Tabya Dijital
Envanter
Savaş
ABD'den İsrail'e yaklaşık 4 milyar dolarlık mühimmat paketi
ABD'den İsrail'e yaklaşık 4 milyar dolarlık mühimmat paketi
ReklamReklam

ABD'den İsrail'e yaklaşık 4 milyar dolarlık mühimmat paketi

ABD'nin İsrail'e onayladığı 4 milyar dolarlık mühimmat paketi, İran gerilimi ve Gazze operasyonları gölgesinde dikkat çekiyor.

ABD'den İsrail'e yaklaşık 4 milyar dolarlık mühimmat paketi

ABD yönetimi, İsrail'e toplam maliyeti yaklaşık 3 milyar doları bulan geniş kapsamlı bir mühimmat ve silah sistemleri sevkiyatını onayladı. Söz konusu paket, İsrail'in İran'a karşı olası bir operasyonu ve Gazze'deki askeri faaliyetleri kapsamında Hava Kuvvetleri'nin kapasitesini artırmayı hedefliyor.

Sevkiyatın kapsamı ve içeriği dikkat çekiyor

Onaylanan silah paketinin içeriği şu şekilde:

  • 35.500 adet MK 84 ve BLU-117 tipi 2.000 librelik bomba
  • 4.700 adet 1.000 librelik bomba (JDAM kitleri ile donatılmış)
  • 4.000 adet Predator savaş başlığı
  • 2.166 adet GBU-39 küçük çaplı bomba
  • 13.000 adet JDAM güdüm kiti
  • 17.475 adet FMU-152A/B fünyesi
  • 3.000 adet AGM-114 Hellfire füzesi
  • 295 milyon dolar değerinde Caterpillar D9R ve D9T zırhlı buldozer

Bu mühimmat ve sistemlerin teslimatıyla İsrail’in hava operasyonel kapasitesinin artırılması ve bölgesel tehditlere karşı hazırlık düzeyinin yükseltilmesi hedefleniyor.

Mühimmat ve sistemlerin büyük bölümünün teslimatına 2025 itibarıyla başlanması planlanırken, Hellfire füzelerinin teslimatı 2028 yılında gerçekleştirilecek. Bu takvim, İsrail'in uzun vadeli operasyonel hazırlıklarıyla uyumlu bir şekilde düzenlendi.

ABD yönetiminden acil durum yetkisiyle onay

Satış, ABD Dışişleri Bakanı tarafından Kongre'nin inceleme süreci atlanarak "acil durum" yetkisi kapsamında onaylandı. Bu yetkinin kullanılmasının temel gerekçesi, İsrail'in İran'a karşı artan tehditlere karşı hızla hazırlık yapmasının sağlanması olarak açıklandı. ABD yönetimi, özellikle İran'ın bölgedeki vekil unsurlar üzerinden İsrail'e yönelik tehditlerinin arttığına dikkat çekerek, gecikmenin İsrail'in savunma kapasitesini zayıflatabileceğini belirtti.

1 Mart'ta yapılan açıklamada ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun şu sözlerine yer verildi;

"Biden Yönetimi'nin İsrail'den yanlış bir şekilde bir dizi silah ve mühimmat alıkoyan kısmi silah ambargosunu geri alma kararı, İsrail'in Beyaz Saray'da Başkan Trump'tan daha büyük bir müttefiki olmadığının bir başka işaretidir.

Göreve geldiğinden beri Trump Yönetimi, İsrail'e büyük FMS satışlarında yaklaşık 12 milyar doları onayladı. Bu önemli karar, Başkan Trump'ın, yakın müttefikimizin İran'a ve terör vekillerine karşı birden fazla cephede bir hayatta kalma savaşı verdiği bir zamanda İsrail'e askeri yardıma asılsız ve siyasallaştırılmış koşullar getiren Biden dönemi mutabakatını yürürlükten kaldırmasıyla çakışıyor. "

