Tabya Dijital
Envanter
Dünyadan
ABD ordusu, HADES programı için dördüncü Global 6500 istihbarat uçağını envantere ekliyor
ABD ordusu, HADES programı için dördüncü Global 6500 istihbarat uçağını envantere ekliyor

ABD ordusu, HADES programı için dördüncü Global 6500 istihbarat uçağını envantere ekliyor

Sierra Nevada Corporation, ABD ordusu için geliştirilen HADES programı kapsamında dördüncü Bombardier Global 6500 jetini kendi kaynaklarıyla satın aldığını açıkladı.

ABD ordusu, HADES programı için dördüncü Global 6500 istihbarat uçağını envantere ekliyor

ABD merkezli Sierra Nevada Corporation (SNC) şirketi, 13 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ABD ordusu tarafından Yüksek Hassasiyetli Tespit ve İstihbarat/Değerlendirme Sistemi (High Accuracy Detection and Exploitation System - HADES) programı kapsamında kullanılmak üzere dördüncü bir Bombardier Global 6500 iş jetini kendi bütçesinden satın aldığını duyurdu.

Söz konusu duyuru, HADES için geliştirilecek hava istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) filosunda prototip olmayan ilk uçağın temini anlamına geliyor. SNC, bu yatırımla sertifikasyon ve entegrasyon takvimini öne çekmeyi, tedarik zinciri ve modifikasyon risklerini azaltmayı ve Ordunun eski turboprop ISR platformlarından geçiş sürecini hızlandırmayı hedefliyor.

Bombardier Global 6500, ABD ordusu tarafından bir dönem kullanılmış Guardrail adlı hava konuşlu elektronik istihbarat (SIGINT) sistemi döneminden kalan kabiliyet boşluklarını kapatmayı amaçlayan yüksek irtifa, yüksek hız, geniş kabin hacmi ve güçlü elektrik üretim kapasitesi gibi özellikler sunuyor.

Bombardier Global 6500 istihbarat uçağının temsili görüntüsü
Bombardier Global 6500 istihbarat uçağının temsili görüntüsü

Bombardier tarafından açıklanan 6.600 deniz mili menzil, orduya ait bir ISR unsurunun farklı harekât bölgeleri arasında kısa sürede intikal etmesine imkân tanırken, turboprop uçaklara özgü yavaş ve lojistik açıdan karmaşık intikal süreçlerini ortadan kaldırıyor. Uçağın 51.000 feet’e kadar çıkabilen irtifa zarfı, sensörlerin görüş ufkunu genişletiyor ve uzaktan görev icrası sayesinde hayatta kalabilirliği artırıyor. Bu özellikler, modern derin algılama konseptinin yalnızca sensör kalitesiyle değil, sensörlerin hangi irtifa ve menzilden çalıştırıldığıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

ABD ordusuna göre HADES, yakın ve eş düzey rakiplerle yaşanan rekabet ortamında karar sürelerinin kısalması ve tehdit sistemlerinin daha geriye çekilmesi gerçeğine verilen bir yanıt niteliği taşıyor. Ordu, mevcut turboprop tabanlı filonun hız, menzil, irtifa, elektrik gücü ve faydalı yük açısından yetersiz kaldığını açıkça ifade etmişti. Programın temelleri 2020 yılında atıldı; turboprop ISR platformlarının hizmetten çıkarılması 2023 mali yılında başladı ve 2025 mali yılında tamamlandı. İlk tam geliştirilmiş HADES prototipinin 2026 mali yılında, ikinci prototipin ise 2027’de ortaya çıkması planlanıyor.

Kısa vadeli program takvimi de hızla daralıyor. Ordunun ilk HADES prototip uçağının bu bahar uçuş testlerine başlaması beklenirken, HADES görevine tam donanımlı ilk Global 6500’ün sonbaharda teslim edilerek hükümete ait–yüklenici işletmeli (GOCO) model kapsamında operasyonel testlerde kullanılması planlanıyor. Bu model, entegratörün uçak erişimi, bakım ve uçuş ekipleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasını sağlarken, Ordunun taktik geliştirme, sensör kullanım konseptleri ve ağ entegrasyonuna odaklanmasına imkân tanıyor.

HADES’in amacı, ordunun emekliye ayırdığı platformların ölçekli biçimde sağlayamadığı bir yeteneği hayata geçirmek: uzun menzilli ateş desteklerini ve müşterek hedeflemeyi besleyebilecek, tüm askeri harekat alanı seviyesinde derin algılama kapasitesidir. Program; hız, menzil, faydalı yük ve havada kalış süresinde dönüştürücü artışlar vaat ediyor ve Çok Alanlı Harekât (Multi-Domain Operations) konseptini desteklemeyi hedefliyor.

HADES Jet
HADES Jet

Detayları büyük ölçüde gizli tutulan görev yükleri arasında, geniş alan yer hareketli hedef tespiti ve sentetik açıklıklı radar sistemleri ile sinyal istihbaratı kabiliyetlerinin bir araya getirilmesi öngörülüyor. SNC ayrıca yapay zekâ ve makine öğreniminin uçak üzerindeki veri işleme, analiz ve dağıtım süreçlerini hızlandırmak üzere entegre edileceğini, böylece HADES’in yalnızca “toplayan” değil, aynı zamanda hızlı bir anla ve aktar düğümü olacağını belirtiyor. Benimsenen bu yaklaşım, ordunun geçmişte işlettiği Guardrail, ARL-M ve EMARSS gibi platformlarla keskin bir tezat oluşturuyor. Kullanılan uçaklar önemli hizmetler sunmuş olsa da turboprop temelleri irtifa, güç ve büyüme potansiyelini sınırlıyordu. Ordu bu boşluğu geçici olarak ARTEMIS, ARES ve ATHENA-S gibi jetlerle doldurdu. Özellikle ATHENA-S, HADES’in öncülü olarak benzer iş jeti platformları ve görev konseptleriyle tanımlandı.

HADES’i farklı kılan unsurlar ise şunlardır; açık mimariye sahip, üretim standardında ve tehditler değiştikçe görev yüklerinin köklü yeniden tasarımlar gerektirmeden yenilenebilecek, devlet tarafından resmen onaylanmış, bütçesi tahsis edilmiş ve uzun vadeli planlara girmiş savunma programı olması.

Maliyet ve sanayi boyutu da programın kritik unsurları arasında yer alıyor. Açık kaynaklı bilgilere göre SNC’nin HADES kapsamındaki uzun vadeli sözleşmesi, 12 yıl boyunca 1 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir değere sahip olabilir. Nihai filo büyüklüğü konusunda ise büyük alımdan daha sınırlı bir yapıya kadar uzanan farklı seçenekler tartışılıyor. Küresel belirsizlik ortamında SNC’nin ilave bir uçağı kendi kaynaklarıyla satın alması, modifikasyon hattını aktif tutan, sertifikasyon çalışmalarını hızlandıran ve Ordunun nihai sayıdan bağımsız olarak operasyonel jetlere ihtiyaç duyacağına dair güçlü bir güven sinyali olarak görülüyor. Şirket, Ordunun hava ISR dönüşümünü destekleyen programlara bugüne kadar yaklaşık yarım milyar dolar öz yatırım yaptığını ve birden fazla jetin hâlihazırda küresel ISR görevleri için tesislerinde modernizasyondan geçtiğini vurguluyor.

Kaynak: Army Recognition
Etiket:ABD
16 Ocak 2026 11:37Ozan Akarsu
Yorumlar yükleniyor...