Avrupa, hibrit tehditlere karşı savaş hazırlığını hızlandırıyor
Avrupa hükümetleri, Rusya’nın “gri bölge” faaliyetleriyle fiilî bir çatışma eşiği yarattığını savunurken, savunma harcamalarından zorunlu askerlik tartışmalarına kadar kapsamlı hazırlık adımları atıyor.

The Wall Street Journal’ın haberine göre Avrupa’daki güvenlik yaklaşımı yalnızca olası bir sıcak çatışmaya değil, aynı zamanda Rusya’nın siber saldırılar, sabotaj ve dezenformasyonla yürüttüğü hibrit tehditlere karşı da şekilleniyor. Yetkililer, kamuoyunun fedakârlıkları ancak gerçek bir saldırı ihtimaline ikna edilirse kabul edeceği görüşünde.
Avrupalı yetkililer, kapalı kapılar ardında yaptıkları değerlendirmelerde, seçmenlerin savunma harcamalarının artırılması ya da zorunlu askerlik gibi ağır adımları ancak gerçek bir saldırının kaçınılmaz olduğuna inanırlarsa destekleyeceğini dile getiriyor. Bu nedenle güvenlik kurumları, Rusya’dan kaynaklanan tehdit algısını daha açık bir şekilde kamuoyuna anlatmaya başladı.

Avrupa’daki istihbarat ve güvenlik yetkilileri, Moskova’nın hâlihazırda Avrupa’ya karşı “gri bölge” olarak tanımlanan örtülü bir saldırı yürüttüğünü savunuyor. İngiltere Gizli İstihbarat Servisi (MI6) Başkanı Blaise Metreweli, mevcut durumu “barış ile savaş arasındaki alan” olarak nitelendiriyor.
Almanya, geçen hafta Rusya’yı 2024 yılında hava trafik kontrol sistemine yönelik bir siber saldırı düzenlemekle ve federal seçimlere çevrim içi dezenformasyon yoluyla müdahale etmeye çalışmakla suçladı. Ayrıca son aylarda bazı Avrupa havalimanlarında uçuşların, Rusya ile ilişkilendirilen insansız hava araçları nedeniyle aksadığı iddiaları gündeme geldi.

Alman güvenlik kaynakları, Moskova’nın sabotaj ve casusluk faaliyetlerinin yalnızca kısa vadeli istikrarsızlık yaratmayı değil, olası bir silahlı çatışma durumunda NATO’nun doğu kanadına asker sevkiyatını geciktirmeyi hedeflediğini düşünüyor. Bu kapsamda Polonya ve Baltık ülkelerine uzanan lojistik hatların özellikle hedef alındığı değerlendiriliyor.
Avrupa hükümetleri bu tabloya karşı somut hazırlıklara yönelmiş durumda. Fransa, gençler için gönüllü askerlik uygulamasını yeniden devreye sokacağını açıkladı. Almanya, Belçika ve Hollanda’da benzer adımlar daha önce atılmıştı. Almanya ayrıca, Rusya kaynaklı bir saldırı senaryosunda birliklerin cepheye nasıl sevk edileceğini ayrıntılı biçimde simüle ediyor.

Birleşik Krallık ise askerî önceliklerini yeniden düzenliyor. Londra yönetimi, Avrupa dışındaki askerî tatbikatların bir bölümünü azaltarak kaynaklarını Rusya’ya odaklı savunma hazırlıklarına yönlendiriyor.
Savunma harcamalarındaki artış da dikkat çekiyor. Avrupa’daki NATO üyeleri, geleneksel savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3,5’ine çıkarmayı kabul etti. Buna ek olarak, altyapının güçlendirilmesi gibi güvenlik bağlantılı alanlara yüzde 1,5 oranında ek kaynak ayrılması planlanıyor.

Almanya, önümüzdeki 10 yıl içinde ordu ve altyapı için 1 trilyon doları aşan bir bütçe ayıracağını duyurdu. Berlin, bu yatırımlarla Avrupa’nın en büyük konvansiyonel kara gücünü oluşturmayı hedefliyor.
Buna karşın Batı Avrupa’nın birçok büyük ülkesinde toplum, bu bütçe tercihlerini henüz doğrudan hissetmiş değil. Örneğin Birleşik Krallık, artan savunma harcamalarının bir bölümünü kalkınma yardımlarını kısarak finanse ediyor. Bazı üst düzey askerî yetkililer ise mevcut artışların yeterli olmayabileceğini, Rusya’nın daha fazla caydırılabilmesi için savunma bütçelerinin daha da yükselmesi gerektiğini açıkça dile getiriyor.
Yükleniyor...