Söz konusu karar, İsrail’in savunma ihtiyaçları açısından hayati önem taşıyan sistemlerin hızlı şekilde teminini mümkün kılacak şekilde gerekçelendirildi. Bu tür yetkilerin özellikle kriz dönemlerinde kullanılması, ABD'nin İsrail'e verdiği önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Biden-Trump politikaları arasında değişen çizgi

Donald Trump, İsrail'e yönelik mühimmat sevkiyatının Biden yönetimi tarafından dondurulmuş olmasını sert şekilde eleştirmiş ve başkanlık döneminde bu tür silah teslimatlarının kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü vurgulamıştı. Trump, İsrail'in önceden ödeme yaptığı ancak teslim edilmeyen silahların tekrar serbest bırakılması kararını da kendisinin yönlendirmesiyle alındığını belirtti. Bu açıklamalar, Trump'ın İsrail'e verdiği güçlü desteğin bir devamı olarak değerlendirildi.

Trump, bu teslimatlar için "Bunları serbest bıraktık. Bugün yola çıkacaklar. İsrail parasını ödedi, uzun süredir bekliyordu" açıklamasında bulunmuştu.

ABD iç siyasetinde İsrail'e yaklaşım farklarını bir kez daha gündeme getirdi. Biden yönetimi, özellikle sivil kayıpların yaşandığı dönemlerde İsrail'e yapılan yardımları geçici olarak askıya alma yoluna gitmişti.

İsrail: ABD ile savunma iş birliği artarak sürüyor

İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, sevkiyatla ilgili açıklamasında, "İsrail Hava Kuvvetleri ve IDF için bu mühimmat paketi son derece kritik bir kazançtır" dedi. Katz, "ABD'nin bu hızlı ve kapsamlı desteği, İsrail'in bölgedeki tehditlere karşı hazırlığını güçlendirecek. Bu destek sadece askeri değil, aynı zamanda diplomatik olarak da güven verici bir mesajdır" ifadelerini kullandı. İsrail medyasındaki yorumlarda ise bu sevkiyatın ülkenin bölgedeki caydırıcılığını pekiştirdiği ve ABD-İsrail askeri ittifakının derinleştiği vurgulandı.

İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, yapılan sevkiyatı, "İsrail Hava Kuvvetleri ve IDF için önemli bir kazanım" olarak nitelendirerek, ABD ile olan güçlü stratejik iş birliğinin göstergesi olarak değerlendirdi. İsrail medyasında yer alan yorumlarda, bu tür silah sevkiyatlarının ülkenin bölgedeki caydırıcılığına doğrudan katkı sağladığı ifade ediliyor.

İran ve Gazze gerilimi sevkiyatın arka planında

ABD'den gelen bu büyük sevkiyatın, İran ile yaşanan gerilimin arttığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. İsrail'in, İran'a karşı olası bir geniş çaplı operasyon hazırlığında olduğu yönünde değerlendirmeler yapılırken, sevkiyatın zamanlaması bu bağlamda stratejik bir önem taşıyor. Öte yandan, Gazze'de süregelen çatışmalar ve operasyonlar da İsrail'in askeri kapasitesini sürekli olarak yüksek tutmasını gerektiriyor.

Uluslararası tepkiler ve Kongre içindeki yansımalar

Bazı insan hakları örgütleri ve Demokrat Parti içindeki ilerici kanatlar, ABD'nin İsrail'e yaptığı bu tür büyük çaplı silah satışlarını eleştiriyor. Özellikle Gazze'deki sivil kayıplar, bu tepkilerin odak noktasını oluşturuyor. Ancak Beyaz Saray yönetimi, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediklerini vurgulayarak, söz konusu sevkiyatın güvenlik ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirildiğini belirtiyor.

Bu gelişme, bölgede tırmanan güvenlik krizleri ve özellikle İran-İsrail hattında yaşanan gerilimle birlikte, dikkatle takip ediliyor.

Kaynak: allisraelnews, AA
16 Nisan 2025 15:50İrem Pelin Dinç Söğüt
Yorumlar yükleniyor...