Tabya Dijital
Envanter
Dünyadan
Danimarka: Grönland’a saldırı olursa anında karşılık verilecek
Danimarka: Grönland’a saldırı olursa anında karşılık verilecek

Danimarka: Grönland’a saldırı olursa anında karşılık verilecek

Danimarka, Grönland’a yönelik olası bir saldırı durumunda siyasi onay beklemeden askerî karşılık verileceğini açıkladı.

Danimarka: Grönland’a saldırı olursa anında karşılık verilecek

Danimarka, Grönland’a ilişkin egemenlik ve güvenlik tartışmalarının yeniden alevlenmesi üzerine hem siyasi hem askerî düzeyde net mesajlar verdi. Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç dışişleri bakanlarının yayımladığı ortak açıklamada, Grönland dâhil Arktik bölgesine ilişkin kararların yalnızca Danimarka ve Grönland tarafından alınacağı vurgulandı.

Açıklamada, Arktik’te güvenliğin uluslararası hukuk, BM Şartı ve sınırların dokunulmazlığı ilkelerine dayandığı belirtilirken, NATO’nun bölgedeki varlığının ve gözetleme faaliyetlerinin desteklendiği ifade edildi. Danimarka Krallığı’nın, Grönland dâhil olmak üzere Arktik güvenliği konusunda ABD ve NATO müttefikleriyle yakın iş birliği içinde hareket etmeyi sürdüreceği kaydedildi.

Grönland için otomatik savunma emri geçerli

Kopenhag’dan dikkat çeken bir askeri hatırlatma da geldi. Danimarka Savunma Bakanlığı, 6 Mart 1952 tarihli askeri emrin hâlen yürürlükte olduğunu ve Grönland için de geçerli olduğunu teyit etti. Söz konusu emir, Danimarka kuvvetlerinin herhangi bir silahlı saldırı durumunda siyasi onay beklemeden derhâl karşılık vermesini zorunlu kılıyor. Düzenleme, saldırganın kimliğine bakılmaksızın otomatik savunma yükümlülüğü getiriyor.

Soğuk Savaş döneminde kabul edilen bu talimatın, 1940’taki Alman işgali sırasında yaşanan sürpriz saldırı tecrübesi sonrasında hazırlandığı ve ani saldırı senaryolarında komuta zinciri kesilse dahi direnişin sürdürülmesini amaçladığı belirtiliyor. Emir, sahte talimatlara uyulmamasını, izole birliklerin dahi düşmanı oyalamasını ve müttefik kuvvetlerle temas kurmaya çalışmasını öngörüyor.

Grönland iç siyasetinde görüş ayrılığı

Tartışmalar yalnızca Kopenhag–Washington hattıyla sınırlı kalmıyor. Grönland’da ana muhalefet lideri Pele Broberg, Grönland’ın Danimarka’yı devre dışı bırakarak ABD ile doğrudan görüşmeler yapması gerektiğini savundu. Broberg, mevcut yönetime çağrıda bulunarak, Danimarka’nın arabulucu rolünün hem Grönland’ı hem de ABD’yi karşı karşıya getirdiğini öne sürdü.

Buna karşılık Grönland Dışişleri Bakanı Vivian Motzfeldt, Danimarka olmadan ABD ile doğrudan diyalog kurulmasının yasal olarak mümkün olmadığını belirtti. Motzfeldt, Grönland’ın statüsünün Danimarka Krallığı içindeki hukuki çerçeveye bağlı olduğunu vurgulayarak, sorunların bu kurallar çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söyledi. Motzfeldt, Washington ile ilişkilerin istikrara kavuşmasının önemli olduğunu ve önümüzdeki haftalarda yapılması planlanan temasların normalleşmeye katkı sağlamasını umduklarını ifade etti.

"Make Greenland Great Again"

Washington’un Grönland’a yönelik yaklaşımı, son dönemdeki açıklamaların ötesine uzanan daha geniş bir güvenlik ve strateji çerçevesine dayanıyor. ABD, adayı Arktik’teki askeri varlığı, balistik füze erken uyarı sistemleri ve Kuzey Atlantik güvenliği açısından kritik bir unsur olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım, ABD’nin Grönland’a yönelik ilgisinin yalnızca siyasi söylemlerle sınırlı olmadığını, uzun vadeli güvenlik planlamasının bir parçası olarak ele alındığını gösteriyor.

Grönland’a yönelik tartışmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın adanın ABD ulusal güvenliği açısından kritik olduğu yönündeki açıklamalarıyla yeniden hız kazandı. ABD ile Danimarka arasında 1951’de imzalanan savunma anlaşması, Washington’a Grönland’da askeri üsler kurma, personel konuşlandırma ve hava–deniz trafiğini kontrol etme konusunda geniş yetkiler tanıyor. Anlaşma 2004’te güncellenerek Grönland’ın yarı özerk yönetimine de danışma mekanizması eklendi.

Avrupa ve Kuzey Amerika arasında stratejik bir konumda bulunan Grönland, ABD’nin balistik füze erken uyarı ve savunma mimarisinde kilit rol oynuyor. Ayrıca adanın sahip olduğu zengin kritik mineral rezervleri, Washington’ın bölgeye yönelik ilgisini artıran unsurlar arasında yer alıyor. Grönland’ın kendi parlamentosu ve hükümeti bulunsa da dışişleri ve savunma konularında yetki Danimarka Krallığı’na ait.

Grönland’a yönelik açıklamalar daha önce de Avrupa’da geniş tepkiyle karşılanmış, birçok Avrupa ülkesi adanın statüsüne ilişkin tutumunu net biçimde ortaya koymuştu. Avrupa başkentleri, Grönland’ın geleceğine dair kararların yalnızca Danimarka ve Grönland’a ait olduğu yönündeki yaklaşımı defalarca vurgulamıştı.

Etiket:ABD
Yorumlar yükleniyor...