynayabileceği ifade ediliyor.
Yükleniyor...










