ABD'nin Cartel de los Soles’i terör örgütü ilan etmesi ne anlama gelecek?
ABD yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi sertleştirme stratejisinin parçası olarak Cartel de los Soles’i terör listesine eklemeye hazırlanıyor.

ABD yönetimi, Venezuela’daki siyasi kriz, bölgesel güvenlik kaygıları ve artan uyuşturucu trafiğine ilişkin kapsamlı stratejisinin bir parçası olarak, Maduro hükümetiyle bağlantılı olduğu iddia edilen aktörlere yönelik baskıyı ileri bir seviyeye taşımaya hazırlanıyor.
Washington yönetimi, hem diplomatik hem de güvenlik alanında etkileri olacak bu adım kapsamında Cartel de los Soles’i yabancı terör örgütleri listesine eklemeyi değerlendiriyor. Böylece uzun süredir tartışma konusu olan Venezuela kaynaklı suç ağları ve devlet içi yolsuzluk iddiaları ABD’nin öncelikli gündem maddelerinden biri hâline geliyor.
Trump yönetiminin bu adımı, son dönemde ivme kazanan karşı uyuşturucu hamlesinin bir parçası olarak ifade ediliyor.
Geçen hafta Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Cartel de los Soles’i “Batı Yarımkürede terörist şiddetten sorumlu” olmakla suçladı. Ancak uzmanlar, bu yapının bir kartel olarak tanımlanmasının yanıltıcı olduğunu, hiyerarşisi ve örgütsel yapısı olmayan geniş bir nüfuz ağı olduğunu belirtiyor.
“Cartel” denilen yapı nasıl ortaya çıktı?
“Cartel de los Soles” ifadesi, 1990’larda Venezuela’da üst rütbeli askerlerin uyuşturucu ticareti yoluyla zenginleşmesini tanımlamak için ortaya çıktı.
Zamanla yolsuzluğun yayılmasıyla kavram, polis ve devlet yetkililerinden oluşan daha geniş bir çevreyi ve yasadışı madencilik ile akaryakıt kaçakçılığı gibi faaliyetleri de kapsar hale geldi.

İsim, general ve üst rütbeli askerlerin omuzlarındaki güneş sembollerinden geliyor.
ABD’nin 2020 iddianamesi çerçeveyi değiştirdi
Bu dağınık yapının Maduro liderliğinde merkezi bir suç örgütü olarak tanımlanması 2020’de ABD Adalet Bakanlığı’nın Maduro, Diosdado Cabello ve Vladimir Padrino López’i “ABD’yi kokainle doldurmak” amacıyla Kolombiyalı isyancılarla iş birliği yapmakla suçlayan narkoterör iddianamesiyle gerçekleşti.
Trump yönetimi terör listesini genişletiyor
Bu yılın başına kadar ABD, terör örgütü etiketini yalnızca IŞİD veya El Kaide gibi siyasi motivasyonla şiddet uygulayan gruplara veriyordu. Ancak Trump yönetimi, şubat ayında uyuşturucu kaçakçılığı ve insan kaçakçılığıyla bağlantılı sekiz Latin Amerika kaynaklı suç ağını da listeye ekleyerek politikayı genişletti.

ABD ordusu, Karayipler’de ve daha sonra doğu Pasifik’te bu gruplara ait olduğu iddia edilen teknelere baskınlar düzenledi. Operasyonlarda 80’den fazla kişi öldürüldü.
Washington, bu saldırıların ABD şehirlerine yönelik uyuşturucu akışını engellemek için yapıldığını savunuyor; ancak hedef alınan örgütleri çoğu zaman açıkça tanımlamıyor ve delil göstermiyor.
Gerginlik tırmanırken Maduro’nun iktidarı yeniden sorgulanıyor
ABD’nin Karayipler’de askerî varlığını artırması, Venezuela’da Maduro iktidarı üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdı.
Maduro, operasyonların amacının ülkesindeki 26 yıllık iktidarı sona erdirmek olduğunu iddia ediyor. ABD destekli muhalefet de sürecin başlamasıyla Maduro’nun görevden uzaklaştırılması çağrılarını yeniden yükseltti.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, terör örgütü ilanının Washington’a bir dizi yeni seçenek sunacağını belirtti ama bu seçeneklerin niteliğine dair ayrıntı vermedi. Hegseth, ABD’nin Venezuela’da kara hedeflerini vurup vurmayacağı sorusunu da yanıtsız bıraktı.
Beyaz Saray’a yakın bir yetkiliye göre Trump, hem askerî hem de gizli CIA operasyonlarını içeren geniş bir seçenek dizisini değerlendiriyor. Aynı yetkili, ABD istihbaratının Maduro rejiminde büyüyen bir kaygı tespit ettiğini ve Trump’ın mevcut baskıdan memnun olduğunu aktarıyor.

Maduro ve çevresinin Washington’la doğrudan temas kurmak için aracılar üzerinden yaptığı girişimlerin ise panik hâlinde olduğu belirtiliyor. Trump ise henüz Maduro ile görüşmek üzere hiçbir aracıya resmi yetki vermiş değil.
Uyuşturucu rotaları ve suçlamalar
2020 iddianamesi, Maduro ve ekibinin Kolombiya kaynaklı kokain trafiğini ABD’ye yönlendirmek için FARC isyancıları ve Venezuela’daki güvenlik güçlerinden faydalandığını iddia ediyordu.
FARC, 2016 barış anlaşmasına kadar Venezuela sınırını uyuşturucu sevkiyatı için güvenli bir bölge olarak kullanmıştı; anlaşma sonrası ayrılıkçı gruplar bu faaliyetleri sürdürdü. ELN adlı örgüt de bölgede aktif.

Haliyle ABD Adalet Bakanlığı bu yıl Maduro’nun başına biçilen ödülü 50 milyon dolara çıkardı.
Maduro ise tüm suçlamaları reddediyor ve ABD’nin siyasi amaçlı bir uyuşturucu anlatısı oluşturduğunu savunuyor. Venezuelalı yetkililer, BM raporlarına dayanarak Kolombiya’da üretilen kokainin yalnızca yüzde 5’inin Venezuela üzerinden geçtiğini öne sürüyor.

Temmuz ayında ABD Hazine Bakanlığı, Cartel de los Soles’in Maduro hükümetinin devlet gücünü, Sinaloa karteli ve Venezuela’nın Tren de Aragua çetesi gibi örgütlere yardım etmek için kullandığını iddia ederek yeni yaptırımlar açıklamıştı.
Yükleniyor...














